AMAN EFENDİM

Gaza City, Palestinian Territories. Two-year-old Suhaib Hijazi and her three-year-old brother Muhammad were killed when their house was destroyed by an Israeli missile strike. Their father, Fouad, was also killed and their mother was put in intensive care. Fouad’s brothers carry his children to the mosque for the burial ceremony as his body is carried behind on a stretcher. 

Devamını oku...

AMAN EFENDİM
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 18 Mayıs 2017 05:59
Doktor 3 aylık ömrünüz kaldı deyince başhekimin yakınıyım dedim, 6 ay daha ömrü uzattı.
Çocukca şaka bir yana; bu ülkede işi bileceksin, lakin öyle böyle o toprağa gireceksin...

altÜlkemiz Torpil Cumhuriyeti

Vebal nedir bilir misiniz ?Hak etmeyenlere makam mevki vermektir…Ecdadımız Fatih Sultan Mehmet Han demiş...

Maalesef Müslüman bilinen ülkemizde vebalden geçilmiyor. Hak yiyen yiyene...Örneğin; bazı öğretmenler atanamıyor, pazarda hıyar satıyor. Bazıları torpil baskısıyla evinin yakınında bir okula bile atanabiliyor. Bir telefonla maaşa bağlanıyor, sırtını devlete dayamanın rahatlığına erişiyor. Lakin aldıkları paraya doymayanlar var. Misal mi, benim kapı komşularım. Adam bir kolejde kimya öğretmeni, karısı bir ilköğretim de müzikçi... Haftada iki gün birer saatliğine okullarına gidip derse giriyorlar. Orada nasıl bir şey öğretiyor veya öğretemiyorlarsa, diğer günler evlerinde saati 50 liradan öğrencilerine ders veriyorlar. Evlerine günde gelen öğrencilerinin hatti hesabı yok. Neredeyse her yaştan her cinsten... Sınıflarında o kadar öğrenci sayıları yoktur. İki cepheden ve iki koldan paraya para demiyorlar. Vergi yok, kimseden çekinme yok. Arkalıkları ne kadar sağlamsa artık, aldıkça doymuyorlar.

Dünya hırslarından bana ne de, kapımın önüne çıkarılan kocaman ayakkabıların çokluğundan bıktım usandım. Kokularını çekmekten öte, sokağa çıkamaz oldum, takılır düşerim korkusuna... Komşuluk hakkımı ne yapsam? Allah'a havale ediyorum. Dünyalık torpilleri yüksek yerden, ne me lazım, durduk yerde uylamasınlar. yaşım uğraşmayı kaldırmıyor artık.

Demem o ki, Türkiye vasıfsız elaman kaynıyor. Türkiye'de işe göre adam değil, adama göre iş ayarlanıyor. Türkiye’de nerede torpille iş kapmışlar, devlete yaslanıp kefif çatmışlar varsa bence haramzadedir. İsterseniz araştırın ne kadar makam mevki varsa mutlaka dünyalık bir güce bağlıdır, bağımlıdır. Ve o güç ile yönetilir, yön bulur. Bu güç genellikle siyasi yüzdür ve bu yüzdendir ki bizim ülkemizde çoğu insanımız, kim siyasi güce erişmiş, o gücün etrafında çörekleşir. Zira güce ne kadar yakınlaşırsa, ne kadar göze giren olursa o kadar torpilde öncelik bulur. Kısaca sırtını sağlam yere dayamış ve dünyalık geleceğini garanti altına almış olur. Torpille bir koltuk kapan, artık kendisi çevresine torpil yapan olur. Başlar artık eşinden dostundan, akrabadan, uzak tanıdığa kadar, ağalık yapar. Kolu uzadığı kadar, fırsat kapar...

Torpille işe kayırmaların kanıksandığı ülkemde yalakalığın dozu da her geçen gün böylece artmaktadır. Zira makam sahipleri bu dozaj doğrultusunda makamında kalmaktadır. Torpille iş bulan her kimse daima torpil aracısını gördüğünde "aman efendim, ne şahanesiniz, bugün dünden güzelsiniz, bir emriniz var mıdır efendim, emrediniz" gibi cümleleri sıklıkla kurmaktadır. Öyle sıradan söylenmez "aman efendim" bel kırılacak, boyun bükülecek ve yağlı ağzının nağmelerini bütün dünya duyacak şekilde yavşamalıdır.. Aksi halde vay dünyalıklarına. Yağın ayarı bir düşürdü mü, koltuğun altından kayması o denli çabuk olur.

Yöneten konumundaki siyasilerin veya bir tarikatın, derneğin, hacı, hoca veya bir yerde baş; yani güç konumundaki kimsenin önünde el pençe divan durup yağlı dil döktüğünde arkalığın sağlam olur. Düğme iliklemeyi ihmal etmişsen ve cümlelerinin arasında yağsız bir harf geçirtmişsen, durumun yaş. Vay haline koltuğun sallantıdadır. Hatta altından kayması her an mümkündür. Vicdan yerine yürek endişe duyar bu halden, çünkü koltuğu kaybetmek demek itibardan yoksunluk demektir ülkemde; bu bakımdan karaktere göre değil, makamlara göre şekillenir insan ilişkileri…Kendinizden yüksek gördüğünüze ne kadar çok aman efendim derseniz, o kadar büyük koltuğa kurulursunuz ve sizin etrafınızda da size o kadar çok aman efendim, diyenleriniz çoğalır. Sonra siz de edindiğiniz güçle her bir dediğinizi gerçekleştirirsiniz. Kızdığınız insanlara bir emirle ceza bile kestirirsiniz. Keyfiniz ne isterse o emir adledilir… Velhasıl makamlar mükemmeldir, bu yüzden kapıldı mı, kaptırmamalıdır. Formulü: "Aman efendimm" nidası bilhassa siyasilere bol kullanılmalıdır.

Dünya hırsıdır kişileri buna yönlendiren, asla İslamla bağdaşmaz. Şeytanla güreş tutulmaz. Şeytanla mindere çıkma, o seni bir gün tuş eder. İslam'a göre hareket edersen, çarelerin tükenmez. Rabbimiz kendinden başkasına kulluk edenden hoşlanmaz…İnsan, onurlu bir hayat yaşayabilmek için, aç kalmayı da, toplum tarafından dışlanmayı da göze alabilmelidir. 

Teşbihte hata olmaz. Ben; makam uğruna, torpille iş kapmak yoluna dünyalık bir güce boyun eğenleri, el etek yalayıcılarını, bir avlunun köpeklerine benzetirim. Kemiklerini verip, karınlarını doyuran sahipleri için herkese havlarlar. Sesleri farklı çıksa da aldıkları komutla "ısır" denileni başları okşanma hevesine kaparlar. Lakin bunlar öncelikle kendi çıkarları için havladıklarından, böyle menfaatçilerin çoğu kaypaktır. Gidenin yerine, geleni hemen baştacı yaparlar.

Ekmek herkese yetecekti aslında. Tarlaya karga dadandı, ambara fare, fırına arsız, memlekete hırsız. Torpille iş kapmakta bir nevi hırsızlıktır. hatta başkasının hakkını çalmak en büyük hırsızlıktır, haksızlıktır.

Kalp katılığı ile aşkı, kaba softalıkla irfanı, siyaset ve makam hırsıyla İslam'ı feda etmeyelim! (Devem edecek)

 
 

Turkish Arabic English
Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ