Belediyeler Beklentideler

Belediyeler Beklentideler
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 26 Şubat 2019 07:58
BU BEKLENTİ GERÇEKLEŞTİĞİNDE 
KİM GEÇERSE GEÇSİN BAŞA, 
LAKİN DOKUNMASIN EKMEĞE AŞA.
 
altSeçim hazırlığı hızlandı. Mevcut belediye başkanlarının işe aldığı adamların içlerine sıkıntı verici bir telaş düştü. "Ya yeni gelen başkan beni kapı önüne koyarsa." "Ya masa başından alır da temizlik işlerine sürerse." 
Kadroya geçirilmişler bile endişeliler. Mevcut başkanın sayesinde makam elde edip beş yıldır saltanat sürenler, oradan oraya sürülme korkusundalar. Bu korku yüreklerine kor gibi düştü. Kimileri bu yüzden seçim emri veren Cumhurbaşkanına bile küstü.
Malumumuz belediyeler günümüzde pek çok partili için bir numaralı işe alınma umudu oluyor. Partiye hizmet edenin, emek verenlerin, partisi için gece gündüz çalışanların gayesi bir yakınını belediyede işe aldırmaktır. 
Çabalarının karşılığında mutlak beklentiye dönüşmüş  sevindirecek bir umut vardır. 
Partinin adayı geçerse başa, hiç bir sıkıntıya olmaz tasa; gün görülür, oğlana kıza iş aş verilir, böyle bir kıyak başka nerde görülür. Belediye kasasına bir maaş daha eklenir,hane halkı bir güzel rahat ettirilir. 
Bu durumları bilen belediye personeli arasında kaygı başlar, işten soğur elleri, seçim sonucu tahminleri yapar dilleri. Masa başından uzaklaştırılma kaygısı kara bulut gibi çöker içlerine. Bir evvelki seçimde torpille işe alınanlar, gelenle gitme endişesi yaşarlar. Bu kasvetten arınmak uğruna kimi gelecek başkana şirin görünmek için çabalar, kimi gidecek gördüğüne yerini sağlamlaştırması doğrultusunda niyaz eder. Belediyeler seçim öncesi ve sonrası değişik bir âlemdir.
Parti üyelerinin oy toplamaya çalışarak destek verdiği partinin adayı belediye başkanlık yarışını göğüslediği andan itibaren, partililer emeklerinin karşılığını istemeye başlıyorlar: “Bizim oğlanı, kızı ne zaman belediye’ye alıyorsun?”demeye. Beklentiye giriyorlar ballı lokmadan yemeğe. Karşılıksız yok hizmet, oyların karşılığı olmamalı hezimet. İdealin günümüzdeki içeriyi iş- aş demek... Hadi başkan, çevrene vaatler vererek baştan gebe kaldın doğurmada görelim. Doldur belediyeye yandaşları, aman küstürme arkadaşları...
İşte bu gerçek belediye’ye önceden bir şekil girmiş olanları tedirgin ediyor. “Gelecek başkan kimin işine son verecek, kimi nereye sürecek?" Asfalta sürülenler zifte bulanacak. Mesai saatleri belli olmayacak. Vah kravatsız halleri ne olacak?
Bir önceki seçimde başkasının yerine konanlar, makamlarda paşalar gibi kurulanlar, şimdi yeni kadrolara yerlerini verecek. 
Günümüz belediyelerindeki kadrolaşma tutkusu nedeniyle, çalışanlarının yüreğini bugünden işten atılma korkusu sarmış durumda. Bu sebepledir ki, belediye çalışanların bir kısmı şimdiden ılımlı görünmeye, hiçbir adayın adını zikretmemeye gayret ediyor.
Bazı çalışanlar gizliden ne olur ne olmaz endişesiyle şanslı sandığı adaya oy toplamaya, çevresindekileri iknaya çalışıyorlar. Yani ekmek yediği kapıya ihanet edenler oluyor. İşe girmesine vesile olmuş başkandan tekrardan seçilmesine yönelik umudu kesenler, seçilmesi muhtemel adayın başkanlığı uğruna kulisler kurup, reklamını yapıyorlar.
Her dönemde görülür, "Ben sizdenim başkanım, sizin için çok çalıştım." curcunası. Bazısı yine de toplar tarağı, tası. Boşa gider curcunası, havası, kalır kursağında makam hevesi. Böyleleri için çoğu yerde "Dönek" denilir. Börek yemek uğruna, yağcılık yaptıkları bilinir. Kendilerine sorsanız, "Ekmek davası için." diyerek yanlışlarını doğru gibi savunurlar.
Dışarıda da belediyede işe girmek isteyen hevesliler pek çoktur. Onlarda kimden torpil umutları varsa ondan taraf çalışırlar. Oy toplamada yarışırlar.
Velhasıl yurdum belediyeleri ve belediye çalışanları tarihi gün için, bugünden heyecanla yeni başkanlarının kim olacağı beklentisine girdiler. Belediye çalışanların pek çoğu için “Giden ağam, gelen paşam.” denilse de, gelecek başkanın yeni ekibiyle, yeni düzenlemelere gideceğini biliyor olmak, çalışanlara bu günden sıkıntı veriyor.
Bugüne kadar, ‘yakın zaman içinde’ aksi bir tavır sergileyen bir belediye başkanına rastlanmamış zira. Hele ki günümüzde şehirler büyüdü, her şehre üniversiteler kuruldu. Öğrenci gelirleriyle şehrin münasip yerlerine belediye sarayları konduruldu. Makam koltukları en pahalı deriden, arkaya kaykılmalı, oturunca kalkmamalı...
Onun içindir ki dilekler, belediyeye yeni başkan seçilecek kişinin, "Kendi adamımı kayıracağım." düşüncesiyle belediyeyi yeni personelle doldurup, fedakarlıkla çalışan cefakâr işçinin ekmeğiyle oynamaması.
 
Ayfer AYTAÇ
ayferaytac.com