Sabah Beri Sallanıyorduk

Sabah Beri Sallanıyorduk
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 08 Ağustos 2019 14:46
BAŞLADI BİTMEZ SANDIM 
 
altÇOK ŞÜKÜR ALLAH KORUDU
Ege Bölgesi birbirine komşu pek çok yerleşim yeri dolu. Bizim ilimiz öyle bir yerdeki ege de bir yerin karnı ağrısa Isparta hisseder, Akdeniz tarafında bir yer hapşırsa Isparta'nın da hapşırığı tutar. 
Bu sabah  İzmir yakınlarında 4.8 şiddetinde deprem olmuş, bizim yerde de az da olsa sarsıntıyı duyduk. "Hayır olsun inşallah," dualarıyla günlük yaşama koyulmuşken öğle saatlerinin ikindiye geçmeye hazırlandığı sıralarda saat 14.25 te (gündüz 2.25 şi) geçmek üzereyken ve ben koltuğumda oturmuş, öğle yemeği sonrası çay içerek dinlenirken, evimiz birden beşik gibi sallanmaya başladı. Aman Allah'ım nasıl bir sallantı anlatamam, onca yıllık yaşantımda ve de evimizde otururken böylesine şiddette bir sallantıya daha öncesinde hiç rastlamadım. Geçmiş yıllarda Burdur ve Dinar depremini mesleğim gereği yakından takip etmiş biri olarak hayli endişelendim. 
Önce gözümü tavandaki avizeye diktim. Durmadan hızla sallanıyordu. Karşımdaki televizyon ünitesi üzerindeki eşyalar yere düşüyordu. Hemen açık olan ve sendeleyip duran televizyonu kapattım. Bir yandan da oturduğum yerde büzüşerek  sarsıntının durması için dualar ediyordum. O an neler geliyor insanın aklına, ölüm korkusundan öte şeyler. 
Geçmiyordu, bitmeyecek gibiydi. Çok saniyeler sürdü, bana bu anlar dakikalarca gibi geldi. "Aman Allah'ım, sen koru!" Çok şükür Allah korudu. Aksi halde bu şiddete pek çok çürük bina yerle bir olabilirdi. Hamd olsun yüce Rabb'ime...
Elimdeki çay bardağını fırlatıp yakınlarımı aramaya koyuldum. Konu komşu bağır çağır can havliyle sokağa yaydan fırlamış ok gibi hızla çıkıyorlardı. Can tatlı, o anlarda malın değeri akıla gelmiyor olmalıydı. (Kıyamet kopunca bu insanların hali nasıl olurdu? Düşünemiyorum. Bu can korkusu başka türlü bir şey, Allah Allah!)
Saatler 2.49 u gösterirken, insanlar panik halinde nefes alıp verirken, birden yerden bir sarsıntı daha geldi. Bu artçı dedikleri mi neydi? Yoksa bana mı öyle gelmişti...
Ben çıkmadım evimden, oturduğum yerde çakıldım kaldım sanki; avizenin sallantısı azalmaya başlayınca endişem artı. Acaba nerede, ne olmuştu?
Telefondan depremin yerini öğrenmeye çalıştım. Merkez üssü Denizli'nin Bozkurt ilçesi 6 büyüklüğünde, yerden sarsıntıyla falan deniliyordu. 6 büyüklüğünde deprem ürkütücüydü.  Bizim ilden çok güçlü hissedildi. Denizlililer Allah bilir ne haldeydi.
Sonrasında öğrendiğim kadarıyla çok şükür can ve mal kaybı yaşanmamış. Yıkım olmadığı sevindiriciydi elbet, ama insanın yüreğinde "Ya bir daha olursa, ya uykuda bizi bulursa," endişesi yer ediyor. Tedbirli olmakta fayda var, takdir elbet Allah'tan. Allah her türlü afetten hepimizi muhafaza eylesin.
Depremi hissedenler korku ve heyecan yaşadılar. Benim gibi tedirginliğe kapılanlar, ortalık sakinleşince yerinden fırlayıp kalktılar. Yakınlardan iyi haberler alma adına yapılan konuşmalarla şu saati zor ettiler.
Allah'ın takdirine karşı gelinmez elbet. Depremden korku, depremde ölmekten değil de, enkaz altında kalıp ölememek daha ürküntü verici oluyor. Deprem kuşağı olan ülkemizde tedbirli ve dikkatli olmakta yarar var diye düşünüyorum. Önce sağlam kazığa tutunalım da, takdiri Yüce Allah'a bırakalım. Hataları sonradan tartışan olmayalım. Ülkeme ve milletime gelmiş geçmiş olsun. Allah cümlemizi korusun inşallah...
 
Ayfer AYTAÇ