Kudüs'e Yanmak

Kudüs'e Yanmak
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 10 Aralık 2017 08:03
Makale İçeriği
Kudüs'e Yanmak
Kudüs'e Yanmak
Tüm Sayfalar

 9 ARALIK 2017.Kudüs'ü Kaybetmemizin 100.Yıl Dönümü İdi.

alt

9 ARALIK 2017.Kudüs'ü Kaybetmemizin 100.Yıl Dönümü İdi. Hüzün verici bu yıldönümü dolayısıyla tüm duyarlı insanımız sokağa döküldü, Kudüs’ü İsrail'in başkenti olarak kabul eden Amerika'ya tepkiliydi.

Kudüs bizden çok Allah'ındır. Allah kutsal yerlerimizi şüphesiz korur. Buna vesile olmak her Müslümanın cesaretiyle bir araya gelip cenk etmesiyle mümkündür. Belki bu vahim vaziyet bizim bir araya gelmemize vesile olacaktır. "Şüphesiz doğrusunu Allah bilir."

Rabbimiz bize cihadı emretmiştir, klavye başında efelik taslamamızı değil. Lakin günümüz savaşları öyle göğüs göğüse, yürek yüreğe değildir, maalesef... Kalleşlikler girer devreye, nükleer girer, füzeler girer. Bu durumda pek çoğumuz belki de siner. Çünkü bizde bunlar yok ki... Vaktiyle bu günlerin olacağını düşünmemişiz, gidene gerisinden bakmış kalmışız. Sonrasında devlet olarak İsrail”i ilk biz tanımışız. Şimdi sızlanmamız bir işe yaramıyor. Üzülmemiz elden gideni geri getirmiyor.

Müslümanlar bir araya gelip, birleşip, bir olup ne yapılması gerekiyor diye derin düşünmeli ve kararlı uygulamalıdır. Bunca ayrı gayrı düşmüşlük, batıla yönelmişlik varken bu mümkün müdür? Düşündürücüdür...

Kudüs’e sahip çıkmak böyle olmamalıdır. Sokağa çıkıp kendimizden başka kimsenin duymayacağı şekilde bağırmak durumun ciddiyetini anlamamaktır. Bu, bir kuru emektir.

Vatandaşın cebinde Amerikan sigarası, evinden eksik olmayan kolası, altında Amerikan arabası... Arada bir, belki ay sonlarında pahalı diye çamaşırlarımız için Ariel kullanmıyoruz ya, tepkimiz onunla kabul olmaz mı?

Neler Yahudi malıdır bilmeden hepsine paranı say, Yahudi firmaların hazırladığı film ve dizileri seyret, sonrada kahrolsun Amerika, batsın İsrail diye sokaklarda bağır, öyle mi? Vah ki ne vah!

Televizyon ekranlarında da konuşmacılara gün doğdu. Bilen bilmeyen ahkam kesiyor, atıyor, attığıyla mangalda kül bırakmıyor. Hadi önden buyur cepheye desen, kaçmaya bahane uydurur. Bu kadar basit olmamalı... Hayatımızda Kudüs diye bir yer olmalı...

Bugün KUDÜS diye, kahrolsun Amerika diye sokaklara dökülenlerin çoğu; yarın yılbaşında çam ağaçları süsleyip, NOEL kutlamaları diye sokaklara dökülmeseler bari...Sözün özü, Kudüse sahip çıkabilmek için müslüman olmak yetmez, şuurlu müslüman olmak lazım.

Kudüs Savaşıalt

Kudüs’ün Kaybedilişinin Hazin Öyküsü

Yavuz Sultan Selim, 1516'da Mısır seferi için İstanbul'dan hareket ettiğinde hedefinde iki önemli şehir vardı: Kudüs ve Kahire...

Yavuz Komutasındaki Osmanlı Ordusu, Halep yakınlarındaki Mercidabık'ta Kölemen Ordusunu yendikten sonra Halep’i ardından Şam'ı teslim almış, üç ay sonrada Gazze önündeki cılız direnişi aşarak törenle Kudüs'e girmişti.

Kudüs, artık bir Osmanlı toprağı idi.

Osmanlılar 1516 yılında, şenlik alayı ile girdiği bu kutsal toprakları tam dört asır adaletle hükmetmiş ve sonunda 9 Aralık 1917'de geride yüzlerce eser ve kahramanlık öyküleri bırakarak terk etmişti.

1.Dünya savaşında Filistin’de de bir cephe açılmış, İngilizlerin önderliğindeki İtilaf Devletleri ile Osmanlılar kanlı bir şavaşa başlamışlardı.

1917 Ekim'inde General Allenby komutasındaki 130.000 kişilik işgalci İngiliz ordusu Gazze'yi kuşattığında Kudüs’ün akıbeti de belli olmuştu. Alman subaylarının da yer aldığı Türk Ordusunun hali içler acısıydı. Siperdeki askerin üzerinde neredeyse üniforma bile yoktu. Cephaneleri tükenmişti, Kumanyaları yoktu ve cephede yarı aç yarı tok savaşmak zorundaydılar. Bu durumdaki kahraman Türk askerleri kuşatmaya ancak üç ay direnebildi ve sonunda İngiliz 20. Kolordusu karşısında çekilmek zorunda kaldı.

Türk Birlikleri geriye çekilirken amaçları Yarmuk Nehri'ni geçip orada direnmekti. Bunu sezen İngiliz Albay Lawrence, Şerif Hüseyin liderliğindeki hain Arap gruplarla işbirliği yaparak, demiryolu ve köprülere sabotajlar yaptılar, erzak depolarına saldırdılar. Türk Ordusu içerden Araplardan, dışarıdan İngilizlerden büyük bir kuşatma altındaydı; ancak buna rağmen teslim olmuyorlardı.

General Allenby anılarında bu tabloyu şöyle çiziyor:

"Türkler ürküten, delice bir mücadele gücüne sahip. Savaş kabiliyetlerini tamamen yitirdiler ama hala çarpışmaya devam ediyorlar. Bir avuç Türk'ün siperlerde mahpus olduklarını bile bile ateşi kesmemeleri ve mücadele etmeleri yüzünden zaman kaybediyoruz."

İngiliz birlikleri 16 Kasım'da Kudüs'ün liman şehri Yafa'ya çıktılar. Türk askerleri burada üç hafta boyunca göğüs göğüse savaşıyor ve kahramanca direniyordu.

Sadece Kudüs savunmasında 30.000 vatan evladı şehit düştü.

Osmanlı Ordusunun Zeytin Dağı eteklerinde haftalarca süren savunmasından sonra Kudüs düşmüştü.

9 Aralık 1917'de Osmanlı Askerleri Kudüs’ü ağlayarak terkediyordu.

Ve o günden bugüne Filistin hala ağlıyor.

11 Aralık günü Kudüs’e giren İngiliz General Allenby. . Artık burada Türkler olmayacak." diyordu.

İşte Kaybedilen Kudüs’ün hazin hikâyesi. Allah(CC) Kudüs şehrinin tekrar Müslümanların olmasını nasip eylesin Amin

 

Tarih diyor ki: Yüz yıl önce bugün Kudüs’ü kaybettik...
9 Aralık 1917'de Küdüs'ü İngilizler teslim aldı... İngiliz General Edmund Henry Hynman Allenby yaklaşık 1 yıl sonra 11... Aralık’ta Selahaddin Eyyubi’nin mezarını ziyaret eder ve bir ayağını Selahaddin Eyyubi’nin mezarın üzerine koyarak ve büyük bir kinle şöyle der: "Kalk Selahaddin! Biz yine geldik!"

Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası Kasım 1918'de İstanbul'u fiilen işgal edilir. Şubat 1919’da İngiliz General Edmund Henry Hynman Allenby’i bu kez İstanbul’da görürüz. İşgal orduları komutanı olarak beyaz bir at üstünde İstanbul’a girer. General Allenby, yine büyük bir kinle İstanbul’a beyaz bir at üstünde girerek sözde Fatih Sultan Mehmed’e cevap vermiş olmaktaydı.

Batı Türk tarihini çok iyi biliyor. Tarih sadece geçmiş değil aynı zamanda geleceğin idrakidir. Geleceğimiz için doğru tarih okuyalım ve tarihle birlikte düşünelim...

Okuduklarımızdan ne kadarı işimize yarıyorsa o kadar öğrenmişiz demektir.

Bir insan bozulduğu zaman...Bir devlet bozulduğu zaman...Kendisine düşman gerekmez...