Yılbaşı Yanılgısı

Yılbaşı Yanılgısı
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 22 Aralık 2017 10:20

Maalesef Gariplikler Ülkesinde Yaşamaktayız

alt

Yeni yıl, gelen bir yeniliği aile fertleriyle bir arada kutlamak ve hep birlikte yenilen yemek sonrasında yeni girilen yıldan yeni umutlarla iyi dileklerde bulunmaktır. Bu da sonradan kültürümüze girmiş bir gelenektir, ancak zararsız görülerek toplumumuzca kabul görmüştür. Gerekli bulunmuş, neredeyse yarım asırdır; yapısı azdırılarak Anadolu'muzun kasabalarına, köylerine dahi yaygınlaştırılmıştır. Zaman ilerledikçe, yıllar milenyuma döndükçe batılı merakı aynıyla meramıza dâhil edilmiştir.

Geçtiğimiz çok yakın vakitlerde, günlerce Kudüs diye dövündü durdu ülkemin çoğu insanı; Amerika'yı klavye üzerinden bombardımanla vurdu. Sokaklara samimice dökülenlerde oldu. Onlarda Müslümanlara zulüm edenleri öfkeyle kınadı. Az günler geçti şimdi de ülkem insanı kınadıklarının kankası olmuşçasına, onlardan beter azmışçasına onların Noellerini kutlamaya hazırlanıyorlar.

Müslüman ülkemizin güzel insanlarınca günler öncesinden planlar yapılmış. Kadın, kız kışa rağmen yılbaşına özel açılmış saçılmış. Hediyeler ayarlanmış. Gece gündüz AVM’lere taşınmış. Hediyelik eşya satan "Tüketim A.Ş."nin merkezleri, Noel baba kılığına bürünmüş elemanlarıyla cazip hale getirilmiş. Üç kuruş kazanç uğruna çoğu öğrenci bu tanıtımcılar, gavurun Noel kıyafetleriyle, ellerinde çanlarla, çığırtganlık etmekteler. "Cıngılbert -Merry Christmas to you!" (Merhaba Noel sana!) demekteler. Bu nasıl projeler ki, ülkemde oldukça yaygın ve çok başarılı bulunmaktalar.

Antalya da beş yıldızlı oteller silme doluymuş; en ucuz otelin iki gecesi 1300 liraymış, haftalar öncesinden yerler ayrılmış. Sanatçılar buralarda halkı çılgınca eğlendireceklermiş. Çam süslemelerini, hindi kızartmalarını, gavurun her haline ayak uydurmaları konuya dâhil etmiyorum artık...

Hani halkımız Kudüs’e yahut başka ülkelerdeki Müslümanlara yapılan katliamlara kahroluyordu? Kudüs oylamadan kurtuldu mu sanıldı, bu anlatılana ne de kolay kanıldı. "Kış kışlığını, gavur buştluğunu yapar" der büyükler...

Özel ekranlardan taşan fitnelikleri saymayalım hadi, onların şeytanın paralı askeri olduğunu var sayalım. Ya devlete bağlı, ama parası milletçe tedarik ettirilen TRT'ye ne diyelim. TRT haberlerinde yılbaşının gelişine yönelik hazırlık konuları, milli piyango kuyrukları gösterimleri, halkla halka olunup eğlendirme röportajları... Ee, biz Müslüman bilinen bir ülkeyiz şükürler olsun. Lakin görünenlere göre bizim ülkemizdeki Müslümanlık TRT-1'de piyango çektirip, TRT Diyanet’te piyango haram demenin adıdır...

Biz namaz da kılarız, piyangoda alırız, dans da ederiz. Biz gariplikler ülkesinde yaşamaktayız. Nimet ablaya bilet sırasına girip oradan da ezan okununca camiye gidenlerin çok olduğu bir milletiz... Maalesef günümüzde çoğunluğun putu para olmuş, itikadı eğlenceyle dolmuş.

İnsan bu dünyaya kulluk etmek için gelmiştir. Allah'a kulluk etmeyen mutlaka onun yarattıklarından birine kul olur: Futbol, kadın / erkek, mevki, para... Manat… Lat. ...Uzza ... Dahası, nefse göre uzar gider.

 

"NİMET ABLACIM ÇABUK, NAMAZA YETİŞECEĞİZ"

Her kesin putu para olmuş… Herkesler maneviyatı unutup, maddi düşünür olmuş. Devir zor, kimseyi kınamıyorum. Ülkemde sorun pek çok,, düşenin dostu yok, lakin yanlışlarımız da pek çok...

Ne yaparsan yap herşey aslına rucu ediyor sonradan kurulma aslı laiklik olan, dinden arınmış metaryalis yapıdan maalesef ki kimseye hayır gelmiyor.

Maalesef gariplikler ülkesinde yaşamaktayız.