Kültürler Karıştı

Kültürler Karıştı
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 31 Mart 2019 02:50
YEMEK KÜLTÜRÜMÜZ TEHDİT ALTINDA
altHerkes her yerli oldu. Kimse doğup büyüdüğü topraklarda değil artık. Büyük şehire göçen köylü, köylülüğünü unutuyor. Dolayısıyla üretmiyor, tüketime dahil oluyor. Şehirli gibi olmaya çabalıyor.
Toprağını bırakıp başka yerlere gidenler, gittiklere yere kendi kültürlerini de götürüyorlar. Toprağın ekilip dikilmesinden bi haber köy kökenli şehirliler var şehirlerimizde. Bilhassa yeni nesil köylüler, giyimde kuşamda çoktan şehirliyi geçmişler. Çarşıda pazarda dolaşırken kim köylü, kim şahirli bilinmez oldu. Pek çok şehirlerimizin sakinleri çoğunlukla köy kökenli. Bağını bahçesini satmış, yıllar öncesi köyünü terk etmiş, şehirlere yerleşmiş niceleri. Etrafımızdaki konu komşulardan pek çokları doğma büyüme şehirli gibi, ama değiller kök köylü... Şehirli olmaya çalışmış, lakin olamamişlarda var. Özünü yitirmemiş bu kesimin kendileri olamasada çocukları şehirlilerle kaynaşmış. Benim şehir yaşantımda çevrem köylü vatandaşlarımızla dolu. Bunun güzel yanı var mıdır, bugün için vardır belki, lakin geleceğimiz için büyük tehlikedir. Ekim, dikim olmayacak, et süt üretilmeyecek demektir. Şehirde yetişen köy kökenli gençler bir daha köyüne gitmeyecek, köy havasını koklamayacak demektir. Sakıncalı durumlar velhasıl; kökünden kopmak, başka yerli olmak, şehirli olmaya çalışmak çok zordur. Farkında değil gibi herkes, ama  Bunun sıkıntılı sonucunu zaman gösterecek. 
Konuyla bağlantılı bir başka sorun, son yıllarda başka il ve bölge yemek kültürünün tehdidi altında bulunuyoruz. Büyük şehirlerimiz dünya mutfağı adı altında ecnebilerin ağız tadı yemeklerini bize lezzet diye sunarlarken, kendi nefis tatlarımızı unutturma gayretindeler. Ülkemizde ne kadar çok yabancı şef bulunuyor biliyor musunuz? Sadece otel mutfaklarında değiller, alenen restaran açarak içimize girmişler. başka ülkelerden gelenler mi dolu buraları? Hayır, daha çok bizim insanlarımız oralara sayıyor paraları... Turistlere kendi kültürümüzü ve yenmek lezzetlerimizi tanıtmamız gerekirken, bizim onların yemeklerini benimsiyor olmamız çok üzücü bana göre..Bugün belki durumun vahameti görülmüyor, ama geleceğimiz yabancı mutfağın istilası altında, önlem alınması gerektiğini düşünüyorum.
Misal bizim ilin kendine özgü yemnekleri yapılmaz oldu. Çalışanların çoğunluğu öğle yemeklerini dışarıda yiyorlar. Halkın tercihiyle çoğalan, Isparta’ya dışarıdan gelen mutfaklar ve yemekler genellikle şunlar: Karadeniz mutfağı ve yemekleri, Adana mutfağı ve yemekleri, Harput (Elazığ) mutfağı ve yemekleri, Gaziantep mutfağı, yemekleri ve Urfa, Elazığ, Hatay yemekleri ve daha pek çok uzak ilin, bize uzak tatları Isparta’da tanındı.
Isparta’nın kendine özgü yemekleri de Ispartalılar gibi, Isparta’yı terk etmek üzere. Böylece Isparta’nın yemek kültürü başka illerin yemek kültürünün tehdidi altında, hatta yok edilmek üzere. Bu nokta da bir an için düşünmemiz gerekiyor. Isparta’ya gelenler geldikleri yörenin yemek kültürlerini de beraberinde getiriyorlar. Ama Ispartalılar gittikleri yöreye bizim yemek kültürümüzü taşımıyorlar. 
Geride bırakılmış ve Ispartalılarca da sahip olunamayan Isparta’ya özgü yemekler, damak tadımızdan uzaklaşmak üzereler. Ispartalılar bugün yemek kültürlerini kaybediyorlarsa, yarın ananelerini de unutacaktır. Isparta Isparta olmaktan çıkacaktır. 
Bu karalığı henüz fark edilmeyen bulutların Isparta’nın üzerine yayılmadan önce tedbirin alınması gerektiğini düşünüyoruz. Çeşitliliğe karşı değiliz. Kültür zenginliğimize katkıları olsun, düşüncesiyle başka yörelerin yemeklerine de açığız. Ama onları benimseyip Isparta yemeklerini unutursak, Ispartalılığımızı da unutur oluruz. Demedi demeyin...