Oğlanlar Şeyhi İbrâhîm Efendi'nin Tasavvufa Dâir Manzumesi

Yakında televizyon haberlerinde sıklıkla "Başımıza taş yağıyor" başlığı altında kafaları yarılmış insan haberleri duyarsanız hiç şaşırmayın. Duydum duyalı ben de şaşırmıyorum. Zira burası dünya her an her şeyin olabileceği bir alem... Taşa şemsiyede açılmaz, nasıl korunacaksın. Taş bu, nereden geldiği belli mi olur? Kaldı ki ülkemizde düğün dernekte zevkine atılan kurşunlar bile gelip insanı öldürüyor, hiç şaşıran olmuyoruz. Kurşuna da şemsiye açılmadığı gibi, atanı men etme durumları da yok. Dolayısıyla silahı olan çok, zevkine kullananı çok. Üstelik bunlar kendi aramızdalar, biz kimler olduklarını bilemiyoruz. Herkes sadık dost görünümünde maske takınmış, gerçek yüzlerini göremiyoruz."Alıştık artık, yadırgamıyoruz" der, olduk. Kafalara taş yağıp başlar yarılsa, zaman içinde o durumlarada alışan oluruz. İnsanoğlu nelere alışmıyor ki? İnsanın alıştığına dağlar taşlar hayret edermiş. "Biz bu kadar olamazdık, insanoğlu herşeyi yükleniyor, kaldırıyor. Sonra yorulmuşluğunu kolay unutuyor. Hele birde göbek havası duymuşsa doyasıya oynuyor" derlermiş taşlar, kayalar...

Her neyse, demem şudur: "Akdeniz’e taş yağacak, bir dolu yeni mermer ocakları açılıyor" sözünü bir ortamda duydum duyalı bir hayli endişeliyim. Malum Akdeniz Bölgesi demek, gölleri bol yöre demek. Akdenizin denizinde, kumunda, yeşilinde stresi atmak, yorgunluktan, iş yoğunluğundan silkelenmek demektir.

Denildiğine göre Antalya başta olmak üzere Isparta, Burdur ve Afyon gibi Akdeniz bölgesi kentlerinin coğrafyasını altüst ederek doğal yaşamı katleden taş ve mermer ocaklarına onlarcası daha ekleniyormuş.

Devamını oku...

Oğlanlar Şeyhi İbrâhîm Efendi'nin Tasavvufa Dâir Manzumesi
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 27 Eylül 2017 18:58
Eğridere doğumlu olan ve genç yaşlarında İstanbul'a giderek Eğrikapı zâviyesi şeyhi Hakîkîzâde Osman Efendiye intisab eden Oğlanlar Şeyhi İbrâhîm Efendi'nin (1591-1655) Tasavvuf Manzûmesi hakîkaten okumaya değer.
 
İbrâhîm Efendi zaman sonra İstanbul Aksaray'daki Gavsî Tekkesine halife oldu. Sonradan Oğlanlar Tekkesi adını alan bu dergâhta ölünceye kadar şeyhlik etti. 
 
Aziz Mahmûd Hüdâyî, Abdulehâd Nûrî ve Hüseyin Lâmekânî'den feyz aldı.
 
Kendisinin halifesi olan Kütahyalı Sun'ullah-ı Gaybî, onun szlerini Sohbetnâme isimli bir eserde toplamıştır. 
Gaybî'nin telif ettiği mezkûr eserde geçtiği üzere, Sârbân Ahmed'in müridlerinden olan dedesi Taptap Şah Ali, yedi sekiz yaşlarında küçük bir çocuk olan İbrâhîm'e tâ o sıralar şeyhinin ilâhîlerini ezberlettirmiş. Dedesi bir gün, "Vârımı ol Hakk'a verdim, hân u mânum kalmadı" mısraını okumuş, İbrâhîm de "Dedeciğim acaba kendülerinün vârı vâr mı idi, hattâ vere?" deyince, dedesi, "Bu oğlancık şeyhtir" demiştir. Dolayısıyla kendisi daha sonraları "Oğlan şeyh" veya "Oğlanlar şeyhi" lakâbıyla anılır olmuştur. 
 
Zâtın tekkesi 1950'de yıkılmış, kabri Murad Paşa Câmisinin hazîresine naklolunmuştur.   
Bilinen eserleri Vahdetnâme, Tasavvufnâme ve Müfid ü Muhtasar'dır. 
 
Târık İleri tarık ileri Isparta tarık Ileri Ayfer Aytaç Volkan İleri Aytaç İleri
 
Öncelikle tasavvufla alâkalı kısa bir bilgi vermek icâb ederse:
 
(ﺗﺼﻮّﻒi. (Ar. ṣūf “yün”den teṣavvufİnsanın, Allah’ın birliğinin zevkini bütün benliğinde hissederek kendi iç âleminin derinliklerine ve dış âlemin sırlarına ermek için tâkip ettiği düşünce ve amel sistemi; yaratılış, bu âlem ve ölümden sonrası üzerindeki düşünüş ve inanış yolu; İslâm’ı ve îmânı kulluğun gerektirdiği şekilde ahlâkı, özü ve rûhu ile yaşama disiplini [Tasavvufun yüzlerce târifi vardır. Meselâ, “Tasavvuf kāl ilmi değil hal ilmidir”; “Tasavvuf ahlâk-ı zemîmeye, kötü huylara karşı devamlı mücâhededir”; “Tasavvuf, beşerî sıfatlardan sıyrılıp melekî sıfatlar ve ilâhî ahlâkla muttasıf olma hâlidir”]: Tasavvuf yâr olup bâr olmamaktır / Gül-i gülzâr olup hâr olmamaktır (Ömer Rûşenî’den). Fakat bir türlü rûhundaki susuzluğu gideremediği için yüzünü tasavvufa çevirmiş, kendisine mürşit arayan genç bir âlimdi (Ahmet H. Tanpınar). Tasavvuf dilde hiçbir şey, gönülde her şeydir. Kalbi dünya sevgisinden kesip Hakk’ın muhabbetine bağlamak ve Resûlullâh’ın fiil, kavil ve ahlâkına uyup yoluna gitmektir (Sâmiha Ayverdi).
 
Oğlan Şeyhi İbrâhîm Efendi'nin tasavvuf hakkında söylediği manzûmesi aşağıdaki gibidir. 
 
Mefâ'îlun / Mefâ'îlun / Mefâ'îlun / Mefâ'îlun
 
Bidâyetde tasavvuf sûfî bî-can olmağa derler
Nihâyetde gönül tahtında sultân olmağa derler
 
Tasavvuf mesleğine intisâb etmek isteyen sûfî, bu dergâha girerken, maddî varlığından sıyrılmalı ve kendinde bir varlık görmemelidir. Bu tarzda başlayana mânevi yolculuğun (seyr u sülûk) nihâyetine ulaşan şahıs gönül tahtının sultânı olur.
Târık İleri tarık ileri Isparta tarık Ileri Ayfer Aytaç Volkan İleri Aytaç İleri
 
Tarîkatde ibâretdür tasavvuf mahv-ı sûretden
Hakîkatde serây-ı sırda mihmân olmağa derler
 
Tarîkatte tasavvuf; sûretin (maddi varlığın) yok farzedilmesinden ibârettir. Bu yolla hakîkate ulaşanlar, ilâhî olan sır sarayının misâfiri olurlar.
 
Bu âb u gil libâsından tasavvuf ârî olmakdır
Tasavvuf cism-i sâfî nûr-i Yezdân olmağa derler
 
Tasavvuf, toprak ve sudan ibâret olan sûretten temizlenmektir. Varlığından soyulan derviş, cismini saflaştırarak, Allah Teâlâ'nın nûru olur. (O'nunla görür, O'nunla işitir, O'nunla tutar ve O'nunla yürür.)
 
Tasavvuf lem'ayı envâr-ı mutlaktan uyarmakdır
Tasavvuf âteş-i aşk ile sûzân olmağa derler
 
Tasavvuf, gönülde mutlak nûrlardan bir ışık yakarak, aşk ateşiyle yanıp tutuşmaktır.
 
Aşk bir şem'-i ilâhîdir benim pervânesi
Şevk bir zencîrdir gönlüm anın dîvânesi
 
- Şeyh Galip -
 
Tasavvufda şerâit nâme-i hestîyi dürmekdir
Tasavvuf ehl-i şer' u ehl-i îmân olmağa derler
 
Tasavvufta esas olan, varlık kitabını dürerek, varlığından geçmektir.
 
Bana bende demen bende değilem
Bir ben vardır bende benden içeru
 
- Yunus Emre -
 
Tasavvuf, hem şerîat, hem îman ehli olmaktır.
 
Tasavvuf ârif olmakdır hakîmen âdetullâha
Tasavvuf cümle ehl-i derde dermân olmağa derler
 
Tasavvuf, hakîmâne bir tarzda âdetullâhı (sünnetullah) anlamak, tüm dert sâhiplerinin derdine derman olmaktır.
 
Tasavvuf ten tılsımın ism miftâhıyla açmaktır
Tasavvuf bu imâret külli vîrân olmağa derler
 
Her düğümün bir tılsımla açıldığı söylenir. Tenin tılsımı da "Allah" isminin anahtarı olan "Bismillâh" ile açılır. Tasavvuf ma'mûr olan bu varlığı tamâmen vîrân etmek, nefse nispetle rûhu beslemektir.
 
Tasavvuf sûfî kâli hâle tebdîl eylemekdir bil
Dahî her söz ki söyler âb-ı hayvân olmağa derler
 
Tasavvuf, sûfînin kâlini (sözünü ve bilgisini) hâle tebdîl etmesidir (ilmiyle âmil olma). Hâl ehli olan, söylediklerini ve bildiklerini bizzat yaşayan bir kimsenin her sözü, başkaları için hayat iksîri hükmündedir.
 
Tasavvuf ilm-i ta'bîrât u te'vîlâtı bilmekdir
Tasavvuf can ilinde sırr-ı Sübhân olmağa derler
Târık İleri tarık ileri Tarık Ileri Isparta Ayfer Aytaç Volkan İleri Târık İleri tarık ileri Isparta tarık Ileri Ayfer Aytaç Volkan İleri Aytaç İleri
 
Tasavvuf, ta'bîr ve te'vîl ilmine vâkıf olmak, Kitap ve Sünnet'in esrârını anlamaktır. Tasavvuf kalbi, ilâhî sırların mecrâsı ve mir'âtı yapmaktır.
 
Tasavvuf hayret-i kübrâda mest ü vâlih olmakdır
Tasavvuf Hakk'ın esrârında hayrân olmağa derler
 
Tasavvuf, büyük bir hayret ve dehşetle kendinden geçmek, Hakk'ın nâmütenâhî esrârı karşısında hayran kalıp ürpermektir.
 
Tasavvuf kalb evinden mâsivâllahı gidermekdir
Tasavvuf kalb-i mü'min arş-ı Rahmân olmağa derler
 
Tasavvuf, gönül hânesinden mâsivâyı temizlemek, kalbini Rahmân'ın arşı yapmaktır.
 
Kalb-i mü'min arş-ı Rahmân'dır
Ânı yıkmak ziyâde tuğyândır.
 
Tasavvuf her nefeste şarka vü garba erişmekdir
Tasavvuf bu kamu halka nigehbân olmağa derler
 
Tasavvuf, her an, şarkta ve garbtaki müslümanları düşünmek, onların sevincine ve tasasına ortak olmak, ihtiyaç sâhiplerine hizmet etmektir. Tasavvuf, tüm halkı görüp gözetmeye çalışmaktır.
 
Tasavvuf cümle zerrât-ı cihânda Hakk'ı görmekdir
Tasavvuf gün gibi kevne nümâyân olmağa derler
 
Tasavvuf, cihânın tüm zerrelerinde Hakk'ı müşâhede etmektir. Sûfî güneş gibidir. İnsanları zulmetten nûra ulaştırır.
 
Bir kitâbullah-ı a'zamdır serâser kâinat
Hangi harfi yoklasan mânâsı hep Allah çıkar.
 
Tasavvuf anlamakdır yetmiş iki milletin dilin
Tasavvuf âlem-i akla Süleymân olmağa derler
 
Tasavvuf, yetmişiki milletin dilini bilmek, herkesin halinden anlamaktır. Hz. Süleyman nasıl kuş diline varıncaya kadar tüm dilleri biliyorsa, tasavvuf erbâbı da akıl âlemine Süleyman olmalıdır.
 
Tasavvuf "urvetü'l-vüskâ" yükün cân ile çekmekdir
Tasavvuf mazhar-ı âyât-ı gufrân olmağa derler
 
Tasavvuf, Kur'ân-ı Kerîm'in hükümlerine tüm gücüyle bağlanmak ve ölünceye kadar bu inancını devam ettirmektir. Böyle bir davranış içinde bulunan sûfî, gufran âyetlerinin mazharı olur.
 
Tasavvuf İsm-i A'zamla tasarruftur bütün kevne
Tasavvuf câmi-i ahkâm-ı Kur'ân olmağa derler
 
Tasavvuf, bugün kâinatta "İsm-i a'zam"la tasarruf etmektir. Böyle bir davranış içinde bulunan sûfî, gufran âyetlerinin mazharı olur.
 
Tasavvuf her nazarda zât-ı Hakk'a nâzır olmaktır
Tasavvuf sûfiye her müşkil âsân olmağa derler
Târık İleri tarık ileri ısparta Ayfer Aytaç Târık İleri tarık ileri Isparta tarık Ileri Ayfer Aytaç Volkan İleri Aytaç İleri
 
"İsm-i a'zam", Allah Teâlâ'nın Kur'ân-ı Kerîm'de geçen yüz isminden doksan dokuzu belli olan "Esmâu'l-Hüsnâ"sının fevkindeki adına verilen isim olarak bilinir. Herkes tarafından bilinmeyen bu isme vâkıf olan kimse Allah Teâlâ'nın izniyle tasarruf imkânına sâhip olur diye bir inanç vardır.
Tasarruf sâhibi Allah Teâlâ'dır. Cenâb-ı Hakk'ın nâmütenâhî olan esmâ ve sıfâtının tecellileri, çeşitli sûretlerde hâriçte zâhir olur.
 
Tasavvuf ilm-i Hakk'a sînesini mahzen etmektir
Tasavvuf sûfî bir katreyken ummân olmağa derler
 
Tasavvuf, Hakk'ın ilmine kalbini mahzen etmektir. Ledünnî ilme sâhip olmak ve bu sûretle beşeriyete faydalı hale gelmektir. Bu sâyede bir katreden ibâret bulunan sûfî umman hâline gelmiş olur.
 
Tasavvuf külli yakmakdır vücûdun nâr-ı "lâ" ile
Tasavvuf nûr-i "illâ" ile insân olmağa derler
 
Tasavvuf, mâsivâyı yok farzetmek, onu "lâ" ateşiyle yakmak ve "illâ" nûruyla insân-ı kâmil olmaktır. (Lâ mevcûde illâ Hû).
 
Tasavvuf on sekiz bin âleme dopdolu olmakdır
Tasavvuf nüh felek emrine fermân olmağa derler
 
Tasavvuf, kâinattan haberdar olmak, onsekiz bir âlem hakkında bilgi edinmek, eşyânın künhüne vukuf kesbedip dokuz feleğin (güneş sistemi) emrine ferman olmaktır.
 
Tasavvuf "kul kefâ billâh" ile da'vet-dürür halkı
Tasavvuf "irci'î" lafzıyla mestân olmağa derler
 
Tasavvuf, "kul kefâ billah" âyetiyle insanları Hak yola dâvet etmek, "irciî" emrinin zevkiyle kendinden geçmektir.
 
Ehl-i tevhîd olmak istersen sivâya meyli kes
Aç gözün merdâne bak, Allah bes, bâkî heves
 
Tasavvuf günde bin kerre ölüp yine dirilmekdir
Tasavvuf cümle âlem cismine cân olmağa derler
Ayfer Aytaç Târık İleri tarık ileri Feyza Kızılırmak Tuğçe İşgüzar Isparta Volkan İleri Aytaç İleri
 
Tasavvuf, Hakk'ın nâmütenâhî kudretini müşâhede edip kendinden geçmek, ölmeden evvel ölmek, rûhen diri kalmaktır.
Tasavvuf, tüm âlemin cisminin rûhu olmak, onları ihyâ etmek, Hak Teâlâ'nın "Hayy" isminin mazharı olmaktır.
 
Tasavvuf zât-ı insân zât-ı Hak'da fânî olmakdır
Tasavvuf "kurb-i ev ednâ"da pinhân olmağa derler
 
Tasavvuf, sûfînin kendi varlığını, gerçek varlıkta yok etmesi, bu sâyede "Kurbu ev ednâ" makâmına ulaşmasıdır.
 
Tasavvuf cânı cânâna verip âzâde olmakdır
Tasavvuf cân-ı cânân cân-ı cânân olmağa derler
 
Tasavvuf, canı sevgiliye verip, mâsivâ esâretinden kurtulmak, gerçek sevgilinin canı olmaktır.
 
Tasavvuf bende olmakdır hakîkat hak ey İbrâhim
Tasavvuf şer'-i Ahmed dilde burhân olmağa derler
 
Tasavvuf, Allah Teâlâ'ya kul olmak, Rasulullah'ın şeriatini gönülde bir delil olarak yaşatmaktır.
 
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
 
 

Turkish Arabic English
Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ