Banak Yemeği

Banak Yemeği
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 17 Ocak 2021 16:29
 
altBANAK, BAN BAN YE BAK...
 
Anadolu'ya geziye gelmiş bir kafile, güneşin altında dolanıp durmaktan hayli perişan olmuşlar. Karınları da acıkınca sıcaktan hepten bunalmışlar. Yanlarından geçmekte olan bir köylü vatandaş bu kafilenin hallerine acımış, karınlarının da açlığını anlamış "hadin gelin sizi bizim köye götüreverem. Orda düğün va, düğünde de banak va, banıp banıp yersiniz, hem de gölgelikte serinlesiniz," demiş.
 
Bu iyi niyetli, misafirperver köylünün teklifine hazine bulmuşcasına çok sevinen gezginler, hiç tereddüt etmeden köylünün peşine takılmışlar. Geldikleri yer yeşillikler içinde inanılmaz güzel bir köymüş. köylünün dediği gibi, bu köyde  düğün dernek yapılmaktaymış. Köy meydanına ocaklar yakılmış, üzerlerine kazanlar konulmuş, içinde pişen yemeklerin kokusu 40 kilometre öteden duyulurmuş. Köylü kadınların kimi helva kararmış, kimi et suyuna bulgur salarmış. Taptapze kuzuların kemiklerinden ayrılmış etleri görenlerin iştahını kabartırmış.
 
Köylük yerde yaşayan insanlar gördükleri başka yerden gelme kişilere: "Kimsin, nesin, ne işin var buralarda" demezler. "Karnın aç mı, susadın mı, ayran verem mi" diyerek,yabancı da olsanız önce gönlü hoş etmek isterler. Bir de etrafta düğün dernek gibi toplu yemek ikram edilen yerler varsa, "oturuve sofraya, hadi garnını doyuruve" derler. Böyle sıcak yürekli, güzel bakışlı insanların yerleridir Anadolu köyleri...
 
Gezginlerin yemek yediği yer Isparta'nın Uluborlu ilçesidir. Ve günü unutmayan gezginlerden kimisi tekrardan Uluborlu'ya gelerek "banak va mı, hadi vasa goyver önüme, banak banak yiyek" diyerek o yörenin şivesine uyum sağlarlar.
 
Uluborlu'nun tarihi kadar çok eski bir yemektir banak yemeği... Ecdadımız obalar halinde yaşarlarken kuzu çevirmeleri yaparlarmış, hanımlarının elinden çıkan hamurdan yapılma ekmeği, bakır siniler üzerine lokmalar halinde dizip o ekmeklerin üzerine de parçalara ayırdıkları kuzu etlerini döşerlermiş. Etin suyuyla ıslı ekmekler iştah açıcı olurmuş. Atalarımız parmaklarını bandıra bandıra yemeden cenge gitmezlermiş. Güç kuvvet tazecik kuzunun etinden, kemiğinden gelen yağlarla elde edilirmiş. Güreşçiler de bir gün evvelinden banağı bana bana yer, kuvvetlerini artırır, sonra meydana çıkar, banaktan nasiplenmemiş rakiplerinin sırtını yere sererlermiş. 
 
Günümüzde fırınlarda üretilen sıcak pideler baklava şeklinde kesilip büyük tabakların içine döşeniyor, (Aslında bu yemeğin bir önemli özelliği de bayat ekmekleri yeni lbir ezzetle değerlendirme, nimeti israf etmeme)
 
Evde bulunan lokmalar halinde doğranmış ekmeğini varsa pidenin üzerine bol kepçe et suyu gezdiriliyor. O et suyunu içine çeken pide ya da ekmekler enfes bir tada bürünüyor. Bu leziz ekmeklerin üzerine de , avuç içi büyüklüğünde haşlama veya fırında pişirlmiş kuzu etleri bol miktarda donatılıyor. Sonrasında bu manzarayı görenlerce: "Senin ellerin, benim ayaklarım bağlansın da, geçem şu banağın başına, parmaklarımı bandırem yiyem" diyorlar. Banak yemeğinin adı da bu  banmaktan geliyor. Ortaya banak yemeği konan sofrada, yemeği hazırlayanlarca "hadin durman, banın banın yen gari" denildiği için, yemeğin ismi banak olarak kalmıştır.
 
Isparta'nın Uluborlu ilçesinin ismiyle müsemma banak yemeği, günümüzde açlışlara gelen davetlilere,  Kiraz Festivalindeki konuklara masalar dolusu konulur. Siyasetçilerin ziyaretlerinde ve dahi yağlı güreşleri izlemeye gelen protokole banak ikramı yapılmadan uyku yoktur. Uluborlu'nun meşhur yemeği banak, Uluborlu için yüzakı bir yemektir. Kendileri her zaman yemezler, günümüzde zengin sofrası yemeği olduğundan düğünlerde ve davetlerde; 'hamama giren terler' misali, paradan kaçınılmaz, banak olmazsa olmaz. "Bi banak da mı edemediniz ,deyiverir el alem" bu tür dedikodulara mahal vermemek için, üç gün öncesinden hazırlıklar yapılır. Kazanlar dolusu banak etleri pişirilir. Damat evinde baş yemek olarak ikram edilir. Milliyet Blog okurlarımın canı banak yemeği çektiyse, Uluborlu ilçesine gitmeleri gerekiyor. Çünkü banağın en alası orda yapılıyor.
 
Zamanımızın banak yemeği de geçmişte yapılanla hemen hemen aynıdır. Banak illa ki, et suyuyla ıslatılmış pideler, veya bayat ekmekler üzerine döşenmiş, haşlama kuzu yemeğidir. Tavuk etiyle, tavuk suyuyla asla olmaz. Yapanlar olursa da lezzet bulamaz. Evlerde eti fırında kızartanlarda vardır. Özü böyle değildir, ama tercih meselesidir. 
 
Banağın yanına et suyuyla pişirilmiş bulgur pilavı, isteyen pirinç pilavı da yapabilir. Ama geçmiş dönemlerden beri bulgur pilavı ikramı bir gelenektir. Yanında sunulan ayran, ciğerleri serinletir. Etin ağırlığını bastırır. Ve Isparta ve ilçelerinde meşhur irmik helvası, helva yemiyenler için pirinç ve şekerle kaynatılmış zerde tatlısı, kalaylanmış bakır kaplarda doyumluk servis edilir. Günümüzde bu güzelliklere ek olarak bir de yörede yetiştiriciliği yaygın olduğundan, Napolyon cinsi kiraz ikram edilir. Sonrasında "değmeyin keyfime" denir.
 
EVDE BANAK YAPMAK İSTEYENLERE TARİFİ VE HAZIRLANIŞI
Öncelikle kemikli et iyice bir haşlanır.
Soğanlar ince ince kıyılıp tavada sıvı yağ ile kavrulur.
Soğanların içine yıkanmış bulgur da ekleyip birlikte bir süre kavurmaya devam edilir.
Pilava 2 kaşık kadar tereyağ ilave edilir
Kemiğin suyu bulgurun üzerine eklenir ve suyunu alıncaya kadar pişirilir.
Pişen bulgur pilavı sunum tabağına alınır.
Banak altı için pideler yahut ekmekler küçük kareler halinde kesilir ve sunum tabağına alınır.
Ardından haşlanan kemikli etlerin suyu ile tabakta hafifçe ıslatılır.
Üzerine de haşlanmış etler konularak sunuma hazırlanır. Yiyenlere afiyet olsun...
 
 Ayfer AYTAÇ