Dürüst Olmak Gerekirken

Dürüst Olmak Gerekirken
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 15 Nisan 2018 12:24

KANDIRMANIN ADINA SERBEST PİYASA DİYORLAR

altAcaba kandıran akıllı, kanan aptal mı, sanılır? Bence kandıran karaktersiz, kanan insan dürüst sayılmalı. Çünkü kandırıldığının farkında olmuyor, herkesi kendi gibi sanıyor. Lakin bu devir, doğruluk devri değil. Herkes uyanık olmalı. Ne kanmalı, ne de kandırılmamalı. Maalesef şeytanın sirkeyi şerbet diye yutturduğu zamanlardayız. Fakat şunu da iyi bilmeli ki kandıran kendini kandırmış oluyor. Uzun vadede yaptığı hilenin hesabı bir yerlerinden misliyle çıkıyor. Yani samimi masumiyeti sebebiyle kandırılmış durumuna düşen kimsenin ahı, kandıranın yanına kâr kalmıyor.

Müslüman ülkemin insanları arasında hangi kesim daha ağır basar dersiniz? Günlük yaşantımızda, neler duyup, görüyoruz. Alış verişlerimizde karşılaştığımız kandırılmaların yanı sıra, haberlerden edindiğimiz kadarıyla; kendilerini kurnaz bilip iyi niyetlileri kandıran kandırana… Kandıranların yüzünde genelde masum bir tavır, tatlı dil ile kendilerini iyimser belletip, sizi- bizi ikna edici ifadelerde bulunuyorlar. Bu devirde kim iyi, kim kötü nasıl anlayıp ayıracağız? Kimse dürüstçe yoğurdum ekşi demiyor ki, bizler de sözlü beyanı esas alıp, karşımızdakilerde art niyet aramıyoruz. Dolayısıyla kolayca aldanan oluyoruz. 

Böyle istismarcı insanlara cambaz diyenlerimizde çoğunluktadır. Belki önceden sizin de duymuş olabileceğiniz bir kıssa ile kandırma konusunu derleyip toparlayalım… 

Kendini çok akıllı sanan cambazın biri, eşeği yularından çekip hayvan pazarına satışa gelmiş, başka bir cambaz kendinden emin satıcıya yanaşmış: "Kaça bu eşek?" diye sormuş. "Bin lira!" cevabını almış. "Aldım gitti, ver elini helalleşelim!" demiş. Birkaç kişi alıcı cambazın kulağına fısıldamış: "Yahu görmüyor musun, bu eşek topal; onun için ucuza verdi!" "O eşek topal değil, tırnağının arasına taş kaçmış, enayi adam topal sanıp ucuza elden çıkarmağa bakıyor!" İnsanlar iyilik maksadıyla eşeği satana koşmuşlar: "Yahu bu topal değilmiş, tırnağına taş kaçmış! Çıkar taşı, eşeği değerince sat" diyerek uyarmaya çalışmışlar. Satıcı sinsice gülmüş: "Eşek topal olmasına topal da, öyle sansınlar diye taşı tırnağına ben koydum!" demiş. Bu defa insanlar öteki adam kanmasın düşüncesiyle, alıcıya koşmuşlar: "Yahu bu eşek gerçekten topalmış, taşı adam kendisi koymuş. Seni de kandırdı, paranı aldı. Yazık günah, vakitlice vazgeç!" demişler. Alıcı bu defa dövünmeğe başlamış: "Vay namussuz; eğer verdiğim para sahte olmasaydı, beni hakikaten kazıklayacaktı! Şükür ki ondan akıllıyım" diyerek, aldığı eşeğin yularından çekerek pazardan uzaklaşmış. Bunun adına Müslüman ülkemizde serbest piyasa da alışveriş diyorlar. Ne dersiniz, insanlar dinini medyatik hocalardan, tarihini televizyon dizilerinden öğrenirse, daha çok tuhaflıklarla, kandırmalarla karşılaşırız… Ayfer AYTAÇ – ayferaytac.com