Enîsu'l Fukarâ'dan "Aşk Sızıntıları"

Enîsu'l Fukarâ'dan "Aşk Sızıntıları"
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 26 Mart 2012 16:05

Enîsu'l Fukarâ, Fakirlerin Arkadaşı mânâsı taşımaktadır. 

Osman Kemâlî Efendi'nin divânçesindeki bölümlerden biridir. 

İşbu manzûmeden çarpıcı beyitler şöyledir:

 

Vezni: Fâilâtun / Fâilâtun / Fâilâtun / Fâilün 
 
Cân u ten varlık bekâsız bir vedâattir sana 
Sen seni bilmek bahâsız bir saâdettir sana
 
enis fukara tarık ileri osmanlı arabi hat sanatı tezhip tezhib
El ayak dil göz kulak kalble alır kalble verir 
Bu rumûzu anlamak bî-had kerâmettir sana 
 
Devlet-i dünyâ nasibinse gelir olma melûl 
Gelmediyse hâle râzı ol ki devlettir sana 
 
Fâriğ ol redd u talebden himmetinle hizmet et 
Amr u Zeyd’in hizmeti mâ’nâda hizmetdir sana 
 
Verseler dünyâyı göz doymaz gönül açılmadan 
İzz ü câhın kesreti belki felâkettir sana
 
Ömr mahdûddur nefes ma’dûd u devran bî-sebât 
Bî-bekâ bir mülke meyletmek ihânettir sana 
 
İzzet u zillet senin zannınla bulmuşdur vücûd 
Belki izzet sandığın miftâh-ı zilletdir sana 
 
İzzet u ikbâl u devlet saltanat hayli sipah 
Bir avuç toprakdır ancak ders-i ibretdir sana 
 
Çıksa eflâke başın bu yerde mağrûr olma kim  
Âkıbet hâk üzre hâk olmak tabiatdir sana 
 
Bak neler gelmiş neler olmuş ne kalmış nik u bed 
Gösteren fâniyi bâki cehl u gaflettir sana 
 
Düştüğün her bir belânın membâı sensin temâm 
Zâr u feryâd ettiğin senden şikâyetdir sana 
 
Her ne istersen ara gönlünde her şey andadır 
Gayre bakma kendini görmek musîbetdir sana 
 
Merd u nâmerd sandığın zann-ı gümânındır senin 
Yoksa insanoğlu bir lâzım uhuvvetdir sana 
 
Ni’met-i rızkın senin gökden yağar yerden çıkar 
Sihrdir altun gümüş aldanma nikmetdir sana
 
Her şeye görse lüzum lâzımda mutlak ol olur 
Düştüğün tûl-i emel hasret nedâmettir sana 
 
TARIK İLERİ tarık ileri ayfer aytaç islami eserler arabi hat sanatı osmanlıca
Yükseğe kalktım deme fazla sukutundur senin 
Fazla yüksekten düşersen fazla şiddettir sana
 
Her ne var âlemde aynı sendedir etme gümân 
Mahzen-i gönlünde sînen levh-i hikmetdir sana 
 
Hakk’ı gör her şeyde görmezsen seni Hakk gördüğün 
Şüphesiz bil Hakk’ı fikretmek ibâdettir sana 
 
Hakk için sev her neyi sevdinse Hakk’sız nesne yok 
Hakk için halka mehabet eyle tâatdir sana 
 
Her ne yapsan her ne bilsen haddini bil dâimâ 
Âczini noksanını idrâk fazîletdir sana 
 
Her ne söylersen ne yapsan kâinat görür duyar 
Kendi kendinden utanmazsan cinâyetdir sana 
 
Her neye azmeylesen dönme vefa kıl ahdine 
Yâve-gû olma sükûtun bir meziyetdir sana 
 
İzleme her gördüğün hem söyleme her duyduğun 
Her sözün mes’ûlüsün sonra mezemmetdir sana 
 
Kimsenin mâlin hisâb etme karartır kalbini 
Kimsenin hâlin suâl etme kasâvetdir sana 
 
Pek sakın aldanma bunda her gülen ağlar gider 
Gördüğün ikbâl ü idbâr şekl-i ru’yetdir sana 
 
Dediler derler desinler diyecekler kaydını
Atmadıkça her hayat kîn u kudûretdir sana 
 
ALLAHU EKBER MAŞAALLAH LA İLAHE İLLALLAH
Bekleme iylik fenâlık kimsede yokdur mecâl 
Nisbetin derd ü elem düşmen izâfetdir sana 
 
Olmasa rûh işlemez âzâ beden toprak kalır 
Kendi rûhun en büyük burhân-ı vahdetdir sana 
 
Nefse lâzım olmayan yokdur gözün aç ârif ol 
Hakk’a lâzımsa gelir lûtf u himâyetdir sana 
 
Nefse teslim olma et bir kâmile teslim-i nefs 
İllet-i nefse devâ iksîr-i sohbetdir sana 
 
Çok sakın sû’-i karinden verse de alma selâm 
En büyük ikramı bil şerr ü şekâvetdir sana 
 
Boş yere etme tama’ cânın yakar nâr-ı hased 
İftirâ kendi elinle bir adâvetdir sana 
 
Hikmet-ullahdır hükûmet deme şu iy bu fenâ 
İttifâk-ı ümmete lâzım itâatdir sana 
 
Her umurda ehlini bul meşveret eyle müdam 
Meşveret bir emrdir lâzım riâyetdir sana 
 
Derde düştünse devâ bil hasta oldunsa şifâ 
Sen hemen derk-i umûr eyle sekînetdir sana 
 
Ber-murâd olmak dilersen nâ-murâd ol dâimâ 
En büyük kâm aldığın en çok merâretdir sana 
 
İ’timâd et Hakk’a dâim andadır feyz ü felâh 
İ’timâd her rütbeye bil nâiliyetdir sana 
 
Azm u himmet i’timâd birle neye atsan elin 
Dağ erir deryâ kurur her “usr” “yusrat”dir sana 
edeb ya hu tarık ileri ayfer aytaç hat sanatı islami yazı arabi osmanlıca arapça
Kimseyi ta’yib ü techîl eyleme aslın gözet 
Bağlıdır takdîre buhtân u şenâatdir sana 
 
Medh ü zemm-i halk ile memnûn u mahzûn olma kim 
Halk içinde iştihar nikbet melâmetdir sana 
 
İns ü cin toplansa bir şey yapmanın imkânı yok 
Artıp eksilmez ezelden ol ki kısmetdir sana
 
Derseler allâme-yi dehr eyleme da’vâ-yi ilm 
En nihâyet sandığın bil ki bidâyetdir sana 
 
“Kenz-i lâyufna”yı bulmak herkesin kârı değil 
Ol hazîne gevheri sabr u kanâatdir sana 
 
Hânedân-ı Mustafâ’yı yâd idüp ağla müdâm 
Döktüğün gözyaşları bârân-ı rahmetdir sana 
 
Şâir oldunsa Kemâlî zâhirin terk eyle kim 
Söyleten söyletmeyen bâtında kudretdir sana 
 
Herkese âlemde bir yüzden kalır ibka-yi nâm 
Nutk-i hayrın bâis-i rahm ü şefâatdir sana

 

Fakirlerin Dostu, yol arkadaşı mânâsındaki manzûmenin bazı beyitleri tarafımdan ilerleyen zamanlarda teşrîh edilecektir.

Bu eserin müellifi hakkında kısa bilgi:

19. yüzyılın ikinci yarısında Erzurum’un Pasinler kazasına bağlı Güllüköy’de dünyaya gelen Osman Kemâlî Efendi, tutulduğu çiçek hastalığı nedeniyle 1,5 yaşında âmâ olmasına rağmen vefâtına kadar Cenâb-ı Allah yolunda ilim tahsil etmiş Allah ve Rasûlullah âşığı bir şahıstır.
18 yaşına doğru Kur’ân-ı Kerîm’i hıfz etmiş, bunun yanı sıra zamanla ve sırasıyla Fuzûlî, Hâfiz-i Şirâzi divânları ile Mevlânâ Rûmî’nin 6 ciltlik mesnevi tarzındaki eserini baştan başa ezberlemiş. Nihâyet medrese derslerini bitirip icâzetini aldıktan sonra Erzurum’dan yola çıkarak Diyarbekr, 
Musul, Bağdat, Necef ve Kerbelâ’yı semenderler gibi dolaşır, konaklamak için en sonunda 1901’de İstanbul’da karar kılar.  
Burada zamanla Âmâlar Medresesi  Şeyhliğine kadar tayin edilir. Mevlânâ mesnevisinden ve Mecelle'den dersler okutur.  
Nihâyeten 1954 senesinde âhirete irtihâl etmiş olan Hakk dostu bu şahsın manzûmeleri 1957’de “Aşk Sızıntıları” adıyla Baha Doğramacı tarafından İstanbul’da bastırılmıştır. Divânçe'de ayrıca Bağdadlı Rûhî ve Fuzûlî'ye nazîre ve tahmisler de yer almaktadır. İşbu dîvânçe benim kütüphânemde de yer işgâl etmektedir.
 
 
Selâm ve Muhabbetlerimle.
 
Târık İleri
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir