Rasûlullah Efendimizi Mahcup Etmediler

Rasûlullah Efendimizi Mahcup Etmediler
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 18 Mart 2012 00:00

Allah için cihada koşan bu masumlar, buradan gayrı en güzel yerdeler.  Cennette şehidlik mertebesindeler Hey 15 li hey onbeşli on beşlilerEy yurdumun savunması için şehid olmuş askerim! Seni anlatabilmek için Mehmet Âkif olmak isterim...

Mehmet Âkif’i de, yazdıklarıyla anmak değil; yazılarındaki mânâyı anlamak gerekir derim...

Âkif değilim, isimlerinize "Bir hilal uğruna" diyerek, destan yazayım. Necip Fâzıl değilim, iki cümle de şanlarınızı kazayım...

Ne yapayım? Her yurtseverin yaptığı gibi, sizlere duyduğum minnettarlıkla cennete göçmüş ruhlarınıza Fâtiha göndererek sizi minnetle, hürmetle, rahmetle anayım…

Küçüklüğümüzde, yani yarım asır öncesinde, daha ilkokula gitmezden evvel; her sene bu günlerde, yaşlı komşu kadınlarımız evlerinin kapısına kırmızı bez parçası bağlarlardı. Biz çocuklar:

“Bu ne nine, neden o çaputu kapıya bağladın?” diye sorduğumuzda, komşu yaşlı kadın:

“Bayrak yerine bağladım kuzularım. Asıl bayrak takmam lazım gelir, ama yok işte. Bugün Çanakkale zaferinin seneyi devriyesi. Orada şehit düşmüş kuzucukların gidip de gelmeyişlerinin üzerlerinden geçen 

Çanakkale destanı savaşı çanakkale böyle kazanıldı Osmanlı savaşı

senelere bir sene daha eklendi. Onu hatırlatmak için bu kırmızı çaput” diye izahatta bulunmaya çalışırdı, gözleri buğulanmış hal alarak.

Sonra mahalleli çocuklar doğrusu ne, öğrensin diye; Çanakkale Savaşını anlatmaya koyulurdu. On beşliklerin bile gidip de dönmediği, canını verip yurdu düşmana vermediği Çanakkale geçilmez ’in hikâyesini dillendirirdi.

Çanakkale öyle bir savaş alanıymış ki, metre kareye altı bin mermi düşüyormuş. Bizim askerimiz düğüne bayrama gider gibi cepheye gidiyormuş.

Komşu ninemiz diyordu ki:

“O yiğitler ellerinde Kur’an, dillerinde tekbirle Çanakkale’yi geçirtmediler. Çanakkale geçilseydi İstanbul alınırdı. İstanbul alınsaydı. Fatih'in ruhu daralırdı. Peygamber Efendimiz mahcup olurdu. Zira Rasûlullah Efendimiz (Aleyhi's Salâtu ve's Selâm) İstanbul için “Ne güzel bir komutandır orayı alan komutan, ne güzel askerdir orayı alan asker” demiştir.

O ne büyük askerdir ki… Etten kemikten kale kurdu Çanakkale’yi geçirtmedi. Ben öleyim amma peygamberim mahcup olmasın düşüncesi, Çanakkale’yi geçirtmedi…

Allah cennet mekânlarını daim etsin… 

 

12 ŞEHİDİMİZ VAR NİÇİN?

Yine gönlümüz yasta... Gerçekte, 12 vatan evladını Afganistan’a gönderten ruhlar birer hasta…

Haberlerde deniliyor ki: “Onlar insanlık uğruna öldüler.”

Ne alâka? Amerikan’ın isteğine uyup, ebedi uykuya gönderildiler. Şayet insanlık uğruna ölünecekse, niçin Filistin için, Suriye için seyirci kalınıyor?

Bir yerde, bir karikatür gördüm. Çizer kalemini şöyle konuşturmuş. Suriyeli bir Müslüman yaralanmış olarak Müslüman ahaliye sesleniyor. “Yardım edin! İnsanlık namına, Allah rızası için yardım edin!”

Yanı başında vücudu kan-revan bir Filistinli: “Boşuna bağırma kardeşim, ben yıllardır bağırıyorum, sesimi bir türlü duyuramadım. Artık insanlık bitmiş" diyor...

Gerçekten biten insanlık mıdır, yoksa duygular mı uyutulmaktadır?

Ne yazık ki günümüzde yürekleri şahlandıracak bir Mehmet Akif'e yakın, bir yüreklimiz bile yok...

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak! 

 

Ve benim gözlerim yaşla doluyor... 

Yine her duyarlı vatandaşın yaptığı gibi, şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabırlar diliyorum.  


Ayfer Aytaç

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir