Vahşî'nin Bir Gazeli: Biz bir kapıdan ayak çektik mi çektik

Vahşî'nin Bir Gazeli: Biz bir kapıdan ayak çektik mi çektik
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Salı, 05 Şubat 2013 21:30

Sâmânîler döneminde yaşamış Sebk-i Horasânî (şiirde Horasan Tarzı) temsilcilerinden İranlı şâir Vahşî-yi Bâfikî'nin bir gazelidir aşağıdaki. Sebk; üslûb, tarz gibi mânâlara gelebilmekte. Şiirde de dönem dönem değişimler yaşanmış olduğundan dönemin izlediği müşterek rotaya dâhil olmasıyla şâirler gruplandırılmaktadır. İran şiirini özellikle Sebk-i Horasânî, Sebk-i İsfahânî ve Sebk-i Hindî ana dönemlerine ayırabiliriz. Aslında daha başka tarzlar da var elbette, ancak bunlar ana ve belirleyici tema kalıpları ihtiva eden, sert değişim rüzgârları estiren tarzlardır. 

 

Gazel: 

Târık İleri Vahşi'nin bir gazeli biz bir kapıdan ayak çektik mi çektik

ما چون ز دری پای کشیدیم کشیدیم

امید ز هر کس که بریدیم ، بریدیم

Mâ çûn zi derî pâyî keşîdîm, keşîdîm

Ummîd zî her kes ki borîdîm, borîdîm

Biz bir kapıdan ayak çektik mi çektik

Herkesten ümmîdimizi kestik mi kestik

 

دل نیست کبوتر که چو برخاست نشیند

از گوشه‌ی بامی که پریدیم ، پریدیم

Dil nîst kebûter ki çû ber hâst neşîned

Ez gûşe-i bâmî ki porsîdîm, porsîdîm

Gönül güvercin değil ki kalktığında/havalandığında (aynı yere tekrar) otursun/konsun

Biz bir çatı köşesinden uçtuk mu uçtuk

 

رم دادن صید خود از آغاز غلط بود

حالا که رماندی و رمیدیم ، رمیدیم

Rem dâden-i sayd-i hod ez âğâz galet bûd

Hâlâ ki remândî û remîdîm, remîdîm

En baştan avımı ürkütmek hata idi

Şimdi de sen bizi ürküttün, biz de ürktük mü, ürktük

 

کوی تو که باغ ارم روضه‌ی خلد است

انگار که دیدیم ندیدیم، ندیدیم

Gül tezhib tazhip tarık ileri Târık İleri TARIK İLERİ ISPARTA AYFER AYTAÇ VOLKAN İLERİ VAHŞİ'NİN GAZELİ FARSÇA ŞİİR

Kûy-i tû ki bâğ-ı İrem ravza-yi huld est

Engâr ki dîdîm, nedîdîm, nedîdîm

İrem bağı ve cennetten bir bahçe olan senin mahalleni

Sanki gördük, görmedik mi görmedik  (veya görmedik ne olacak sanki)

 

صد باغ بهار است و صلای گل و گلشن

گر میوه‌ی یک باغ نچیدیم ، نچیدیم

Sed bâğ-ı behâr est u salâ-yı gul u gulşen

Ger mîve-yi yek bâğ neçîdîm, neçîdîm

(Orası ki) bir bahar bahçesi gibi bizi çiçeğe ve çiçek bahçesine çağırıyor

Biz de o bahçenin bir meyvesini (bundan gayrı) koparmadık mı koparmadık

 

سرتا به قدم تیغ دعاییم و تو غافل

هان واقف دم باش رسیدیم، رسیدیم

Ser tâ be kadem tîğ-i duâyîm ve tû gâfil

Hân vâkıf-i dem bâş resîdîm resîdîm

Baştan ayağa duâ okuyuz (hedefe varması için ok gibi duâ okuyoruz) ve sen bundan gâfilsin (uzaksın)

Hey âna vâkıf ol, ânı anla, (yolun sonuna) vardık mı vardık

 

وحشی سبب دوری و این قسم سخنها

آن نیست که ما هم نشنیدیم ، شنیدیم

Vahşî sebeb-i dûrî ve în kısm-i suhenhâ

Ân nîst ki mâ hem neşenîdîm, neşenîdîm

Vahşî (sevgiliyle) uzaklığın ve bu tür (yaralayıcı) sözlerin sebebi(ni)

O değildir ki biz de duymadık mı duyduk, (duymadığımızdan değil/duyduk mu duyduk) 


Selâmetle.

Tercüme Târık İleri

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

https://www.facebook.com/ileritariq

https://www.youtube.com/user/tarikileri/videos