Böyle Olmamalı

Böyle Olmamalı
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 06 Şubat 2021 20:41
Ne çabuk kabullendiniz, çarka uyuverdiniz?
Müslüman'a koyun olmak değil, çoban olmak yaraşır.
 
 
alt
 

Şu son zamanlarda Sosyal Medya’da kullanılan bir “teklif cümlesine” takıyorum kafamı: “beğenmeyen bizden değildir”… Bu nasıl bir mantıktır anlamıyorum. Meselâ, facebook’un “Ehl-i Feys” takımı, çoğunlukla yüz yüze gelmediği insanlara “bizden” ve “bizden değil” gibi bir sınıflandırmayı nasıl yapar? Hadi ‘beğenmedim’, ne olacak şimdi? Siz kimsiniz? Ben kimim? Muhatabınız kim? Belki de muhatabınız zaten sizden değildi… Eeee? Sonra? Ne dersiniz, bir fikriniz var mı? ‘Sizden’ olduğumu biliyorsunuz, ama ‘beğenmedim’. O zaman sizden olmaktan ‘istifa’ mı etmiş olacağım?

Sanırsınız yemiyorlar, içmiyorlar, uyumuyorlar. Bu zamanın çoğu insanı, adına sosyal paylaşım dedikleri bir ağa kapılmışlar, bağımlı olmuşlar gece gündüz orada yaşıyorlar. Bir kutucuk içinde gönüllü mahkumiyet. Esaret hayatı, ama özgürlük alanı sanılmakta... Pandemi bahane oldu. Herkes bir alan buldu. talep olunca arz edildi. Sosyal ağlar herkesi sardı. Bilmem ki bunun zararı ne zaman çıkacaktı...

 
İçine kapalı, çevresi olmayan, arkadaşı- dostu bulunmayan, akraba bağları kopuk  niceleri bu ortamda aslan kesilmekte... Orada herkes iyi... Ya kötüler nerede?
 
Ülkemde kötü yoksa niçin bu ülke kötülükle dolu, her taraf fitne, her gün her yerde kavga, gürültü. Haberler iç karartıcı, gün boyu ortamda günah kaynıyor... Lakin sosyal medya kullanıcılarının sanırsınız hepsi masum. Hepsi iyi, hepsi merhametli. Hayretler içindeyim. Çevresinde sümsük bilinenler bile internet ortamında adeta cesaret abidesi...
Niceleri var ki, sokakta yanından geçsem varlığımdan haberdar olmaz.. Selam versem, almaz. Hatır sorsam,burunlar geçer...
Sosyal ortam da bulunduğu sığınağı neresiyse artık? Evi mi, arabası mı, yatağı mı, takıldığı internet cafesi mi? Sabahın köründe başlıyor bir günaydınla; süslü resimlerin altına yazdığı edebiyatçılardan aşırma cümlelerle  yarıştaymışcasına paylaşımlar yapıyorlar.
 
"Can dostlarım, sayfa arkadaşlarım." "Canım, tatlım" teraneleri, sen karşındakini ne kadar tanıyorsun da "Canım" diyebiliyorsun? Hin mi, cin mi, ne olduğunu nereden biliyorsun?Evladın mı, kardeşin mi, ağabeyin mi, bacın mı? Belki Allah'ın sevmediği bir kuluna sen yalakalık ediyorsun... Kadını, erkeği, genci, yaşlısı, orta yaşlısı, aklı başta sanılanları bile o ortamlarda aynılar; yalansı, yavansı "Paylaş" diye yakarmaları... "Beğenen eller dert görmesin" nidaları. Yahu beğenmeyen dert mi görsün istiyorsun, Ne biçim Müslümanlıktır bu?! Yarım kırma Türkçeyle yaş almış başını aşmış. Gözler zayıflamış benden beter imla özürlü, zihni yoran yorumlardan da geri kalmıyorlar. Beğenmeyenin paylaşımını görmezden geliyorlar. karşılıksız beğeni yapmıyorlar. Kimsenin fotoğrafına bile bakmıyorlar. Milletin derdi tasası beğenme arzusu. Hele bir de dürtmeleri, etiketlemeleri, oyuna davetleri tam bir rezalet ve bıkmadan, usanmadan her gün aynı robotlukla tekrarlanmaları...
 
Bazıları yansıttıkları izlenimde çok dindar görünüyor, sayfasından sürekli ayet hadis paylaşıyor. Peygamberimize Salavat yazıyor. Koyduğu çoğunlukla ecnebilerden aşırma fotoğrafların en dikkat alıcı kısmına 'Salavat' yazısından daha iri puntalarla "Beğen paylaş herkes görsün,beğenen hacca gitsin" diyor. Pandemi zamanı olduğunu bile bazısı unutuyor.
 
Bazıları da  daha ileriye gidip "Allah rızası için beğen- paylaş" diyor. Yok artık, bu kadarına pes doğrusu. Allah'ın senin yaptığın oynaştan razı geleceğini nerden çıkarıyorsun? Adın namlansın diyerek paylaştığın ayetten, hadisten Rabbin razı gelir mi, diye düşündüğünüz oluyor mu? Birbiri üzerine üşüşür gibi düşen resimlerden ayeti, hadisi okuyorlar mı sanıyorsunuz? Sen paylaşmasaydın kimse salavat ne bilmiyor muydu? 
O siteler olmasa hiç kimse Allah'ını zikretmiyor, peygamberine salavat getirmiyor muydu? Eğer öyle ise yazık zaten böyle zayıf müslümanlığa... 
 
Müslümanlık sosyal ağlarda takılı kalmaz, bizzat yaşanır, yaşanarak müslümanlık belli edilir. Siz ayet hadis paylaşıp, ardından usanmışcasına birbirinizi internet oyunlarına davet ediyorsunuz. Şaka, matrak takılıyorsunuz, açık saçık pozlar, kapalı olup boyalı süzgün yüzler resmen ilgi odağı, müşteri çekme tuzağı. Sayfalara takipçiler yığılacak... 
 
Ya sonra? Acaba kazancınız ne oluyor, yahut ne olacak. Şöhret mi? İnternetin getireceği şöhretden ne olur? Bugün uçurur, yarın düşürür....Bu mudur din anlayışınız? Beğen, paylaşa dayanmış bütün hayatınız... Müslümansan müslüman gibi yaşayıp örnek olmalıyız. Müslümansak, Elhamdülillah ben öyleyim ve çoğumuz da eminim öyledir. Ve lakin gerçek Müslüman Yaradan'ına teslim olan, dediğini yapan demektir. Böyle sosyal sayfalara teslim olana ne deniyor bilemiyorum. (Benim adıma da var sayfalar, ama ben kendim girmiyorum. Bir yakınım yapmış, eş dost akrabamla iletişimim kesilmesin istemiş.)
 
Birbirinden canlı çiçekler üzerinde sayfa dostlarıma notları. Yahu ne dostu, o ortamın dostluğundan ne olur. İki gün girme, iki resim koyma varlığın yokluğuna karışır. Kim kime dum duma. Kim bilsin sen in misin, cin misin? Ya da dostlarım dediklerin nedir, nasıldır?
 
Hastayım, diye belirtici resim koysan Yahut bir yakınını kaybetsen beğen butonunu yığılırlar. Sen de aynını yapansın; zira bu ortama takılı insanlar robotlaşılmış artık. Beğen-paylaşa adapte olunmuş. Kim kimi ne kadar beğendi? Merak ediyorum, o beğen paylaşlar kıçınızı mı büyütüyor? Size ne katkısı oluyor?
 
Ama size bu yemi atanlar, sizi bu tuzağa katanlar milyarları reklamlardan götürüyor haberiniz olmuyor. Size de belki Canım robotları, şaşkoloz insancıklar" diyerek gıyabınızda gülücükler gönderiyorlar. Aldınız, kabullendiniz ki oralarda olmaya hızla ve sayılarınız artarak devam ediyorsunuz. Aileleriniz, ana-baba- evlat. Düzen, nizam, intizam yok oldu çevrenizde, sayenizde tüm çevrelerimizde... Bütün hayatınız küçük alette,insan eliyle yapılmış metaryelde...
 
Dünyanın pek çok bölgesinde Müslümanlar katlediliyor. Açlıktan kırılan Müslümanlar var. Kuraklık sorunu bütün dünyanın malumu. Müslüman bilinen sosyal ağlardaki niceleri sitenin birinden aldığı vahşet resimlerinin altına kocaman harflerle döşenmiş. Her beğeni bir tokat olsun. Her paylaşım zalimi durdursun... Be iyimser kardeşim. Zalimi Cihad durdurur ancak, oturduğun yerde maval okuyacağına cihada cağrı yapsana, kendin önden davransana...
 
Sanıyormusun, senin paylaşımını internetin dahi izletilmediği yerler, adı lazım değil, her ne zalim yeriyse, oradan girecek senin sayfana ve çok korkup yaptığından vaz geçecek öyle mi? Gülümsetmek mi istemiştin yoksa?
 
Yazık, hem e çok yazık. bir Müslüman böyle olmamalı. Müslüma ağın içinde, tuşlara basarak değil, görünürde eylemleriyle müslümanlığını yaşamalı, etrafına örnek olmalıdır. hasılı kelam koyun değil, çoban olmalıdır. Madem meraklıydınız böyle bir düzeneye, zamk gibi yapışıp kalacağınıza kendiniz bir dünyaca izlenecek sosyal  sayfa açsaydınız ya... Müslümanca samimi paylaşımlar yapardınız ne güzel. Ama yok, gavurun verdiği tatlı gelir. Zehir, bal şerbeti gibi içilir. Sonra gün gelir, ülkeden, dinden, ahlaktan bile vazgeçilir. (Haşa) lakin o vakit elden ne gelir? Allah cümlemize hidayet versin, amin...
 
Bazısı daha ileriye gidip "Allah rızası için beğen- paylaş" diyor. Çüş artık, bu kadarına pes doğrusu. Allah'ın senin yaptığın oynaştan razı geleceğini nerden çıkarıyorsun? Adın namlansın diyerek paylaştığın ayetten, hadisten Rabbin razı gelir mi, diye düşündüğünüz oluyor mu? Birbiri üzerine üşüşür gibi düşen resimlerden ayeti, hadisi okuyorlar mı sanıyorsunuz? Sen paylaşmasaydın kimse salavat ne bilmiyor muydu? 
O siteler olmasa hiç kimse Allah'ını zikretmiyor, peygamberine salavat getirmiyor muydu? Eğer öyle ise yazık zaten böyle zayıf müslümanlığa... 
 
Müslümanlık sosyal ağlarda takılı kalmaz, bizzat yaşanır, yaşanarak müslümanlık belli edilir. Siz ayet hadis paylaşıp, ardından usanmışcasına birbirinizi internet oyunlarına davet ediyorsunuz. Şaka, matrak takılıyorsunuz, açık saçık pozlar, kapalı olup boyalı süzgün yüzler resmen ilgi odağı, müşteri çekme tuzağı. sayfalara takipçiler yığılacak... Ya sonra? Acaba kazancınız ne oluyor, yahut ne olacak. Şöhret mi? İnternetin getireceği şöhretden ne olur? Bugün uçurur, yarın düşürür....Bu mudur din anlayışınız? Beğen, paylaşa dayanmış bütün hayatınız... Müslümansan müslüman gibi yaşayıp örnek olmalıyız. Müslümansak, Elhamdülillah ben öyleyim ve çoğumuz da eminim öyledir. Ve lakin gerçek Müslüman Yaradan'ına teslim olan, dediğini yapan demektir. Böyle sosyal sayfalara teslim olana ne deniyor bilemiyorum.
 
Birbirinden canlı çiçekler üzerinde sayfa dostlarıma notları. Yahu ne dostu, o ortamın dostluğundan ne olur. İki gün girme, iki resim koyma varlığın yokluğuna karışır. Kim kime dum duma. Kim bilsin sen in misin, cin misin? Ya da dostlarım dediklerin nedir, nasıldır?
 
Hastayım, diye belirtici resim koysan Yahut bir yakınını kaybetsen beğen butonunu yığılırlar. Sen de aynını yapansın; zira bu ortama takılı insanlar robotlaşılmış artık. Beğen-paylaşa adapte olunmuş. Kim kimi ne kadar beğendi? Merak ediyorum, o beğen paylaşlar kıçınızı mı büyütüyor? Size ne katkısı oluyor?
 
Ama size bu yemi atanlar, sizi bu tuzağa katanlar milyarları reklamlardan götürüyor haberiniz olmuyor. Size de belki Canım robotları, şaşkoloz insancıklar" diyerek gıyabınızda gülücükler gönderiyorlar. Aldınız, kabullendiniz ki oralarda olmaya hızla ve sayılarınız artarak devam ediyorsunuz. Aileleriniz, ana-baba- evlat. Düzen, nizam, intizam yok oldu çevrenizde, sayenizde tüm çevrelerimizde... Bütün hayatınız küçük alette,insan eliyle yapılmış metaryelde...
 
Mayanmarda Müslümanlar katlediliyor. Bu bütün dünyanın malumu. Müslüman bilinen sosyal ağlardaki niceleri sitenin birinden aldığı vahşet resimlerinin altına kocaman harflerle döşenmiş. Her beğeni bir tokat olsun. Her paylaşım zalimi durdursun... Be salaklar. Zalimi Cihad durdurur ancak, oturduğun yerde maval okuyacağına cihada cağrı yapsana, kendin önden davransana...
Sanıyormusun, senin paylaşımını internetin dahi girmediği Çin, Budizm mayanmar her ne zalim yeriyse, oradan girecek senin sayfana ve çok korkup yaptığından vaz geçecek öyle mi? alt
 
Aptal kutularında kadını, kızı süslü laflarla avunuyor; içine kapalı insanlar deşarj oluyor. Kimse yaptığının yanlış olduğunun farkında değil. Hakikatte sanal kalabalıklar arasında yapayalnızlar. Zavallı biçareler.
 
Ev hanımları bile yemeği yakma, evini, çocuğunu, eşini ihmal etme pahasına nette...Ne anlıyor, bilmem. Ha belki kıçlarınızda büyüyordur. Lakin beğen paylaşların çokluğundan değil, bütün gün o kutucuğun başında oturduğundan ve başka yapacak bir şeyiniz olmadığından... Beyniniz de özürleniyor farkında değisiniz...
 
 
TOPLUMDA YERİ OLMAYAN KARAKTERSİZLER SANAL ALEM OLMASAYDİ NE YAPARDINIZ BİLMİYORUM MİLLETE NEDEN KENDİNİZİ FARKLI TANITMAYA CALIŞIRSINIZ ANLAMADIM BİR TÜRLÜ 20 30 BEGENİ 50 60 YORUM YAPINCA KENDİNİZİ ŞEREFLİMİ SANIYORSUNUZ BE ASALAK MALUKATLAR. (Bu sözler stresin sesidir.)
 
 
Yazık, hem e çok yazık. bir Müslüman böyle olmamalı. Müslüma ağın içinde, tuşlara basarak değil, görünürde eylemleriyle müslümanlığını yaşamalı, etrafına örnek olmalıdır. hasılı kelam koyun değil, çoban olmalıdır. Madem meraklıydınız böyle bir düzeneye, zamk gibi yapışıp kalacağınıza kendiniz bir site açsaydınız ya... Müslünaca samimi paylaşımlar yapardınız ne güzel. Ama yok, gavurun verdiği tatlı gelir. Zehir, bal şerbeti gibi içilir. Sonra gün gelir, ülkeden, dinden, ahlaktan bile vazgeçilir. (Haşa) lakin o vakit elden ne gelir? Allah cümlemize hidayet versin, amin...