Fırsatçı Fitneciler

MÜBAREK RAMAZAN-I ŞERİF İSLAM ÂLEMİNE HAYIRLARA VESİLE OLSUN...

Hepinizin mübarek Ramazan Ayınızı candan kutluyor, tamamına erdirmesini Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum. Bu mübarek günlerde, mümkünse dargın, kırgın, küskün olduğumuz kimse kalmasın. Birbirimizi ziyaret edelim. Önceliği büyüklerimize, yaşlılarımıza, hastalara, yalnız, garib, kimsesizlere verelim. Gücümüz nispetinde fakirlere yardımcı olalım. İftar sofrasına, sade dostlarımızı değil, onları da davet edelim. Yetimlerin, öksüzlerin başını okşayalım. Onlara sevgi gösterelim. 

Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:
“Gökyüzünün kapıları Ramazan ayının ilk gecesi açılır ve son gününün gecesine kadar kapanmaz.”
Ramazan-ı Şerif Mübarek ola..

Devamını oku...

Fırsatçı Fitneciler
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 02 Mayıs 2012 11:34

   altKahvaltı sofrasında haberleri dinliyorum. Gayrimüslim bir kanalın Müslüman bilinen, paraya hizmetkâr sunumcusu diyor ki: “İran’da kadın olmak… İran’da ahlâk polisi (Bahar geldi açılıp saçılmasınlar.) diye sokakta kadınları göz hapsinde tutuyor.” İran’daki uygulama bu sunucuyu çok rahatsız etmiş olacak ki, ardından çokbilmiş bir tavırlarla (Oysa hakikatten bihaber) kendince yorumda bulundu. Cilalı maşanın yorumu şöyleydi:

   “Sevgili seyirciler iyi ki İran’da kadın değilsiniz. İran’da kadın olmak zor. İslami yönetim İran’da kadınlara rahat nefes aldırmıyor. (Sunucu adam zehri tam bu noktada beyinlere akıtmaya başlıyor.) Peki, biz kimleri örnek alacağız; batıyı, bizden daha çağdaş ülkeleri. Modern giyimlerini (Kısacası açılıp saçılmalarını, kadını kendi hayatında serbest bırakmalarını demek istiyor.)”...

    Bu haberden hemen sonra batıyı örnek alan, serbest hayatlarıyla magazin gündemini oluşturan, çirkinliklere örnek, sözde sanatçıların ödül törenine yer veriliyor kanalda… Akabinde gösteriyor; gerilmekten tef gibi olmuş, mimik hareketlerini kaybetmiş, korku filmlerindeki korkunç karakterlere dönüşmüş kokanaları… Adlarına “sanatçı” denilen bu ülkenin değerlerinin hortumcularını… Kötüye örnek olmalarıyla ülkemiz kadınlarının gelinen noktasının veballilerini…

Fitne bulvarında herkes bir köşe kapmış, ülkem insanı bu hengamede yolunu şaşmış... Yaşları yetmiş, yaşamları kokuşmuş, insani kokuları kaçmış nursuzluk abideleri...Kadınlar açıldıkça açılmışlar, etlerinin her bir noktasını pahalı bez parçalarının arasından fışkırtmışlar. İnsan eti tacirleri, edepsizlik edipleri... Halkı kandırıp kadeh kaldırıcılar... Soyunmayla, halkın cebini soyanlar... Gözlerindeki boyalarla, gözde bilinenler... İki şarkı, bir göbek atmayla, dizilerde gayriahlâki sahnelerde oynamakla boğazda yalılar alanlar... Çoğunlukla lüzumsuz konuşanlar...

Erkekler ise kimi kravatlı, kimi züppe vari... Herbirinin entel hâlleri... Gavura özenmiş bedenleri... Konuşmak için konuşuyor dilleri... Belli, bunları besliyor birileri... Para saymaktan kirlenmiş elleri... Sanıyorlar İslam geri, batıl ileri; kendileri azgınlıkta batıldan beteri... Allah'ım bu aymazlardan uzak tut bizleri! 

Sarhoş bağırtısına nârâ deniyor, onların avazına, çıplaklığına sanat..

   Sunucu: “ İşte!” diyor, “Modern, çağdaş Türk kadını…” Soyadıyla narenciyeyi çağrıştıran sunucu bu edepsiz görüntüleri ekrandan tekrar tekrar yansıtırken,  zehrin, fitnenin ölçüsünü iyice artırıyor. O an para karşılığı fitneye davulculuk edene haykırmak istiyorum! “Batının bir vakitler bizden aşırdığı, şimdi aleme taşırdığı teknik ilmini al, imansızlığını değil be adam! Çağdaşlık kafanda olsun, görüntünde değil. Avrupa'ya özeniyorsan git oralarda yaşa, ekmeğimizi yiyip ayağımıza dolanma.” demek istiyorum. Beni duysa da dinlemez biliyorum. Hatta sesi benden gür çıkar. Çünkü onun kuklacısı, böyle konuşmayacak olsa, iplerini sıkar, gider başka konuşacağı getirir. Para gücü bu,  kimlere tasma taktırmıyor ki…

   O an birde Âkif’im geliyor aklıma… Üstâdım Mehmet Âkif Ersoy, doğruları yüreklilikle haykırdığı için zor ömür sürdüğü günlerde, çağdaşlığı çıplaklıkla yorumlayanlara şöyle seslenmiş:

“ Kim demiş Avrupa insanı medeni… Ne edep var, ne hayâ, çırılçıplak bedeni...

Medeni olmak açmaksa bedeni, desenize hayvanlar bizden daha medeni…”

   Asıl Yüce Rabbimiz, bizi yoktan var edenimiz, biz âciz kullarının iyiliği için nasıl bir emir buyurmuş:

 “Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.”

(Ahzâb Suresi Ayet 59)

Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üzerine kadar örtsünler.

{Nur Suresi Ayet 31}
 

 

 
 

Turkish Arabic English
Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ