Öğretmenler Tatildeydi

Öğretmenler Tatildeydi
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 24 Kasım 2019 10:02

TÜM ÖĞRETMENLERİN GÜNLERİ KUTLU OLSUN AMA

altÖğretmen bildiklerimizin çoğu on gün boyunca tatildelerdi. Biz onların günü ilan edilen bugünde kimi yerinde bulup günlerini kutlayacağız?

Malümunuz milli eğitimimizden sorumlular aniden bir fikir attılar ortaya, okulların açılması yeni geçmişken, öğrencilere yıl içi 'gereksiz' ara tatili yaptılar. Nedenini de çocuklar sosyalleşsin, diye açıkladılar. Bu ara tatil en çok karı koca öğretmenlere yaradı. Atladılar arabalarına tatil sefası yaptılar. Çevremde çoktur bu hocalardan, torpille kadroya girmişler, salla başı al maşı sistemine kolayca uymuşlar. Böyle öğretmen mi olunur?Bozuk sistemin çarkında öğütülen, sosyalleşecek sanılan çocukların çoğuda sanayide çıraklık yaptılar. Bu çocukların hangisi olmayan eğitimden nasıl beslenir? Aklı fikri tatil olsada gezsek tozsak diye düşünen öğretmenlerden ne gibi bir eğitim beklenir? Kör kuyunun dibine çökmüş bir eğitim sisteminden ne hayır gelir? Milli Eğitimde çıkmaza girilmiş yön bulunamıyor her halde...

Milli Eğitim Bakanımız, hakikatte  çocuklarımızın eğitim şekline bakmayanımız yeni bir düzenleme getirtmiş eğitim sistemine; sınıfta kalmak yeniden geliyormuş. Ne veriyorsunuzda, neden alamıyorsunuz acaba?

Bizim eğitim siztemimiz böyle değildi. ailelerimiz okula yazdırılarken bizleri eti senin kemiği benim sözünü ederlerdi kayıt işlemi esnasında, okul sürecinde bir daha çocuğunu hiç takip etmeyen aileler olurdu. Yine de öğrenci iyi yetiştirilirdi. çünkü o devrin öğretmenleri canla başla eğitim verirdi. öğrencilere ailelerinden daha ilgili öğretmenler bulunurdu. Şimdiki çoğu öğretmenlerle nesil okullu cahiller olarak yetiştiriliyor.

Bizim dönemimizde öğrenci çoktu, öğretmen azdı. Bir sınıfta en az 65 öğrenci olurdu. Üçer kişilik sıralar koca sınıfı doldururdu. Beden dersinde öğretmenimiz bizi oyuna bırakırdı, kendisi diğer sınıfa yardıma giderdi. Zor şartlarda kaliteli eğitim alırdık. en zor dersleri bile anlaşılır şekilde öğrenirdik. İtibarlı bir meslekti öğretmenlik, ben bu mesleğe çok özenirdim. O zamanki öğretmenlerimizi gördükçe öğretmen olma arzusu duyardım. Bu uğurda ne hayaller kurardım. Bugün o kurduğum hayallere ve hayallerimi gerçekleştirmek uğruna harcdığım çabalarıma, heba olmuş umutlarıma yanıyorum. İyi ki de öğretmen olmamışım diyerek arada bir şükrediyorum. Zira zamanımızın öğretmenleri haftada iki saat ders sonrasında boş. kimileri ek işteler, kimileri yatışta, kimileri de dershanelerde yeni bir maaş artışında. Buna karşın sayısız atama bekleyen öğretmen artışları... iş vermeyecekseniz insanlşara niye yeni mezun veriyorsunuz? Yaptığınız umut tacirliğidir. Nizam, düzen, sistem bozuk vesselam..

bİR Bşka günümüz derdi, üniversite çokluğu ve her yıl yığınla üniversite mezunları. İşsiz üniversiteli yığılmaları. Bu kadar çok üniversite olmaz! Hedeflenen amaç nedir bilinmez. Üniversiteler bakkal dükkanı gibi her yerdeler. Hocalarının çoğu ise dışarıdan gelmeler. Bizim üniversite bitirmiş çocuklarımız iş bulamıyor, bulabilen çaycılık yapıyor, Çin'den, İran'dan ve daha nerelerden gelenler üniversitelerimizde hocalık yapıyor. Haftada iki gün derse 8-10 bin lira maaş alıyorlar.

Bu başka ülke vatandaşı hocalar bizim ülkemizde akademi sitelerinde oturup en iyi imkanlardan yararlanıyorlar. Belki de hak etmedikleri kadar itibar görüyorlar. Neden derseniz, yahu onlar başka ülkenin sistemine göre eğitilmişler bize ne verecekleri kuşkulu bulunmalıdır. Gelecekte bunların vereceği zararlar hesaplanmalıdır.

Öğretmenin iyisi çok iyidir, kötüsü de çok kötüdür. Her gördüğünüz hocayı ilim biliyor bellemeyin. Masum çocuklar, ergen gençler ne öğrenirlerse aileden çok öğretmenlerinden öğrenirler. Öğretmenler davranışlarıyla bile öğrencisinin tüm hayatını etkiler.

Bir kez daha söylüyorum. Bizim mevcut eğitim sistemimizde büyük yanlışlıklar, büyük haksızlıklar var. Kimse neden önemsemiyor.? Çocuklar, gençler geleceğimiz, onların hayatlarında yapılacak hataların vebali, hepimiz için çok ağır olur bilesiniz.

EĞİTİMİ KURUMUMUZ ACİLEN EĞİTİME ALINMALI

LAÇKALAŞMIŞ BU SİSTEM ÖZELLEŞTİRİLEREK GÜZELLEŞTİRİLMELİ

Her başa gelen bakan eğitim sistemini kurcalıyor, danışmanlarının da tavsiyesiyle yeniliyeceğim adıyla hepten bozup düzüp bırakıyor. Çocuklara yığınla ders, öğretmenlerin her birine ayrı ders; temcit pilavı gibi tekrarlar, ezbere dayalı öğretiler, torpile dayalı mezunlr. Atamalar, atanamayanlar. Of aman aman, anlayacağınız sorun çok, çözüm yok...

ABD'DE BİR OKUL MÜDÜRÜ; HER EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞINDA ÖĞRETMENLERE BU MEKTUBU GÖNDERİRMİŞ;
 
"Bir toplama kampından sağ kurtulanlardan biriyim.
Gözlerim hiçbir insanın görmemesi gereken şeyleri gördü.
İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş mühendislerin inşa ettiği gaz odaları, iyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar, işini iyi bilen hemşirelerin vurduğu iğnelerle ölen bebekler, lise ve üniversite mezunlarının vurup yaktığı insanlar.
Eğitimden bu nedenle kuşku duyuyorum.
Sizlerden isteğim şudur:
Öğrencilerinizin insan olması için çaba harcayın. Çabalarınız bilgili canavarlar ve becerikli psikopatlar üretmesin. Okuma yazma, matematik, çocuklarınızın daha fazla insan olmasına yardımcı olursa ancak o zaman önem taşır..."
 
Amerikalı adam güzel söylemiş doğrusu. Allah, gençliğimize, akıllı, şuurlu aileler ve öğretmenler versin. Şu anki aile, okul eğitimi google ve sokak eğitimine galebe edemiyor maalesef...