Belediyecilik Siyaset Üstüdür

Belediyecilik Siyaset Üstüdür
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 04 Mart 2019 09:57
BELEDİYECİLİK DE YAPMIŞ BİRİYİM, NASIL OLMASI GEREKTİĞİNİ İYİ BİLİRİM.
 
altCumhurbaşkanı genel seçimler yapılacakmış gibi il il dolaşıyor. Sadece AKP'nin cumhurbaşkanıymış gibi partisine yerel seçimler adına oy istiyor. Meydanlarda halkın maneviyatına dokunan sözler söylüyor, yürek sızlatıcı şiirler okuyor. Muhalefeti yerden yere vuruyor. İnsanları kaynaştırıcı sevgi sözcükleri kullanmıyor. Kimse bunun nedenini soramıyor, zira iyi bir siyaset eğitimi almış olan cumhurbaşkanı buna fırsat tanımıyor. Vatandaşa bez torba dağıtıyor, üç kuruşluk bez torba için millet birbiri üstüne yığılıyor. Cumhurbaşkanı şiir okuyor, halk torba kapışıyor. Cumhurbaşkanı gün boyu şehir şehir meydan meydan dolaşıyor. Hiç yorulmuyor; bağırarak konuşuyor, şiir okuyor, torba dağıtıyor. Vatandaş bir torba kapmak uğruna birbirini eziyor. Bu sahneyi hemen her gün izliyorlar ekran karşısına geçenler. Kimse belediyeciliğin siyasetten ayrı tutulması gerektiğini söylemiyor. Çünkü benim ülkemde iktidarda olan bir partinin adamı değilseniz, belediyenize para desteği alamazsınız, vatandaşa hizmet getiremezsiniz. Yıllar yılı bu fikir yaygınlaştırılmış meydanlarda atılan nutuklarda.
Ben belediyeciliği siyasete bağlı bir yönetim olarak kabul etmiyorum. Belediye hizmetleri insana dönük yapılır, yapılmalıdır. Belediyecilik siyaset üstüdür. Arkalarında siyaset gücü olan belediyelerin, belediye başkanlarının ne yazık ki, şehirlerdeki çarpık yapılaşma da büyük payları vardır. Hatır gönüle binaen verilmiş yanlış inşa ruhsatları, vatanımın her yerinde çirkin şehirleşmeye sebep olmuştur. Belediye başkanı olarak seçildiğin yere hizmet etmek demek, önce oranın şehir imar planına özen göstermekle olur. O şehrin ve içinde yaşayanlarının geleceği düşünülerek hizmet verilir.
Belediye başkanı demek makamda kasılan, önüne getirilen dosyaya imza atan, uygun gördüğü ziyaretçiyi kabul eden, vatandaşı baştan savan kişi değildir. Belediye başkanı olmuşsa biri, her yönden güvenilir olmalıdır. Bulunduğu yörenin geleceğine yönelik kaygılanmalıdır. "Bugün ben makamdayken cukkaları alayım, yarınlardan bana ne!" dememelidir. (Cukka bazılarının uğruna her şey yaptığı rant, para.)
Belediye başkanlığı seçimleri öncesi, başkanlığa adaylar şehircilik konusunda vizyon sahibi olmalıdır. Ve bu konudaki kararlılıklarına bizi inandırmalıdır. 
Bir başkan adayı seçim öncesi demeli ki: "Benim bu şehrin yapılaşmasıyla ilgili gelecek planlarım şunlardır. İnsanların refahı için yapacaklarım bunlardır. Bu vizyonumu resmiyete döküyorum. Uygulamamda bir aksaklık olursa, bu resmiyet doğrultusunda bana görevimi bıraktırın." diyerek insanları ikna etmelidir. 
Etrafını gözlemleyen, önce şehrin geleceği diyen bir başkan, herkesin beklentilerine cevap verebilendir. alt
Ben kadınlarında siyasete daha fazla ilgi duymasını isteyen biriyim. Kadınların siyaset gücü, öngörüleri ticaretten üstündür diye düşünüyorum. Annelik şefkatiyle halkın hakkını daha âlâ gözetir diye umuyorum. Yeşile kıymaz, betonu şehre yaymaz sanıyorum. Lakin şeytan da boş durmaz diye biliyorum. Makamdayken daha fazla dürter durur insanı, cehenneme daha fazla yanacak can götürmektir maksadı.
Koltuklar veballi yerler, otururken besmeleyi çok etmeli, besmele eden de Allah'ın rahmetini hak etme uğruna çalışmalı, ahiret yurdunda acıklı duruma düşmemeli, bunu bu dünyadayken düşünmeli...
Bir yerlere hizmet etmek demek, önce  oranın modern şehirleşmesine önem vermekle olur. Modern şehirleşmede o şehrin mevcut yapısını değişik bezemelerle yenilemekle olmaz. İnsanların ihtiyacı olan değerleri ön plana almakla ve uygulamakla yapılır.
Ben bildim bileli başkanlar seçilip makama geliyorlar, çoğu belediyenin imkanlarını yeyip bitirip gidiyorlar. (Önce neydiler, belediye başkanı olunca ne oldular, nelerini gördüm.)
Tıkınıp doymayanlar "Bir daha, hadi bir daha! "diyerek,  seçmenden oy istiyorlar. "Yeter, bırakayım artık." demesini bilmiyorlar. Layık mıyım makama, diyerek kendilerini sorgulamıyorlar. 
Seçmenlerce "Önce şehirlerin düzeni." diyen ve bunu yapacağının taahhüdünü veren desteklenmeli; cebini dolduranlara, bu uğurda şehirlerin çehresini bozanlara tekrardan fırsat verilmemeli.
Aklımız düşünmek için vardır. Bu ülkede gelecekte çocuklarımız yaşayacaklardır. Bugün biz aklımızla değilde, yüreğimizin seçtiğiyle geleceği düşünmeden kararlar verirsek; eğer bize hükmeden sadece yüreğimiz olursa, yarınlarımızı olanaklara kapatıyor oluruz. Yapacağımız yanlış seçimlerle geleceğe yönelik olasılıkları daraltıyoruz demektir. 
Seçimimizi yaparken şahsa hayranlığımızı değil, şehre tutkumuzu önemsemeliyiz ve aklımızla çocuklarımızın yarınlarını çok iyi düşünmeli, neticesinde ona göre seçeceğimizi belirlemeliyiz. Bizden oy isteyenlerden en hayırlısını seçmeye çalışmalıyız ki, hayrını görelim. Çocuklarımızın geleceğini ziyan etmeyelim.
 
Ayfer AYTAÇ
ayferaytac.com