Bahar Geldi Kış Bitti

Bahar Geldi Kış Bitti
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 21 Mart 2019 10:12


Gönlümüzde Yüzümüzde Ruhumuzda Bahar Çiçekleri Açsın İnşallah

altHOŞGELDİN BAHAR☀️

Henüz güneşin ısısını kemiklerimizi ısıtacak kadar hissetmiyor olsak da, kışın soğuk yüzünü geride bıraktık. Artık bahar geldi, kış bitti. "Bundan sonra yağan durmaz, doğan ölmez" demişler büyükler. Soğuklar olsada içeriye girmez, sağlığa vurmaz gibisine. Nisan geçene kadar kısa bir dönem daha serin ve yağışlı havalar beklensede, kış tünelinin sonu göründü. Nihayetinde yaz mevsimi hemen kapının ardında bekler gibi. Nevruz girdi bile baksanıza; yaz aylarının öncüsü, baharın müjdecisi Nevruz, gelişiyle Perşembe günü pek çok yörede sevgi dolu, kardeşlik duyguları yaşattı. İnsanlar birlik ve beraberlik ortamında, Nevruz kutlamaları yaptılar. Özlenen tablolar, Nevruzla birlikte görüldü.

Bizim yöre pek alışık değil ama Türkiye’nin pek çok yerinde Nevruz kutlamaları yapılır. Nevruz ‘baharın müjdecisi’ demektir. Nevruzun asıl anlamı ‘yeni gün, ışığı bol gün’ demektir.
Yüzyıllar önce kış şartları, şimdiki zamandan çok daha ağırmış. Geçmiş zamanda sıcak barınaklar yok tabi, herkes bulduğu ine sığınıyor, avladığı hayvanın kürküne sarınıyor, yaktığı ateşin karşısında ısınmaya çalışıyor. Günümüzün şöminelerine ilham veren, eski çağın ısınma şekli, insanlık tarihinde çok uzun bir süre teşkil etmiş. İnsanoğlu çetin geçen kışın ilk durulduğu ve gün ışığının en yüksek olduğu günü de hemen bayram etmiş. Az önce belirttiğim gibi ‘gün ışığı’ anlamına gelen Nevruz, bu sebeptendir çağlar boyu insanlar arasında coşkuyla kutlanır. 
Müslüman âleminin de Ramazan ve Kurban Bayramlarından sonra Nevruz, Türklerin tek ortak noktaları olarak bilinir. Eski çağ insanlarının gün ışığını yüksek gördükleri bu günde, son kez bol ateş yakarak, artık bir dahaki, kışa kadar üşümeyeceklerini düşünerek, ateşin üzerinden atlarlarmış. 
Hani sobalı evlerde yaşayanlar bilirler, ev halkı arasında bazen, “dün ben yakmıştım sobayı, bugün sen yak” tartışmaları olur ya, kirli ve zahmetli iştir soba yakmak, külünü değiştirirken, el ayak islenir kalır. 
Eski zamanda belki bu ısınma işi daha külfetli oluyordu. Öyle ya; evin adamı çıkacak ormanlık alana önce bir yakacak ağaç bulup devirecek, sonrasında bunu parçalara ayıracak ve uğraş didin kütükleri tutuşturmayı başaracak da çoluk çocuk ısınabilsin. 
Adam bunun derdinden kurtuluyorum, deyip son kez harlı ateş yakıp, bir de üzerinden atlamış. “Oh be, uzun süre seninle sorunum olmayacak, artık iliğimi kemiğimi gün ışığı ısıtacak” deyip deyip ateşin üzerinden atlamışlar. 
Çevre kovuklarda yaşayan diğer ilk çağ insanları da aynı şeyi yaptıkları için bu durum bir bayrama dönüşmüş, sonra gelenek olup günümüze kadar gelmiş.
Günümüz insanları da baharın gelişini simgeleyen Nevruzu bayram olarak kutluyorlar. Gülümseyen yüzlerle ateşler yakıp üzerlerinden atlıyorlar. 
Şimdinin insanından bazıları bu ateşten atlamayı, günahlarından arınma sanıyor. Geçmiş çağdan daha geri bu insanlar ne yazık ki batıl itikatlardan kurtulamıyorlar. 
O kadar kolay mı, sen her haltı ye, sonrasında bahara erişince ateş yak, üzerinden atla kurtul. Her yapılan hatanın cezası mutlaka vardır. Hem bu dünya da, hem de ahrette eden mutlaka Kim kime ne ettiyse karşılığını görür. Ne yanlış etmişse işte, onu insanlar kendileri bilir.
Aslında Nevruz doğanın uyanışı demektir. alt
Çiçeklerin açacağını, kuşların sesinin daha çok duyulacağını müjdeler bize. Artık kışın bittiğini, soğuklardan donan ve ağrıyan kemiklerimizin güneşin feriyle sıcaklığa bürünüp sağlıklı olacağını belirtir. Herkes bunun sevinciyle dolu olarak, birliktelik içinde coşkuyu paylaşır. Tarımla uğraşanların, tarlalarına, bahçelerine bakım yapma zamanıdır bahar. Yenibahar yeni güzellikleri de beraberinde getirir. Allah’tan bu yıl kışın yağışlı geçti sayılır. Halen daha yağış şansımız var, dileriz toprak ana suya doymuştur. Önümüzdeki yaz mevsiminde kuraklık sıkıntısı yaşamayız. 
Her ne kadar Nevruzla birlikte bahar gelmiş olsa da, bizler eski çağlarda olduğu gibi, hemencecik ateş yakmaktan vazgeçmeyelim. Memleketin havası Mayıs ayına kadar tam manasıyla ısınmaz. En azından hıdrellez geçene kadar sobalı evler sobasını sökmesinler. Odun kömür bitmiş olsa da, üşününce giymediğiniz eski pabuçları bile yakarak, sıcaklıktan nasiplenirsiniz. Hoşgörüyle donatılmış birlikteliğimizi her konu da, her daim yaşamak dileğiyle.
Hem yeniden doğuşu, tomurcuklanmayı, çiçeklenmeyi; hem de barış için, kardeşlik için, dostluk için, yeni güzel başlangıçlar için ihtiyacımız olan ateşi temsil eden Nevruz Bayramımız hepimize kutlu olsun…Avrasya’nın, Türk Dünyasının ve bütün insanlığın bu güzel bayramı Nevruz, kardeşliği, dostluğu güçlendirsin… Nevruz, yüzyıllardır olduğu gibi, bin yıllarca da çatışmanın değil, kardeşliğin adı olarak anılsın… Ortak kültür ocağımızın eteşi hiç sönmesin, coşkumuz hiç eksik olmasın inşaallah...