Doğruya Doğru

Doğruya Doğru
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 15 Mayıs 2018 21:44

alt

Ulusal gazetelerin İnternet sayfalarında, son dakika diye okuduğum satırlarda ABD'den sonra bir ülkenin daha Kudüs'te elçilik açtığı belirtiliyordu. Anlaşılan vura, kıra bunlar Kudüs'ü sahiplenmeyi meşrulaştıracaklar. Biz Müslümanlar'da seyredip kalacağız gibi. Oysa örneğimiz peygamberimiz olmalı, Allah'ın buyruğuna harfiyen uymalı. Ne buyuruyor Rabb'imiz “İman edenler, bir haksızlığa, bir saldırıya, bir baskıya ve zulme uğradıkları zaman, zalimlere, saldırganlara ve baskı yapanlara yardımlaşarak hadlerini bildirenlerdir.” Şûrâ Suresi / 39. Ayet...

Biz ne yapıyoruz? Sadece kınamakla kalıyoruz. Vakitlerimiz sadece sandalyelerimizde oturduğumuz yerde duyduklarımızı, ekranlardan, gazetelerden gördüklerimizi, yetkililer medya aracılığıyla; halk olarak bizlerse sosyal ağlar üzerinden yazışmalarla ve olanları videolardan, televizyon ekranlarından izlemekle geçiyor.

Filistin'de öyle bir zulüm var ki yaralıların yarasının sarılmasına bile müsade etmiyorlar. Masum çocukları acımasızca katlediyorlar. Kalbimiz dualarımız Filistin'de, lakin yeterli değil.

"Dünyanın neresinde olursa olsun, zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur. Bu kadar Müslümanın arasında İsrail Filistin'e zulüm ediyorsa, kahrolsun İsrail demeden önce, kahrolsun tüm umursamaz Müslümanlar” demeliyiz. Doğruya doğru. Bayrakları yarıya indirmeden önce, anında İsrail ile ticari ilişkileri yarıya indirseydik daha etkili olurdu diye düşünüyorum.

Hakikati yakından bilen olsak, duyarlı insanlarsak, yerimizde durabilir miyiz acaba? Küffara saldırıya geçmez miyiz, küfür etmekle, taş atmakla kalır mıyız?

Peygamber ümmeti olan, Müslüman'ım diye bilinen haksızlığa seyirci kalmaz, tavrını ciddi olarak koyar ve din kardeşlerinin selameti için ne yapılması gerekiyorsa acilen yapar. Ülkemizde üç günlük yas ilan edildi. Bir de tüm Türkiye'de bütün camilerden Filistin'de şehit olan Müslüman kardeşlerimiz için selalar okundu. İmam eşliğinde cemaatce dualar edildi. Gıyaplarında şehitlerin cenaze namazları kılındı. Sonrasında yine kınamakla kalındı.

Bu kadar mı, yeterli mi? Halimize çok yazık! Peygamberimiz ( Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu durumda böyle davranmamızı istemezdi. Allah'a sığınıp, cihada koşmamızı isterdi. O vakit Yüce Allah'ımız da bize büyük yardım ederdi. İmanla birleşen yürekleri kenetlendirdik mi, bunu gören zalimlerden bileğimizi kim bükebilir ki?

Biz bu şekil kına kına otur hallerimizle, gavurun kıçına kına yakar hale getiriyoruz. Basit bağırmalarla kaldıkça; Ümmet-i Muhammed bir ve beraber olup İsrail'in selasını okumadıkça, bize daha çok Filistin için selalar okuturlar.

Ve zulme sessiz kalan, petrollerini hiç bitmeyecek sanan Araplarla hâlâ mutlu, mesud ikili ilişkiler yaşıyoruz. Ve de onlar çok zenginler diye, paralarının hatrına, topraklarımızı istedikleri yerden istedikleri şekilde satıyoruz.

Her şey biz yaşarken oluyor, görüyoruz. Gördüğümüzle kalıyoruz. Sonrasında gündem değişiyor, başka yönlere dalıyoruz. Misal dizilerle, nimet israfı yapılan yemek yarışmalarıyla oyalanıyoruz.

Duyarsızlığımızı düşündükçe içim bir tuhaf oluyor. Biz bu şekil hallerimizle çocuklarımıza nasıl örnek olacağız? Torunlarımıza ne biçim bir gelecek bırakacağız? "Bizden sonrası tufan olsa bana ne," dememeliyiz.

Bir gün öleceğini bilen tek canlı insandır. Ya ahirete göçtüğümüzde Rabbimize ne diyeceğiz? Filistin, Kudüs, Suriye, Afganistan, Doğu Türkistan, Arakan, Irak, daha nerede ne kadar zulüm gören Müslüman varsa; onların gördüğü işkencelere, zulümlere, uğradıkları şiddete, katliamlara sessiz kalışımızı nasıl ve ne yüzle izah edeceğiz? "Bize dokunmadılar ki" diyerek kurtulacağımızı mı sanıyoruz, ne çok yanılıyoruz.

 

İsrail'in yaptığı katliamda yüzü tanınmaz hale gelen yaşlı bir adamı hastaneye kaldırırlar.

Hastanede gazeteciler yanına gelip derler ki;
- Bu haldeyken bir video çekelim. Sen de tüm Müslümanlara seslen, destek bulalım.

...Yaşlı adam yaralar içinde kaybolmuş gözlerini gazetecilere dönerek der ki;

''İsrail, bütün Müslümanları öldürmüş olmalı. Yoksa ben bu hale gelmezdim.'' Bu da aktarılanlar arasında, ama doğruluk payı yok değil, diye son satırlarıma ekledim..

Ayfer AYTAÇ – ayferaytac.com