Fırtına gecelerinde nakış işlenmez - Tiryâki Sözleri

Fırtına gecelerinde nakış işlenmez - Tiryâki Sözleri
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 07 Nisan 2012 01:43

Kıymetli dostlar, Cenâb Şahâbeddîn'in (1870-1934) kütüphânemde bulunan 1978 İstanbul baskısı Tiryâki Sözleri eserinde yer alan 1800 küsur vecizeden seçtiklerimi bölümler hâlinde yayımlayacağım.

Servet-i Fünûn'culardan biri olan Şahâbeddîn Arabca, Farsça, Fransızca ve Türkçe'ye hâkim bir zâttı.

Vaktin kıymetini bilmek husûsunda kendisinin şu sözünü bir ibret vesîkası olarak nakletmek istiyorum:

"Vakti geçirmek için bana "briç-plafon" ya da "majör" (gibi oyunlar) teklif ediyorsunuz. Bense vaktin geçtiğinden müştekiyim. Aradığım vakti geçirecek değil, geçmekten men edebilecek bir vâsıtadır."

"Vakit geçmiyor ya!" diyen bugünkü gençliğe güzel bir sitemimiz olsun onun bu sözleri.

Şimdi geçelim meşhûr Tiryâki Sözleri'ne:

1.       İnsana en güzel sıfatı ona "fâni" diyen vermiştir.

2.       Dâhiliğin ne memleketi, ne asrı olur; her yer onun, her zaman onundur.

3.       Can sıkıntısı ruha nisbetle cismin tavlaşmasından meydana gelir.

4.       Derin sefâlet gibi büyük zenginlik de güzel hislerin inkişâfına mânidir.

5.       Hâlimize uymayan bizi oyalayamaz.

6.       Avam mahkemesi dâimâ gıyâben mahkûm eder.

7.       Siyâset âleminde insaf bir hırsız feneridir, ne tarafı isterse orayı aydınlatır.

8.       Hâlinden şikâyet zımnen mağlûbiyeti itiraftır; o yüzden muhatabımızın nazarındaki kıymetimizden bir kısmını kaybettirir.

9.       Karga ne kadar adını değiştirse sesinden tanınır.

10.    Üzümün tatlısı bağbozumuna kalır.

11.    XIV. Louis: "Devlet benim!" dermiş. Diyebilsek hangimiz demezdik?

12.    Bazı adamlar başkasının hürriyetine mâni olmadıkça kendisini tamamiyle hür hissetmez.

13.    İçinde yaşadığı zamanı beğenmemek aczin en şâyi (yaygın) şeklidir.

14.    Fırtına gecelerinde nakış işlenmez.

15.    Kazlar arasında kartal ve kartallar arasında kaz mütesâviyen (aynı seviyede) sıkılır.

16.    İğtişaş (karşılıklık) ile beslenenler, elbette âsâyişin avdetini (gelmesini) istemez.

17.    Şu memlekette iyi adam dediğimiz kendimize en çok benzeyendir.

18.    Genç görünmek arzusu bilhassa ölüm endişesinden kaçınmak için beslenir bir duygudur: Zannederiz ki genç göründüğümüz nisbette ecelden uzağız!

19.    Öylelerini gördüm ki ölümden ziyade mezardan korkuyorlar: Gömülmek olmasa ölmeğe hemen hemen râzı olacaklar. Böyleleri, dünya hayatını bu hayatın hülyâsı ile kanaat edecek kadar çok sevenlerdir. 

20.    Yalanın bile kıymeti nisbîdir; lehimize olursa "medh u senâ" deriz, aski takdirde adı zemm ve iftirâ olur.

21.    Akıllılar meclisinde boş sözün en bâriz eseri meclise sükût getirmedir.

22.    Bizim hakikat dediğimiz beşerî hakikatlerdir, mutlak değil.

23.    Yaptığı işten şan, şeref, alkış, tebrik bekleyenler, halkın kulluğundan kurtulamamış demektir.

24.    Biz bir zâtı bir müddet alkışlamazsak unuturuz: Hâfızamız biraz avuçlarımızdadır.

25.    Dostunu hemen ölecekmiş gibi sev, düşmanını hiç ölmeyecekmiş gibi telakkî  et.

 

İnşâallâh devâm edecek.

 

Târık İleri