'G'ödlek Gazeteciler

'G'ödlek Gazeteciler
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 08 Ekim 2019 08:37

İYİ Kİ İÇLERİNDE DEĞİLİM

alt

HEPSİ DE SAHİBİNİN SESİ

KOYUNLARIN BAŞ TEMSİLCİSİ

Pasif olduklarından mücadeleye girişmemişler, menfaatleri aşkına geçici güce teslim olmuşlar. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlar. Dünkü aylaklar, dünyalık için yalakaalıkla bugün nerelere gelmişler, ayak takımıydılar, her biri bir yerlere baş olmuşlar. Dün başka birilerinin etekleri altında semirdiler; bugün, dünlerinde kendilerini itekleyenlere  ihanet edip, bugünün idarecilerinin koltuk altlarına sığınmışlar, kimi de sırtlarına yapışmışlar yalanarak yamanmaya çabalıyorlar. Dünlerini bilen biri olarak, hallerini gördükçe hayrete düşüyorum. gemisini yürütenin kaptan olduğu gerçeği...

Sayıları artmış, seviyeleri hepten yitmiş. Parayla aşkları nereye kadar gider, göre lim bakalım Mevlam sonlarını neyler?,

Kendilerini gazeteci sanarak 'gasteciyiz' diyerek çevrede gezinenler. Adına gazeteci denilen bir takım kişiler, yağlama, yıkama maharetleriyle günlerini tok geçirenler. Aslanların olmadığı yerde sırtlanların meydana inmesi gibiler. Kimin arabasında benzin doluysa ona doluşup, araba sahibinin türküsünü söylerler. Günümüzde gazeteci bilinen insanlarda gazetecilik kültürü yok, bilgi yok, vizyon yok, gazeteci nedir bilmek yok. İşsizler çıkar yol olarak yalakalığı seçmişler, bu uğurda gazeteciliği meslek seçmişler. Ne yaptıklarını onlarda bilmiyorlar, makamlardan çöplenmek için çıkıyorlar. Çoğunu belediyeler besliyor. Sahipleri birileri biliniyor, gelirleri belediyelerden geliyor. Bunlara gazeteci deniyor. On gazetenin onunda birden aynı manşet, içerikte aynı satırlar olur mu dostlar? Gözümle gördüm, günümüzde çok güzel oluyor,hayret! 

Geçen gün özel bir hastanenin kafeteryasında çay içerek kan testimin sonucunu bekliyordum. 

Kafeteryada benden başkaları da vardı. Orada oturan herkesin gözüne takılacak şekilde, bir köşeye yüksekce bir metal gazetelik koymuşlar. Kırmızı rekle boyanmış bu gazeteliği kim ayarlamışsa krin her birinde birinci elden çıkma haber bulunuyor. "Belediye başkanı Falanca Öğrencileri kutladı." Bu başlığın altında koskocaurnazlık yapmış. Dikkatleri o bölgeye toplamayı başarmış. İster istemez gözünüz gazeteliğe kayıyor. Ve de üzerine dizili yerel basının 'Gazate'ciklerin' manşetleri hep aynı yöne bakıyor. Fakat ilginçtir ki en üst gazeteyle 'Gazata' en alt sıraya dizili gazeteleman bir fotoğraf ve fotoğrafta iki lise talebesi gençle poz vermiş belediye başkanı. Bunlar hangi lisenin kaçıncı sınıf öğrencileri, başkan niye, neden onları kutladı. Merak edip güya gazeteyi alıp içeriğini okuyacaksınız. Aman ne büyük haber doğrusu, belediye basın bürosundan derlenmiş, tüm gazetelere servis edilmiş. Aynı ebadlarda manşetten verilmesi istenmiş. Ve emir, gazatacı geçinen emirerlerce derhal yerine getirilmiş. 

İçeriği bir şeye benzese bari, aynı cümleler dönüp tolaşıp sayfa doldurulmuş, Satırlarda belediye başkanına övgüler sıralanmış. Makam gücüne alenen hizmet verilmiş, belli ki paralar sonradan cebe boca edilmiş. Zaten bu gastacı bilinenler kendileri fikir üretemediklerinden konuya yönelik ne düşünüp nasıl yazacaklar? Fikir olmadan zikir olur mu? Hazırlanmış aşı yemek çok daha kolay lokmadır. ayakların baş olması giderek yaygınlaşmaktadır. Azıcık bi yürekli olun be, bir konuyuda kendi iradenizle yapın. Ödleklikle ekmek yemeniz ne ondurur, ne soldurur, ama gazetecilik mesleğini yıpratır, yok eder. Ah ülkem insanı böyleleri yüzünden her denilene inanır olmuş. Gazeteci olmaya çalışan, kendilerini bir şey sanan insanlar sistemden, dönen çarktan nasiplenmeyi iyi becerir olmuş.

Memlekette bir sürü olay oluyor, pahalılık aldı başını gidiyor. Kendilerini gazeteci sanan gazatacılar da olan biten gerçekleri görmezden gelip, menfaatleri doğrultusunda güce hizmet ediyor. Tembel adamlar, ellerinde bir zanaat yok, becerileri yok, beyinleri boş, zihinleri mayhoşlar, en kolay ekmek yeme kapısı olarak gazetecilik mesleğini bulmuşlar. Gücün kapısından çöplenerek günlerini gün ediyorlar. Yarabbi affet, isyanlardayım. Ne günlere kaldık böyle?! Sayıları da hayli artmış. Benim önceden bildiklerim, peşim sıra koşanlar yorulmadan havlayanlar bile belediye kapısı önüne yatmayı başarmış, atılan kemikleri tutuyorlar. Yalayıp, yutuyorlar. Çok şükür Rabbim iyi ki içlerinde değilim. 10 yılı aşkındır, her birinden ve çıkardıkları yalama gazetelerinden uzağım. Midem bulanıyor çıkardıkları gazeteyi görünce nevrim dönüyor.

Ulusal medya farklı mı? Onlarda sahiplerinin sesi, arkalarındaki güç kimse onun davulunu çalıyorlar,  çığırtkanları oluyorlar...(Devam edecek)