Şehirler Üniversitelileri Ünlüyor

Şehirler Üniversitelileri Ünlüyor
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 15 Ocak 2021 04:36
SOKAKLAR BOŞ KALDI, MİLLET AÇ KALDI.
alt
GELİVERİN GARİ GUZULA!..YOKLUĞUNUZDA APIŞIP GALDILA...
 
SOKAKLAR BOŞ KALDI, MİLLET AÇ KALDI. "GELİVERİN GARİ GUZULA! GÖZÜMÜZ YOLLADA GALDI.APARTLARIMIZ BOŞ GALDI ELLERİMİZ GURUDU,  GARINLARIMIZ GURULDADI GALDI. AĞZIMIZIN TADI GAMADI. KOŞUN DA GELİVERİN GARİ GUZULA!.."
 
Başta bizim Akdeniz Bölgesi şehirleri olmak üzere pek çok şehir kalkınmasını üniversitelere borçlu, şehrin insanlarının karınlarını doyurmaları üniversitelerin faaliyette olmasına bağlı... Gençler yoksa gelecekte yok, gibi bir ümitsizlik çöktü şehir halkının üzerine; imdat diyerek inleyenler, gençler gelsin diye gece gündüz dua ederek, müjdeli bir haber için haberleri dinleyip duran insan sayıları arttı.
 
Hizmet sektörü, Turizm sektörü, pansiyoncular, apart sahipleri, cafeler, tostcular ve daha esnaftan nicelerinin eli böğründe kaldı. Meğer şehirde ne kadar esnaf varsa, hepsi de kazançlarında üniversiteye bağımlıymış.Koranadan korunalım derken, açlığa yenik düşer oldular. Günlük hayatları felç geçirmiş durumda, hiç birinin işleri gitmiyor yolunda. Öğrencilerin yeniden şehre teşriflerini dört gözle bekler dururlar. Her gün siftah etmeden dükkan bekleyenler,"genç guzular bi gelsin gurban kesecem" demeye başladılar.
 
Üniversiteler yokken acaba ne yiyip içiyordunuz? Böyle sormak yersiz tabi, o günler dünlerde kaldı. Dünün hesabını bugünküler yapmamalı... Dünlerde yaşamış olanlar, yarınlarını dünden düşünüp ellerindeki değerleri yok etmemeliydiler... Altın bilezik dolu kol kesilir mi, lakin pek çok şehirde el sanatlarının kaynağı kurutuldu. Modernliğe yenik düştü denilip unutuldu. Böylece dünkü zenginlikler kaydı elden, kazançlar beklenir oldu genç beyinlerden...
 
Örneğin bizim ilimizde halıcılık, gülcülük gibi üretime dönük çalışmalar yapılırdı. Üniversite açılacak lafı duyanlar, "İşimiz elimizden gitcek; virii gı, evlerimiz gençler elinde heba olup yitcek" deyip öfkeye kapılırdı. Sonra SDÜ üniverstemiz açıldı. Gençler sokaklara saçıldı. Evleri, yurtları, pansiyonları neredeyse bütün şehrimizi doldurdu. Gençlerin paraları esnafı, ev sahiplerini donatır oldu. Evlerden halı tezğahları, bahçelerden güller söküldü. Güllerin boşalttığı topraklar üzerine apart denilen apartmanlar konduruldu. Gül bahçeleri olmayınca kuşlarda bahçesiz kaldı, Çatılara tüner oldu. Dayalı döşeli apartların içini öğrenciler yüksek mebla ile kiraladı. Hele ki, üç beş arkadaşın birlikteliğinden alınan yüklü para pek tatlıydı. Ev sahiplerinde  yüzler gülümsedi, gül çehreler çoğaldı. Lakin şimdi gençlik yok, gelir yok. Karınlar guruldar oldu çok...
 
Üniversiteli gençler açısından da durumlar zorlaştı. Ekrandan eğitim gözlerini yordu. Bazısı için ders yerine bilgisayar oyunları tercih konusu oldu. Gençler arkadaşlarından, okullarından uzak kaldı. Ailelerinin bu durumdan cepleri biraz rahatladı. Akılları durgunlaştı, yürekleri nefes aldı. Kolay mı, henüz ergenlik çağını tamamlamamış oğlunu, kızını bir başka şehire okusun diye gönderiyor. Akıl haliyle hep evlatlarda kalıyor. Ancak kanları kaynayan gençleri evde zapdetmek hayli zordu. Velhasıl üniversiteye bağımlı yaşayan, sanayisiz şehirlerin gençleri özledikleri kadar, gençlikte okulunu, arkadaşlarını özlüyor. her konuda eğitim şart ne diyelim. Çare bulunur diye umut edelim.
 
Konunun özü: Ülkemizin yükseköğretiminde 8 milyon 76 bin 615 öğrenci varmış. Bunların ailelerini de ekleyince milyonlarca kişi, belirsizlikten kurtulup önünü görmek istiyor. Hayırlısı bakalım. İnşallah önümüzdeki bahar dönemi için, koronaya bir çözüm bulunur. Herkes emeline kavuşur, mutlu olur.
 
Ayfer AYTAÇ