Festival Kesti Hâl

Festival Kesti Hâl
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 18 Nisan 2018 13:38

altBizim Belediye geçen yıl ara verdiği festivali bu yıl da düzenliyor. Şehrimde arzu eden üç gün süresince gezip eğleniyor. Para vermeden konserlere konserve gibi yığılıyorlar. Bu arada başkanda fırsatçılık yapıp, halkın arasında camları reklam dolu otobüsler gezdiriyor. Hizmette on dört yıl diye övünüyor, bilmiyor ki vatandaş yokluktan dövünüyor. O ise, otobüslerin ardına, duraklara yaptırdığı panolara binlerce lira harcayıp broşürler yaptırarak, makamdaki mabadının varlığını bu şekil dosta düşmana duyuruyor.

Hizmet ettim dediği her gördüğü yere meyve sebze heykeli dikmek, çiçek ekmek, festival ve eğlence tertiplemek. İnsan, hayvan, meyve, sebze her bilinenin ya maketini yaptırıyor, ya kocaman heykelini diktiriyor. Senden önce bunu yapanlar göçtü gitti, adları neydi, çoktan halkça unutuldu. Kime kalacak ki dünya, market çağrısı yapar gibi her boşluğa diktiğin maketlere mi?

Heykel meraklısı başkan, yaptığın her şey yavan ve yalan… Sadece havaya para saçıyor gibisin o kadar, bu savurganlıktan hangi partilin mutlu oluyor bilmem, ama Rabbim israftan razı gelmez onu iyi biliyorum. "Acaba kayırdıkların mı seni de seçimlerde bir lekil kayırıryorlar. Malum altın yumurtlayan tavuk kesilmez." Makamdan inince biliyorsun yanına benden başkası gelmez. Menfaatçilerini sevindir bakalım. Ahirette yaptığın yanlışlarının yakana yapışanlarındanım bilesin."

Neymiş, yaptırdıkları heykeller, düzenledikleri festivaller Isparta’nın tanıtımına vesile olacakmış. Isparta’yı 40 yıl boyunca Demirel tanıttı da elimize geçen ne oldu?

Benim ölmüş gitmiş, iki dedemin de heykelini bir parka dikmiş. Bir zamanlar belediye başkanlığı etmişler diye. Yahu kim ne etmişse, kendine etmiş. Heykel dikeceğine, ekin ek çöllere yedirme ellere…

Şaka bir yana bizim verdiğimiz vergilerle, kültür payı diye halktan topladığı paralarla sanatçı geçinenleri sevindiriyor. Sözüm ona biten halıcılığın, azalan gülcülüğün namını sürdürüyor. Isparta ‘da tükenmiş kirazların güya reklamını yapıyor. Esas yaptığı kendi reklamı, sanatçılar “Sağ olun başkanım” diyecekler, belki beraber resim çekilip sosyal medyaya koyacaklar. Başkanlar da ailecek mutlanacaklar. Velhasıl başkan adından söz ettirmenin derdinde, partisinin adamlarının kazanmasına vesile, gerisi hikâye… Sanatçılara takdim edilen gül ürünleri de fazladan hediye…

Başkan Bey insanların işiyle, eşiyle gülmesini umursamıyor. Festivallerle eğlenmesini tercih ediyor. Oysa el becerileri kursları açsa yahut festivale savuracağı paraları dar gelirliye saçsa, belki sevap kazanacak. Lakin gözler perdeli, sevabı kim umursuyor? Biraz halkta eğlenmek mi istiyor ne, aç karın yüksek nalın, ha önce karnını doyuraydın…

Bu şekilde festivallerle başkanlar, yeni yetme sanatçılara pek çok fırsat sunabiliyor. Yemek bedava, yatmak bedava; iki avaz, bin naz. Paraların gerçek miktarı faturalara yansımaz.

Tek şarkıyla şöhret olmuş, yaşı geçmiş şarkıcılarda arada geçiniyor. Kadro oluşturuluyor. Ünlü ünsüz parsayı kapıyor. Bazı sanatçı bilineni başkan kendi siyasi partisine yakın diye, davet ediyor. Bazısını da sesine hayran kaldığından, kendi hislerini tatmin etmek için istedikleri parayı bastırıyor, şehrime dolduruyor.

Festival bitince sırada Ramazan eğlenceleri geliyor. Orada da eğlence hadsiz yaşanıyor. Velhasıl birilerinin yemeğe ihtiyacı var, birilerinin de onları yedirmeye niyeti. Kul hakkını savuranlarında haliyle günah yüklenmelerine vesile bu etkinlikler. Bilmiyorum sonumuz ne olacak, Allah israfçıları hidayet vererek ıslah etsin duasıyla…

Ayfer AYTAÇ – ayferaytac.com