Tarihin Penceresinden Belediyemiz

Tarihin Penceresinden Belediyemiz
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 06 Nisan 2019 09:21
altİklimi güzel ilimin belediyesinin tarihine kısaca bir göz atayım dedim. Gül şehrimin belediyesinin kuruluş tarihi ne yazık ki kesin olarak bilinmemektedir. Belediyemizde benim basın müşavirliği yaptığım dönemden önce arşiv sistemi olmadığından,  kuruluş evveliyatına yönelik ne yazık ki hiç bir kaynak bulunmuyor. 
(Ne çabuk geçmiş zaman) 20 sene öncesi belediyemizin basın ve halkla ilişkiler müdürü olmam sıfatıyla tarafımca hazırlanan mevcut arşiv benden sonra yerime gelenlerce korunuyor mu, bilmem. Zira belediyelerde öyle bir anlayış var ki, eski başkan giderken kendi zamanındaki oluşumları yok ediyor. Yahut yeni gelen eskinin yaptıklarını rafa kaldırıyor, kendi düzenini inşa ediyor. Bu zihniyeti hiç anlamamış olsam da, hep yadırgasam da zihniyetler değişmedikçe sistemlerin değişmesi pek etkili olmuyor ne yazık ki...
Şehrimin geçmiş dönem belediyeciliği toplumumuzu ilgilendirmese de, ben geleceğimiz olan gençlerimizi bilgilendirmek amacıyla biraz akılda kaldığınca bildiklerimi anlatmaya gayret edeyim. 
Benim belediyede görev yaptığım süreçte yaşlı vatandaşlarımızla bizzat yüzyüze görüşerek edindiğim bilgilerden yola çıkarak Isparta belediyesinin kısa dokümanını çıkartabiliriz. Araştırmalarıma göre 1886 yılından bu yana Isparta belediyesinde, Belediye Başkanlığı yapanların isimleri bulunuyor. ( Önce Şunu açıkça beyan edeyim. Bu araştırma tarafımdan yapılıp, belediyede görev yaptığım dönemde gün yüzüne çıkarılmıştır. Ve benim açıklamalarım sonucu, belediye başkanlarının isimleri başkalarınca alınıp, kendileri bulmuş gibi kullanılıyor. Benden önce hiç kimse  söz konusu araştırmayı yapmamıştır. İsimleri kendileri bulmuş gibi kullananlar hazıra konmuşlardır. Görevim sırasında belediye başkanının talimatıyla kimlere ne fotoğraf ve dokümanlarımın arşivlerimi verdim, bilgi paylaştıkça güzeldir bildim. Fakat sonrasında sahiplendiler. Isparta sevdamdan sesimi çıkarmıyorum. Dünyalık payelerini sarsmıyorum. Doğrusunu Yüce Allah biliyor. ) 
Evet, pek çok konuda araştırma yapmadan yazmadığım gibi, bu konuda da geçmişte yaptığım araştırmama göre, 1886 ile 1920 yılları arasında, Osmanlı yönetiminde halkın emin kişi bellediklerinden benim ilimde Belediye Başkanlığı yapanlar şunlar: 
Hacı Ali Ağa. ( 2 defa) Danabaşıoğlu Hacı Mustafa. Hendenzade Hacı Efendi. Böcüzade Süleyman Sami Efendi (2 defa) Arapzade Mehmet Efendi. Ali Dede. Süldürzade Nadir Efendi. Bodurzade Hacı Hasan… 
Cumhuriyet dönemi belediye başkanları ise şunlar:  Böcüzade Süleyman Sami Efendi. Ahmet Efendi. Tütüncüzade Mehmet Ali Efendi. Alaybeyoğlu Hakkı Bey. Dr. Nuri Bey. 
Soyadı kanunu sonrası başkanlar: Hilmi Çakmakçı. Kemal Demiralay. Tevfik Kınık. Dr. Ali Boşgelmez. Hilmi Dolmacı. Süreyya Demiralay. Orhan Kutlu, Cavit Mavilioğlu. Fuat Uyar.(AP) Doğan Kımıllı.(AP) Müslim Sevgi.(80 Darbesi askeri idare sonrası getirilen) Ziya Zeynelgil.(ANAP) Altan Raşit Civan. (AP) Mehmet Aybatılı.(DYP) Yusuf Ziya Günaydın (MHP) ve Hasan Balaman (AKP)ve tekrardan Yusuf Ziya Günaydın ve yine Yusuf Ziya Günaydın (3 defa) Son seçimde seçilende Şükrü Başdeğirmen AKP'den...
Isparta 1965 yılına kadar klasik bir kasaba hüviyetindeyken, bu tarihten itibaren Isparta’da modern şehirleşme başladı. Yeni caddeler açıldı Isparta merkezine. Yepyeni, modern katlı konutlardan oluşan modern mahalleler kuruldu. 
Isparta büyüdükçe belediye çalışanlarının sayılarında da artış olmaya başladı. Cumhuriyetin ilk yıllarında 15 olan belediye çalışanının sayısı, daha sonraları Belediye Başkanıyla birlikte 60 elemana yükseldi. İki dönem sonrasında Isparta belediyesinde personel sayısı 100’e, Fuat Uyar zamanında 150’ye çıkartıldı. 
Araç gereç bulunmuyordu eski dönemde Isparta belediyesinde. Belediye başkanlarının bile makam arabaları yoktu. Evinden belediye’ye, belediyeden evine yaya gelip giderdi belediye başkanları, 60 lı yılların öncesi.
Aslında bir makam arabası alınmış belediyeye, ancak o belediye başkanına özel değil de, dışarıdan gelecek özel konuklara yönelik garajda bulundurulurmuş.
Isparta belediyesine başkan olan herkes, kendi geniş görüşlülüğü ve belediyenin maddi gücü oranında hizmet vermeye çalışmış.
1965 ile 1980 yılları arasında Halı Sarayı, Otogar, Soğuk Hava Deposu, İçme suyu depoları, içme suyu yenilenme çalışmaları, şehir imar planı, mücavir alan genişletme faaliyetleri, Küçük Sanayi sitesi yapımı gibi o günlere göre büyük hizmetler gerçekleştirildi. 
Daha sonraki gelen başkanlarda Isparta belediyesi olarak çağdaş şehir olma yolunda çalışmalar yaptılar. Yeni projeler gerçekleştirdiler. Asfaltlama çalışmalarına önem verdiler. Kaldırım yenilediler. 
Kimi hükumet desteğini arkasına aldı. Başarıları, partilisi olduğu hükumetten dolayı aldığı destekle arttı. Akılda kalıcı çalışmalar yaptı. 
Kimisi hükumet desteği olsa da becerisizliğiyle geldi geçti oldu.
Hangi Başkanlar ne şekilde çalışarak Isparta’ya neler yaptılar, neler vaat edipte yapamadılar. Belediyeyi borç batağında bırakıp gittiler. Bunları aslında tek tek yazmak isterdim. Lakin bunu ne yazık ki, şimdi buradan yapamayacağım. Ömrüm vefa ederse başka zamanda anlatacağım. 
Çalışanlarına yönelik  şunu söylemem gerekirse; 60 lı yıllar sonu ve 70 li yılların başlarında belediye personeli 100 den 150 ye, 150 den 250 ye, 250 den 650 ye çıkarıldı. "Ne oldu da?" derseniz, parti kayırmacılığı girdi devreye... Isparta belediyesi çalışanları bir ara Altan Raşit Civan zamanında 630 işçi, 495 memur olarak toplam 1125 çalışan olarak resmiyete döküldü. 
Bu durumda gösteriyor ki, yandaş kayırması asıl 1989 yıllarında başlıyor. 
Aslında belediye de yandaş kayırması diye bir olay yoktu. Belediye’ye eleman alımı eski yıllarda genellikle şöyle yapılıyordu. Belediyeden emekli olmuş bir çalışmışın en yakını yerine alınabiliyordu. Böylece ailede işsiz kalmak gibi bir durum söz konusu olmuyordu. O günlerde Isparta zaten küçük nüfuslu bir kent olduğundan, herkes de “belediyeye kapak atayım” diye düşünmüyordu. 
Belediye’ye yakınlarını ilk kez işe alan başkan, 1966 yılının belediye başkanı Cavit Mavilioğlu olmuştur. Ama o başkanın bunda haklı bir gerekçesi vardı. 
Belediyenin zabıta teşkilatına bayan eleman almak isteyen başkan Mavilioğlu, Ispartalılara günlerce duyuru yaptı. “Evde genç kızınız varsa getirin zabıta memuru yapayım” diye. Tahsil falan da aranmıyordu. Yeter ki çalışmayı isteyen bir genç kız olsun. İsterse kara cahil olsun. Bütün duyurular, bütün olumlu yaklaşımlar, bütün rahat koşullar Ispartalı ailelerin gözünü boyayamadı. Aileler “Kız kısmı çalışmaz, hele erkek ortamında asla” diyordu da, bir dolu da günahtan bahsediyorlardı.
Kızları işe alma çağrısına hiçbir cevap bulamayan belediye başkanı attığı adımdan dönmedi. “Ispartalı kızını çalıştırmak istemiyorsa, bayan zabıta dönemini kendi kızlarımı işe alarak başlatacağım” dedi. Ve iki kızını belediyenin zabıta kadrosuna kattı. Fakat Ispartalılar bu zabıta kızlara iyi gözle bakmadığından, başkanın kızlarının çalışma ömürleri de kısa süreli oldu.
Cavit Mavilioğlu’ndan sonra belediyenin başına Fuat Uyar başkan oldu. Onun yaptığı tek adam kayırma, yeni yeni adını duyurmakta olan Ispartaspor idarecilerinin de ricasıyla bir gazeteciyi belediye de çalışıyor gösterip, gazeteden alamadığı maaşını belediyeden vermek şeklinde oldu. Fakat bir sefer yapılan bu uygulamada, gazeteci belediyeden de maaşını düzenli alamayınca, yine başkan tarafından işine son verildi. O zamanlar yeni gazeteci sayılan bu şahısta, Fuat Uyar’a gücendiğini belirtmek ister gibi, tası tarağı toplayıp Isparta’yı terk etti. Almanya’ya işçi olarak gitti. Orada emekli olana kadar çalıştıktan sonra, yine Isparta’ya dönerek gazetecilik yaptı. 
Daha sonraki yıllarda yandaş kayırması, ihtilal sonrası askerin tercihiyle belediye başkanlığına getirilen Müslim Sevgi’nin, kendisinin muhacir olmasından dolayı Emre Mahallesinin işsiz gençlerini belediyede iş vermesiyle yoğunlaştı. 
Neredeyse askerden gelmiş Emre mahalleli işsiz gençlerin hepsi de belediyeye kolayca giriverdiler. Bazıları memur kadrosuna alınıp yerleri sağlamlaştırıldı. Bazıları işçi sınıfında kaldı. Bu belirlenme işe alınanın yakınlık derecesine göre yapılıyordu. Eğer işe alınan bir göbek uzak akrabaysa memur oluyor, dış kapının mandalı kadar uzak olana işçilik veriliyordu. Böylece belediye’de çalışanların sayısı 650 ye çıkıvermişti. İşte bu rakamı Altan Raşit Civan göreve geldiğinde bariz şekilde yandaş kayırmacılığı yaparak 1125’e yükseltti.
1997 yılı belediyesinde 130’u geçici olmak üzere toplam 335 işçi, 348 memur çalışanı oldu Isparta belediyesinin. Belediye’ye eleman alımlarına biraz frenleme sistemi konulduğu görülüyor. 
Yusuf Ziya Günaydın’ın başkan seçildiği ilk dönem ‘1999’ da, bu rakam oldukça yükseliyor. ‘Isparta büyüyor’ denilerek Isparta belediyesi de çalışanların gerektiğinden fazla artışıyla genişliyor. 
ISBAŞ A.Ş, BELMAŞ A.Ş Isparta belediyesinin su götürür en önemli gelir kaynağıydı. Hükumetin yetişmediği dönemlerde fazladan alınan elamanın maaşları buralardan ödenerek iş kurtarılıyordu. 
Normalde çalışanların sayılarına yönelik bir resmi kota getirilmediğinden, bu iş tamamen belediye başkanlarının üstünlüğüne bırakılmış oluyordu. Sonraki dönemlerde bu oranlar arttıkça artı.
Şu an Isparta belediyesinde kaç çalışan vardır? Resmi olarak bir açıklama çok beklenti içinde bulunmamıza rağmen belirtilmemektedir. Sistemler çok değişti. Bizim belediyeden üniversite kadrosuna geçen memurlar olduğu kadar, başka belediyelerden atanmayla gelen elemanların sayıları da bir hayli çok. 
Belediyeler günümüzde pek çok partili için bir numaralı işe alınma umudu oluyor. Partiye emek verenler, partisi için gece gündüz çalışanlar, partinin adayı başkanlık yarışını göğüslediği andan itibaren başlıyorlar “Bizim oğlanı, kızı ne zaman belediye’ye alıyorsun,” demeye.
İşte bu gerçek belediye’ye önceden bir şekil girmiş olanları tedirgin ediyor. “Gelecek başkan kimin işine son verecek, kimi nereye sürecek?” korkusu çalışanların yüreğini her seçim öncesi sarmış oluyor. Bu sebepledir ki, belediye çalışanların bir kısmı işini kaybetmemek adına ılımlı görünmeye gayret ediyor. Gelen ağam, giden paşam" zihniyetiyle çalışanlarda yok değil. İyi bilinmelidir ki belediyeler kimselere mülk değil.
 
Ayfer AYTAÇ
Milliyet Blog da