Ramazan Rahlesi

Ramazan Rahlesi
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 08 Mayıs 2019 09:40
Makale İçeriği
Ramazan Rahlesi
Ramazan Rahlesi
Tüm Sayfalar
RAMAZAN AYI YARDIMLARIN ARTTIĞI BİR AYDIR
 
altRahlemin başına oturdum, ramazandan öğrendiklerimi düşündüm. Öğretici olmak maksadıyla değil, paylaşmak adına düşündüklerimi yazıya döktüm.
Yüce Allah dinimizi hoşgörüyle donatmış, yarattığı kullarını iradeleriyle birlikte özgür bırakmış. Kullarını çok seven Allah (Celle Celaluhu) bizim daha sağlıklı yaşamamız için bazı yasakları bildirerek bizleri iyi kul olmaya davet etmiş. İyi kul olursan da işte sana mükâfat diyerek, altından ırmaklar akan cenneti vaat etmiş. 
O cennete girmek için de bizden vize falan istenmiyor. Makam ve para gücümüzün de sözü dinlenmiyor. Dayı, amca torpili hele hiç geçerli değil. Tek gerçek giriş izni var. O da doğru kul olmak, kul hakkı yememek; yani dünya da kimseyi incitmemeye çalışarak ömür vadeni doğru insan olarak yaşamışsan, cenneti hak etmiş birisin demektir. Evet aslında cennete girmek bu kadar kolay, aksini asla düşünmeyelim.
"Ne de olsa insanız, bunca sıkıntıların arasında bire bir nasıl doğru oluruz? Biz iyi olsak da başkaları kötü olabiliyor, kötüye karşı nasıl iyi olalım?" diyorsak, hele bir biz kendimiz için iyi olma gayretine girişelim, elimizden geleni yapalım, herkese iyimserlikle  bakalım, kötüye de iyiliğimizle örnek olma çabasında bulunalım, gerisini Yüce Mevla’ya bırakalım. 
İnsan olduğumuz için ve hataya açık olarak yaratıldığımız için, bilerek bilmeyerek yaptığımız çok yanlışlarımız olacaktır elbette. Sonradan samimi pişmanlık duyarak hatadan kaçınmaya karar vermek, elden geldiğince doğru insan olmak, yanlışların farkına varıp tekrarlamamak, irademizi ve nefsimizi dizginleyebilmemize bağlı. Biz yaratılmış insan olarak birbirimizi sevmeyi ve anlamayı başardığımız sürece Yaratıcı'mız Allah’ın hoşgörüsü, affediciliğiyle cennete kolaylıkla gireriz inşallah. 
Bu umuttur ki, bana beni doğru insan olarak yaşamaya yönlendiren, sizlerin de aynı hisler içinde olduğunuzu düşünüyorum ve ramazan ayını fırsat bilerek oruç tuttuğumuz kadar, çevremize de iyilikler yapalım diliyorum. 
Bu günler yoksullara, hasta, dul ve yetimlere daha hassas olmamız, daha sevecen davranmamız gereken günlerdir. Bu günler iyi yanlarımızı yakalayacağımız , kalbimizi feraha erdireceğimiz fırsat günleridir. Değerlendirmesini ve kıymetini bilmelidir.
Ben ara sıra hastanelere hiç tanımadıklarıma ziyarete giderim. Hastaların hatırını sorar, onlara şifa dileklerimi sunarım. İlk başta gelişimi yadırgayanlar, "Kimsin, nesin?" der gibi bitkin halle yüzüme bakanlar bile, duamı duyunca iyi niyetimi anlıyor ve dinçleşmişcesine yatağında doğrulmaya çalışarak, yüzünde beliren tebessümle memnuniyetini vurguluyor. Yanında biraz daha fazla kalmamı istiyor, yine gelebilir miyim, diye ısrarla soruyor. İşte beni de o anlar, gülümseme dolu sıcak bakışlar mutlu ediyor. Tavsiyemdir.
Tavsiyemdir, kendinizi iyi hissetmediğinizde bir deneyin. Sizden daha zor durumda olanları ziyaret edin, dermansızlığa bürünmüş durumlarını duyunca tüm sıkıntılarınızın yersiz olduğunu görüp, şükür dualarıyla mutluluğa gömülüyorsunuz.
Bu mübarek günler içinde olsun içimizdeki iyiliği dışımıza yansıtalım. Gücümüz oranında ne yapabilirsek onu yapalım. Fakiri doyuralım, yoksulu, yoksunu gözetelim. Öksüzü donatalım. Etrafımıza karşı  duyarlı olalım, çevremizi temiz tutalım. Çocuklarımızı sevindirelim. Büyüklerimize saygılı, küçüklerimize sevgili olalım. Sevgiyle donanalım. Sevgiyle yaşayıp, sevgiyle ölelim. Toprağa girdiğimizde sevgiyle karşılanalım.
Çok şey değil ki bunlar, zaten özümüzde mevcut olan iyiliğin icraatını yapabiliriz. İstersek her zorluğu başarabiliriz.  Sofraya otururken, acaba komşumun yiyeceği var mı, o da iftarını yapabiliyor mu, diye düşünmemiz bile, bizim insani duygularımızı kamçılamaya yeterlidir. Gerisi duyarlılık olarak gelecektir.