Bereket Denilince

Bereket Denilince
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Salı, 08 Mayıs 2012 12:36

altHikâye bu ya, diye anlatılır ya hep... Gerçekle alâkası vardır elbet...

Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış. Büyüğü Halil. Küçüğü ise İbrahim...

Halil, evli çocuklu… İbrahim ise bekârmış...Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin... Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.

 Bununla geçinip giderlermiş...

Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı. İkiye ayırmışlar… İş kalmış taşımaya…

Halil, bir teklif yapmış kardeşine:

-İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.

-Peki, abi demiş İbrahim...

 Ve Halil gitmiş çuval getirmeye...

 O gidince, düşünmüş İbrahim:

 “Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine.” Böyle demiş ve kendi payından bir miktar katmış onun payına...

 Az sonra Halil çıkagelmiş.

 “Haydi, İbrahim” demiş, önce sen doldur da taşı ambara.

 “Peki abi.”

İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.

 O gidince, Halil düşünür bu defa, der ki:

 “Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var. Ama kardeşim bekâr.

 O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek. Böyle düşünerek, kendi payından atar onunkine birkaç kürek.

 Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.

 Bu, böyle sürüp gider. Ama birbirlerinden habersizdirler.

 Nihayet akşam olur. Karanlık basar. Görürler ki, bitmiyor buğdaylar. Hatta azalmıyor bile.

 HAK TEALA, bu hali çok beğenir.

 Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki...

 Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler. Şaşarlar bu işe...

 Tükettikçe bitmek ne kelime, aksine çoğalır buğdayları. Dolar taşar ambarları.

 Bugün dahi "Bereket" denilince, bu kardeşler akla gelir.

 Bu bereketin adı: Halil İbrahim bereketidir...

 ALLAH KİMSE NİN EVİNDEN BEREKETİ EKSİK ETMESİN...