Esip Savuruyoruz

Esip Savuruyoruz
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 11 Nisan 2019 08:08
altBir kişi hayırlı olanı, çıkarına uygun olana tercih etmedikçe kâmil bir mümin olamaz... Merhamet herkesin harcı değildir. Acımak kibirdendir, merhamet ise gönülden.Zenginlik mal çokluğuyla değildir. Bilakis zenginlik göz tokluğuyladır.
Giderken yanında götüreceklerinin bir önemi yoktur. Aslolan ardında bıraktıklarındır. Sevgin, saygın, insanlığındır senden hatırlanan! Nefesler sayılıdır ve her an geçtikçe azalmaktadır! Her nefes iyi olmamıza bir fırsattır.
Dünyada var olan hiçbir şey gerçekte bizim değildir. Giderken dünyada neyimiz varsa geride bırakıyoruz, yaptıysak iyiliklerimizden başka bize hiçbir şey yanımıza kalmıyor…
Güzel bir söz ve bağışlama, arkasından incitmeyle gelen sadakadan daha iyidir. Allah zengindir, acelesi de yoktur. Bakara - 263)
Büyük zatlar Allah aşkıyla ve Allah yolunda yürümüşler pek güzel sözler söylemişler, ne mutlu öğrendiklerinden ders alabilene...  "Zahid incitmez, Veli incinmez." demiş dünyanın geçici olduğunu akıldan hiç çıkarmayan, dünya hırsına kapılmayan ecdadımız. Biz onların torunları olarak gün içinde isteyerek veya istemeyerek ne canlar yakıyor, kimleri nasıl incitiyoruz. Kırılan kalplerin onarılmasını da düşünmüyoruz, çünkü kalp kırdığımızın bile çoğu kez farkında olmuyoruz.
Günlük hayatımızda çoğumuzun aynı şekil davranacağı muhtemel, küçük bir örnekleme aktaracağım. Acaba bu anlatım da kendimizden ne kadarını görmüş olacağız?
Pazara giden bir kadın yumurta ve kabak satan yaşlı bir adamla karşılaştı ve sordu:
-" Yumurtaların fiyatı nedir?"
Yaşlı satıcı dedi ki: 
-" Yumurtanın tanesi 25 kuruş hanımefendi".
Bunun üzerine kadın dedi ki:
-Çok pahalı, sana 6 yumurta için 1 lira veriyorum ister misin, yoksa almam giderim?"
Yaşlı adam beklemekten yorulmuştu. Üstelik müşterisini geri çevirmek istemiyordu. Tüm iyi niyeti ve gülümsemesiyle satıcı, kadına dedi ki: 
-"Tamam, olur. İstediğin kadar al hanımefendi, bu benim için iyi bir başlangıç olur, belki paranız uğurlu gelir. Zira şu saate kadar hala tek bir yumurta bile satamadım bugün"
Kadın 6 tanesine 1 lira ödeyerek yumurtaları aldı bez torbasına koydu ve kilosu iki lira olan kabaktan da üç kilo alıp iki lira verdi. Sonra hızlı bir şekilde satıcının yanından uzaklaştı. Kendini bu alış verişte karlı ve kazanmış hissediyordu. Mutluydu.
Pazar yerinde alış verişini tamamlayan kadın evine gitti. Aldıklarını mutfak tezgahına boşalttı. Üzerindeki pazar kıyafetlerini değiştirdi. Sonra telefonu eline alıp arkadaşını aradı.
En iyi arkadaşı en lüks arabasıyla geldi aldı evden, iki kadın pahalı arabaya  bindi ve öğle yemeği için çok şık bir restorana gitti.
Orada,  kadın ve arkadaşı canlarının çektiği her şeyi istediler. Sonunda kilo almamak adına her getirilenden az az yediler ve masa üzerindeki tabaklar dolusu yiyecekleri öylece bıraktılar.
Hesabı ödemek için kasaya yöneldiklerinde kasiyer yedikleri karşılığında toplam 140  lira istedi. Ve kadın çantasından çıkardığı 150 lirayı uzattı. Saçlarını arkaya doğru atar gibi yaparak çevre masalara göz attı, kendine bakan bir kaç kişiyi fark etti ve restoran sahibine:
-"Üstü kalsın." dedi.
Bu durum restoran sahibi için oldukça memnun ediciydi. Kadına tebessüm ederek:
-"Tekrar bekleriz efendim, iyi günler dilerim efendim." cümleleriyle başını da hafifçe eğerek kadınları selamladı. Kadınlar gülümsemeyle karşılık vererek bölgeden uzaklaştı.
Bu gibi durumlar her gün çevremizde yaşanıyor. Pek çokları için bu tür yaşantı normal olabilir, ama yumurta satıcısı için netice çok üzüntü vericiydi. Çünkü o yumurtalarını satamadığı gün evine ekmek götüremiyordu.
Neden her zaman muhtaç sandığımız insanlardan bir şey satın aldığımızda paramıza güvenerek güç gösterisinde bulunuruz? Ve neden hiç ihtiyaç sahibi olmayanlara karşı daha çok cömert olduk? 
Bir keresinde bir yerde bir hatıra okumuştum:
Diyordu ki hatırasını anlatan kişi: "Bir arkadaşım eskiden hiç ihtiyacı olmadığı halde fakir insanlardan basit malları satın alır, onlara o malların değerinin üstünde daha fazla para verirdi. Bu eylem için endişelendim ve bunu neden yaptığını sordum. Arkadaşım dedi ki: "Bu onurlu bir sadakadır kardeşim."
Çok duygulandım ve o gün bugün aynı yolu izler oldum.  O gün bugün elimde olanı paylaşmayı öğrendim. O gün bugün pazarcılarla pazarlık yapmadım, lokantalara bahşiş bırakmadım. O gün bugün:"Niyet ettim Allah Rızası için incitmemeye ve incinmemeye...
 
İnsan evladı eğer 5 lirayı sadaka olarak verecek olsa bu miktarı çok bulur, 1 lirayı verir, 4 lirayı cebine geri koyar. Fakat 5 lirayla mağazadan birşey almaya gitse alacak birşey bulamaz, ya da bulduğunu beğenip almaz. Ne garibiz değil mi? Hakikatte her birimiz ilmen cahiliz, Allah rızası kazanmakta garibiz, doğru olan hiç bir şeyi tam manasıyla bilmiyoruz.
 
Kalpler Allah’ı anmakla huzura kavuşur:" Biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.[Rad-28"
"Allah; emir ve yasaklarına riayet eden, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye çıkış yolu gösterir, onu hiç hatırına gelmeyen bir yerden rızıklandırır. Allah'a tevekkül eden kimseye O yeter..." (Talâk Suresi / 2-3.)
"Yeryüzünde yaşayan hiçbir canlı yoktur ki onun rızkı Allah'a ait olmasın."(Hud,6)
"Allah aşkı başkadır azizim seni senden almaz seni kendine getirir ." (Hadis-i Şerif)
Allah'ım merhametsizleri bize musallat etme... (Tirmizi Davaat 79)