Ne Günlere Geldik

Ne Günlere Geldik
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 15 Mart 2020 14:03
SIKI TEDBİRLER ARTARAK DEVAM EDİYOR
DIŞARI  DEVRİ BİTTİ EV YAŞAMI DÖNEMİ BAŞLADI
altUmreden dönemler karantina altına alınmışlar. Yurtlarda kalan üniversiteli öğrencilerin apartopar boşalttıkları yerlere Umre'den gelenler yerleştirilmiş. Umre ziyaretinden dönen bir vatandaşımızda koronavirüs test sonuçlarının pozitif çıkması ve Türkiye'deki vaka sayısının 6'ya yükselmesi sonrası yetkililer harekete geçmiş. Umreden dönen 10 bin 330 kişiyi Ankara ve Konya'daki 5 yurtta karantina altına almışlar.14 gün boyunca öğrenci ranzalarında yatacaklar. 
Çoğu yaşı geçkin insanlar yol yorgunluğu üzerine tuz biber eker gibi yurtlara yerleştirildiler. Tedbir amaçlı tabi ki, tamamen herkesin sağlığıyla ilgili... Lakin kolay değil evin dışında başka bir yerlerde 14 gün süresince yaşamak... Yakınlarından bile uzak kalmak, özlediklerine kavuşamamak... Allah cümlemizin yardımcısı olsun, yurt dışındaki yakınlarımızı da korusun yüce Rabbim...
Sağlık Bakanlığı halkı önlem almaya teşvik ederken, Emniyet yetkilileri de dolandırıcılara, hırsızlara karşı vatandaşı uyarmışlar. Bazı hadsizler korona temizliği yapıyoruz yalanıyla evlere girip hırsızlık yapıyorlarmış. Korona virüsü an itibariyle 6 kıtada, 92 ülkeye yayılmış durumda... Lakin gelin görün ki; böylesi bir alçaklık 'yalanla dolandırma' yalnızca bizde görülür olmuş...
Fırsatçılar her yerdeler; korona virüsü hakkında bir haftada kitap yazıp vatandaşın cebini silkelemeyi düşleyenler"Virüs taraması yapıyoruz" diyerek, evleri soyup soğana çevirenlerden ne kadar ayrıcalıklılar? 
Korona kazandırır olmuş, vatandaşın hali unutulmuş. 
Ne insanlar gördük, görüyoruz. Yaradan bile yararlananıyorlar. Musibetten dahi nemalanıyorlar. menfaatleri uğruna ne dümenler çeviriyorlar. Böylelerine denilecek çok söz vardır. Ortam müsait olmadığından bir şey diyemiyorum.  
Velhasıl etrafımız vicdansız dolu. Biliyor musunuz, bunların çoğu ellerini yıkamıyor. Dişlerini fırçalamıyor. Orta yere tükürüyor. Çevreyi kirletiyor. Of aman kendileriyle birlikte her türlü virüsü gezdiriyorlar. İnşallah semtimize bile uğramazlar.
Ne Günlere kaldık, Sokağa Çıkmaya Korkar Olduk. Evlere Kapandık. 
Okullar kapandı. Gençleri evde zapt etmek zorlaştı. Sosyal medyaya rağbet arttı. Bilgisayar oyunlarına dadanıldı. Komşulardan bile korunma yolları aranır oldu. Bu arada aramızda kalmasa da olur. Kapı yan komşularım karı koca öğretmenler, daha önce buradan "Komşu Komşum mudur" başlığı altında bir yazımda kendilerini konu etmiştim. "Evlerinin teras katında dershane işletiyorlar" diye, okullar tatile gireli kapılarından giren çıkan öğrencilerin sayıları artı. Korona komşularıma kazanç olarak kondu. Hem  Devletten, Hem Milletten İyi Götürüyorlar Doğrusu...
Bu virüs bazılarının işine çokca yaradı.
Moda sektörüde virüsten yararlananlar arasında, giyim kuşam üreticileri adeta rekabete girmişler. . Teseddür modasına uygun yüz maskeleri yapmışlar, şalına göre maskeler yok satıyormuş... 
Ah be moda sektörü, ya sana ne demeli, millet mecbur kalmadıkça evden çıkmasın deniliyor. Modacılar sanırım selfi çekimi için fırsatı değerlendiriyor. Hiç dururlar mı geri? Korona konulu tasarımlar gelsin beri... Yoksa unutulmak olur kaderleri... 
Güya onlarda insanlık adına iyi şeyler yapıyorlar, o işle uğraşanlardan çoğu modayı ilahlaştırmışlar (Haşa) adeta tapıyorlar.Koronavirüsüne karşı onlarda kolları sıvamışlar, sağlığımızı korumak adına belki çok çabalıyorlar. Dışarıya çıkamaz hale gelenlere  evde aile arası gösterilecek son moda kıyafetler üretiyorlar. Vay canına... Çok güzel görünüyor, muhteşem bulunuyor. Beğenin fotoğraflar internet ortamına konuluyor. Yaşlar arası yarış. ekranlarda görüntüler salınacak. Ayna da kendine defile yapanlar, selfiyle sosyal medyadan çalım satanlar çoğalacak. Sonrası ne olacak, sonrası paralar fırsatçılarca cukkalanacak...
Koronaya karşı artislerde koruna 
Bu eve kapanmalar sayesinde televizyon dizileri belki çok izleyici bulacak. Acaba öpüşme sahneleri nasıl dezenfekte edilecek? Malum korona temasla bulaşıyor, o temaslar Türk dizilerinde çokca sergileniyor. Gerçi uzun reklam aralıklarında sıklıkla kimyasal temizlik ürünlerinin reklamı yapılıyor. Millet evvelden temizliği bilmiyor gibi, beyaz cama daha bir yakınlaşıyor, kolonya reklamları sıkıcı bulunmuyor. Belki sık deterjan reklamlarının artislere faydası, sponsorluklarıyla oluyor. Kendileride bu sayede daha çok karşımıza çıkıyorlar. Kafalarımıza isimlerini kazıyorlar. Dolayısıyla insanlar temizliği iyice bir öğrenmiş oluyor. 
İnsanlık nereye  gidiyor? 
Teknoloji bilim ne kadar gelişsede bir virüsle kimse başedemiyor, aldı başını gidiyor Nerede kimya biyoloji ne işe yarıyor? Bilim adamları elleri kolları bağlandı mı, kim için ne yapıyorlar?
Bu koronavirüsünde bir bilinmezlik var. 
Daha ilk günden ben şu tezde bulunmuştum. "Korona denilen virüs laboratuvarda  birilerince üretildi her ülkeye kobaylarca gönderildi ve tüm dünyada salgın hale getirildi. Amaç belki aşısı, ilacı bulundu denilip yok satılması sağlanacak. Belki insan nesli azaltılması yoluna gidilecek. " "Bir salgın hastalık ile insanlığı muazzam bir panik haline sürükleyerek kontrol etmek, sonu belli olmayan trilyonlarca dolarlık savaşlardan çok daha kolaydır..." Bir taşla çok kuş vurmak, derenin taşıyla deredeki kuşları vurmak sıfır maliyettir...
Geçmiş günlerden birinde bir sinema kanalında bilim-kurgu üzerine kurulu bir film izlemiştim. Bilim adamları buldukları ilginç ilaçla Allah'ın yarattığı kulları yok edip, kendileri Laboratuvarda geliştirdikleri tek tip insan genini tüp bebek yöntemiyle üretiyorlardı. Kızlar çok güzel, erkekler çok yakışıklı ve hep zarifler, hep nazikler ve de tüp üreticilerine hep itaatkarlar. 
Film ayağına birilerince istenilenler, alenen dünyaya duyuruluyor. Biz sadece seyredip kalıyoruz, uyandığımızda geç kalmış oluyoruz. Allah muhafaza buyursun... Korona beni o sebepten korkutuyor. Yoksa niye korkalım ki, imanlıyız elhamdülillah Allah'ın dediği olur inancındayız. Kul azmazsa, Hak yazmaz bilincindeyiz. 
Velhasıl herşeyin doğrusunu şüphesiz her zaman Allah bilir. Eğer benim dediğim gibi ikinci şık, yani insan nesli azaltılması yoluna gidiliyorsa; bu uğurda fırsatlar değerlendiriliyorsa vaktimiz çok azaldı demektir. Gerçeği görmek gerekir... 
Huzur ancak Rabbimizledir! Evlere kapanmışlığımızda, daha çok kitap okuyalım. İlimden bilimden nasiplenmeye çalışalım. Fırsat buldukça dualarımızı tövbemizi sıklıkla yapalım. Canımızı da vara yoğa çok sıkmayalım. Allah'ın dünyasında Allah'ın dediği olur. Her şey olacağına varır. Allah var, sorun yok. Sabırlı olmak var, hırs yok, telaş yok!
Ölümlü dünyada yanlışta yarışanlara yaklaşmamaya gayret edelim. Kötülerden koronadan korkar gibi korkalım, korunalım. Zalimin zararından Allah'a sığınırız. Allah sonumuzu hayreylesin inşallah... 
Ayfer AYTAÇ