Gasteci Amca

Gasteci Amca
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 08 Nisan 2018 19:23

Çocukluğumun saflığıyla onu gazeteci bilmiştim.

altÇocukluğumda şehrimin yerel gazetelerini ve gazetecilerini görmüşlüğüm olmadığından ben gazeteci olarak ilk onu tanımışımdır. O ki bizim şehrin çocuklarının “Gasteci Amca”sıydı. Asıl ismi Niyazi Selçuk’tu. Çocukluğumun saflığıyla onu gazeteci bilmiş, cam kenarında oturup haftanın üç günü bize gelişini sabırsızlıkla beklemişimdir. Çünkü Niyazi Selçuk bir gazete dağıtıcısıydı. Koltuğunun altındaki gazeteleri evlere servis edendi.

O bir öğretmen çocuğuydu. Kültürlü bir ailenin içinden gelmiş biriydi. Lakin küçüklüğünde geçirdiği bir rahatsızlık sonucu ayağının biri diğerinden kısa kalmış, yürümesi gecikmiş. Zaman içinde aksayarak yürümesi yüzünden eğitimini istediği şekilde sürdürememiş. Fakat hayata küsüp eve kapanmamış. Gençliğinden itibaren gazete dağıtımı yaparak topluma kültür hizmeti, iletişim hizmeti veren biriydi. Kısacası o, topluma yansımış altın çerçeve içindeki değerli bir insan portresiydi.

O, bu dünyadan ayrılırken ardında unutulmayacak izler bırakan, yaşadığı topluma örnek olan muhterem birisiydi. Beyefendi birisiydi.

Niyazi Selçuk İstanbul’da basılan ve ertesi günü trenle Afyon’a gelen, daha sonra da akşamüzerleri veya gece yarısı otobüslerle Isparta’ya ulaşan Milliyet ve Hürriyet gazetelerinin Isparta bayisi ve satıcısıydı. Gazeteler kendi adına “ Niyazi Selçuk, Isparta Bayii- Isparta” diye gelirdi. Kendisi bu gazeteleri abone sıralarına göre tasnif eder ve sokak sokak dolaşarak tüm evlere gazeteleri bizzat ulaştırırdı. Karşılaştığı kişilere selam vermeyi, hatır sormayı hiç ihmal etmezdi.

“Gasteci Amca” dediğimiz Niyazi Selçuk’u çocukluğumdan tanırım demiştim ya, bizim evimize babamın abone olduğu Milliyet Gazetesi’ni hiç aksatmadan, yaz kış demeden, hastalığını bahane etmeden hep aynı saatte evimize ulaştırırdı. Tıpkı diğer evlere ulaştırdığı gibi…

Bu işi emekliliğini kazandığı 1980 yılına kadar devam ettirdi. 1981 yılında, 57 yaşında vefat ettiğinde daha bir yılını dolduramamış bir emekliydi. Çok çalışmış, çileli yaşamıştı. Hayatında karşılaştığı tüm zorluklara rağmen, türlü meşakkate rağmen, yaptığı gazete satıcılığı işinden bıkıp usanmayan Niyazi Selçuk, bir sonbahar günü Hakk’ın davetine uyduğunda, geride kendisini arayan çok sayıda göz bıraktı. Tam dinleneceği bir sırada, Hakk’a yürüyüp ebedi istirahatine çekildiğinde, ardında ağlayan pek çok çocuğu “Gasteci Amca”sız bıraktı.

Ben yıllar içinde çocuklarıma, kendi çocukluğuma dair anılar anlatırken, “Bir Niyazi amca vardı. Postacı gibi evlere gazete dağıtıcılığı yapardı ve ben hep onun geleceği saatlerde pencere önünde yolunu gözlerdim. Gazeteyi ve gazeteciliği ilk onunla tanıdım. Arı gibi, karınca gibi çok çalışkandı. Kibarlığıyla, nezaketiyle etrafına örnek insandı” diye anlatır, onun gibi insanların değerlerini bilmelerini tavsiye ederim, Niyazi Amca’yı dualarımla yâd ederim.

Sonraki yıllarda gazetelerin geliş biçimleri ile bayileri değişti. Gazete çeşitlerinde artış oldu. Evlere gazete servisi kaldırıldı. İsteyen bayilerden gidip istediği gazeteyi alıyor. Fakat Niyazi Selçuk yöntemi gazete servisini, bugün de yerel gazete elemanlarında görüyoruz. Niyazi Selçuk kadar özenli ve şevkle olmasa da, aynı işi sürdürüyorlar. Emeklerini helal kazanmanın gayreti içinde olanları takdir ettiğimi belirtmek istiyorum. Okurlarıma teşekkürlerimle…

Ayfer AYTAÇ – ayferaytac.com