Aydın Bilinen Câhiller

Aydın Bilinen Câhiller
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 21 Şubat 2012 10:46

altŞeytanı kuvvetli bir dolu insan var çevremizde, onlarla belki içli dışlıyız, lakin iç dünyalarını bilmiyoruz. Kimileri bazen kendini açık ediveriyor. Ben şeytanın askeriyim, benim şeytanım kuvvetli dercesine, sıfatının tersini gösteriveriyor. Kimisinin de şeytanı ayağına dolanıp, deşifresine sebep oluyor.  Örneklere geçmeden önce, bir dua edelim. Allah böylelerinden masumları muhafaza etsin, âmin.

Erzurum'da bir okul müdürü, kendini çok biliyor sanıp fetva vermiş. “Emniyetten suçluların gen haritası çıkarılsın, onların genlerinden gelen nesil yürümeden imha edilsin” demiş. Kendini akıllı sanıp, ülke idarecilerine toplumu ıslah tasarısı sunmuş. Acaba kendisi Hitler geninden mi gelmedir, merak ettim.

Yahu sen kimsin? Bir şaşmış aciz kulsun. Allah’ın verdiği canı almak hakkını kimseye vermemiş Allah. Kader diye bir şeyden haberin yoksa sen hangi mucizenin eserisin?

Bre cahil! Toplumun ıslahı İslami eğitim vermekle olur. Sizin gibiler bu eğitimi almadıklarından, toplumda sizden başka akıllı yok gibi, böyle cahilce konuşursunuz. Önce öğren, sonra konuş. Hiç bir şey bilmiyorsan, haddini bil!

Eğitilmiş biliniyormuşsun, meğer bu sözlerinle topluma aslında ne kadar cahil olduğunu göstermiş oldun. Bilmez misin kimse babasının suçuyla suçlu yerine konmaz. Yine bilmez misin bir zalimden bir alim, alimden de zalim meydana gelebilir. Allah ne dilerse onu yaratır. Ana-baba yaratılana vesiledir.

Senin fikrindeki öğretmenlerin yetiştirdiği çocuklar suçlu oluyordur mutlaka… Çoğunuz nur gibi beyinleri karartmak için kısa dönem, üstün körü eğitim almış, sözde öğretmen olmuşsunuz. Hatta bazılarınız siyasi arkalıklarla kafası basmasa da paye edinmiş, müdür falan olmuşsunuz. İnsanları yanlış yönlendirmekten, zehir saçmaktan dolayı aldığınız dolu maaşlar yetmez gibi, bir de emekliliğinizde sefa süresiniz diye her türlü imkân önünüze saçılmış.  

Öğretmenevlerinde içki içerek, taş oynayarak gençliğe kötü örnek oluyorsunuz çoğunuz. O, suçlu diye emniyet kayıtlarına geçenler muhtemel sizin gibileri örnek alıyorlardır. "Bu adamlar hiçbir şey yapmadan, buralarda keyif çatıyorsa biz niye bundan mahrum olalım," diyorlardır muhtemel.

Öğretmenevlerinin dış cephesinde Atatürk’ün bir sözü asılıdır. “Öğretmenler yeni nesil sizlerin eseri olacaktır.”

Sizce Atatürk nasıl bir yeni nesil demek istemişti? Suçlu nesil mi? Anasını- babasını saymayan nesil mi?

Böyleleri sizin yetiştirdiğiniz nesil değil mi? Suçlu olmalarını öğrettiyseniz, yada suçun yanlışlığını öğretemediyseniz, suçlu onlar mı, yoksa onları eğittiğinizi düşündüğümüz sizler misiniz?

“Atam izindeyiz” dersiniz günde kaç posta. İz  ne demek, daha onu bilmezsiniz. Tatilde taş kırıp, içki tüketmek sanırsınız.

Bir dönem “Öğretmen evi ne evi?” diye, oralarda gördüğüm olumsuzlukları haber yapmıştım. Şahsıma dava açtılar, mahkemede sunduğum belgelere kendileri de şaştılar. Halen çoğu sizin nesliniz, kafa yapınızda olanlarla dolu oralar.

Elleri öpülesi iyilerde var elbette; yarası olmayan umarım gocunmayacak ve demek istediğimi doğru anlayacaklardır. Kaldı ki, biz sizin zihniyette olanlar için bile kötü temennilerde bulunmuyoruz. Allah ıslah etsin, demekteyiz. Aslında bu topluma asıl zararı dokunan, şeytanı kuvvetli olan, onun neferini yapan insanlardır. Böylelerini 'yüz karası'belleyip, mesleklerinden men etmek gerekir.

Bunlardan biride bir gün önce topluma yansıtıldı. Hayvan sever görünen okullarda eğitilip diploma sahibi olmuş başka bir akıllı geçinen, meğer fok balığını döverek eğitmiş, bu marifetiyle de önceki yıllar televizyon ekranlarında boy göstermiş. “Fok Badem ve onun falanı” gibisine... Yazıklar olsun! Ün için, para için günümüzde yapılmayan yok, lakin bu kadarı çok.

Hani hayvan severler, niçin ayaklanmadılar? Kuru kuruya hayvan sever gözükmeyin. Çoğu hayvan severin üzerine bir kaplan postu verseniz nasıl da giyer, kasılarak, dudak büzerek, gerdan süzerek.

Hayvanlardan önce insan demeyi, önce insana değer vermeyi öğrensin herkes; insan olmayı bilen zaten hiçbir canlıya fenalık yapmaz. Böylelikle kimselerde kimseleri korumaya kalkmaz. Bir deneyin, önce insan olmayı. Fetvayı önce herkes kendine dönük versin. Kendini düzelten insan, toplumu düzeltmiş sayılır.