Anamı As

Anamı As
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 16 Ocak 2021 22:17
ANAMAS DAĞI VE YAYLASININ HİKÂYESİ 
GERÇEK PAYI VARDIR, ÖRNEK ALINMALIDIR.
 
altBinbir sıkıntıyla gençlik yaşlarını geçirtmiş, kocasını en alımlı çağında yitirmiş bir kadıncağız, biricik oğluyla babasından kalan iki göz bir hanede konaklamaktaymış. Hiç bir yerden hiç bir geliri bulunmamaktaymış. 
Ergenlik çağına yeni girmiş olan oğulcuğu da arkalığı olmadığından bir iş bulamamaktaymış. 
 
Zor şartlar altında inleyip durdukları bir gün evlerinin karşısına yeni bir komşu gelmiş. Bu komşunun bahçesinde tavukları horozları ve bir de buzağıları varmış. Açlığın dayanılmaz olduğu bir gün ana oğluna demiş ki: 
-"Oğlum sabahın seherinde bu tavuklar yumurtlarlar, kimseye görünmeden kümese girersen bütün yumurtaları toplar getirirsin, ben de sana bir güzel menemen yaparım. Sıcacık aşı afiyetle yeriz" demiş. 
 
Oğlan anasının yönlendirmesiyle denileni yapmış. Komşunun kümesinde ne kadar yumurta varsa koynunna doldurup kaçmış. Kimseye görünmeden gizliden girip çıktığından kimse hırsızlığını anlamamış. Ana oğul o gün bolca menemen yiyerek karınlarını doyurmuşlar. 
 
Ertesi gün anası bir daha: 
-"Hadi oğlum karnım çok açıktı benim, bu sefer daha doyurucu bir şey bul gel" demiş. 
Anasının "Acıktım" demesine dayanamayan oğul, bu defa komşularının kümesinden tavuk çalmış, getirmiş. Anası gizliden tavuğun tüylerini yolup haşlamış. Beraberce bir güzel karınlarını doyurmuşlar. Bu şekil günler geçer olmuş. 
 
Bir zaman sonrası çocuk yetişkin olmuş. Lakin çalmayı çırpmayı alışkanlık haline getirmiş. Hatta o kadar ileri gitmişki, artık tavukla, yumurtayla öğün savmıyorlarmış. Dağ başında yol kesip, kervanları soymaya başlamış. Eşkiyalığı çevrede yaşayan insanlara korku vermeye başlayınca, kolluk kuvvetleri kendisini takibe almış. Kısa bir süre sonra yakalanan dünün küçük yumurta hırsızı, eşkiya namıyla Kadı huzuruna çıkarılmış.
 
Kadı: eşkiya hakkında hüküm vermek üzereyken, "durun yapmayın" diyerek kadıya yalvarır eşkiya:
-" Yalvarırım beni asmayın Kadı Efendi anamı asın!"
Kadı şaşırır, eşkiyaya söz hakkı verir. Eşkiya savunmasında bir kez daha der ki:
-"Kadı efendi benim çalma gibi bir huyum hiç yoktu, lakin bu fikri aklıma anam sokmuştur. Bu durumda bana yanlışı öğreten anamı asın."
 
Bu sözler üzerine, Kadı Efendinin kararı ne yönde oldu. Anayı astılar mı, eşkiyanın elini kestiler mi bilemeyiz. Bildiğimiz evladın sözlerinde doğruluk payı bulunduğudur. Ana babalar çocukların ilk öğretmenleridir. Davranışlarıyla, söyledikleri her sözle çocuklarına örnek olan kişilerdir. Kavga dövüşün eksik olmadığı bir ailede yetişen çocuğun topluma yansıttığı şey sevgi olabilir mi? Ailesinde görmediği bir şeyi, başkasına nasıl verebilir çocuklar? 
 
Çocuklar sevgiyle donatılmış olarak dünyaya gelirler, maalesef ki nefreti ailede gördüklerinden öğrenirler. Bu bakımdan çocuklarımızı kavganın ortasında bırakmayalım. Onlara sevgimizi verelim. Onlarla gerektiğince ilgilenelim, eğitelim. Topluma yararlı bireyler olarak yetiştirelim inşaAllah...
 
Üst satırlarda anlattığım olay, geçmişte kalmış zamanın bir bölümünde bizim yörede geçer. Konya'nın Beyşehir ilçesi ile Isparta'nın Yenişarbademli ilçesini kapsayan, yayla alanları bakımından zenginliğiyle öne çıkan Anamas Dağı,nda: Anamas Dağı, 2110 metre yüksekliktedir. Bu dağın eteklerinde yazın çobanların sürü güttüğü yaylalar vardır. Dağın yamaçlarındaki köylerde yaşayanlar geçimlerini odunculuk ve hayvancılık yaparak temin ederler. Dolayısıyla hayatları zorluklar içinde geçer. Vaktin evvelinde, bu zorluklara katlanamayan bir ananın hikâyesinden dağ Anamas adını almıştır.
 
Hikâyenin aslını Anamaslılar bilir. Biz buradan günümüz gençlerimizin gidişatını beğenmeyenlere; önce onları yetiştiren ana babalara bakmak gerekmez mi, demek istedik.Netice: kimsenin suçu kimseden sorulmaz, ama çocukları yanlış yada doğru yönlendirmekte ana babanın sorumluluğundadır.
 
Ayfer AYTAÇ