Dôst bî-pervâ felek bî-rahm u devran bî-sükûn - Fuzûlî'nin Gazeliyâtından

Dôst bî-pervâ felek bî-rahm u devran bî-sükûn - Fuzûlî'nin Gazeliyâtından
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 23 Mayıs 2012 20:21

Dôst bî-pervâ felek bî-rahm u devran bî-sükûn fuzuli Fuzûlî tarık ileri Târık İleri www.ayferaytac.com divan edebiyatı gazel şiir kaside

Üstâd Fuzûlî'nin gazeliyâtında yer alan aşk, ince mânâ ve esrâr-ı ma'neviyat dolu  manzûmelerin îzâhlarını küçük çapta da olsa yapmaya devâm ediyorum. Siz kadir-şinâs dostlarımızla inciler deryâsından hâsıl etmeye çalıştığım saf ve parlak güzellikleri paylaşmaktan dolayı bahtiyâr ve berhordârım. 

 
دوست بی پروا فلك بی رحم و دوران بی سكون
درد چوق همدرد یوق دشمن قوی طالع زبون
Dôst bî-pervâ felek bî-rahm u devran bî-sükûn 
Derd çok hem-derd yok düşmen kavî tâli' zebûn 
Dost pervâsız (alâkasız, kayıtsız bana), felek merhamet  (rahmet etmiyor bana) ve dünyâ sükûna ermiyor (zîrâ içindeki hayatlarla beraber durmadan dönüyor)
Derd çok (buna karşı derd ortağı yok, düşman (yani nefis/ene) gâyet kuvvetli, tâlih/baht ise zayıf, güçsüz, âciz.
 
سایه امید زائل آفتاب شوق گرم
رتبه ادبار عالی پایه تدیر دون
Sâye-i ümmîd zâ'il âftâb-ı şevk germ 
Rütbe-i idbâr âlî pâye-i tedbîr dûn 
Ümîdin gölgesi zâil olmuş (zevâle uğramış, silinip gitmiş), -buna karşılık- aşkın güneşi ise hararetli/sıcacık (ortalığı kasıp kavuruyor)
İdbârın (bulunduğu yerden geriye düşüşün) rütbesi/mertebesi yüksekte, tedbîrin pâyesi ise alçakta.
Tedbir için şunları söyleyebiliriz: Bir şeyi te'min edecek veya def' edecek yol.
Cenab-ı Hakk'ın Hakîm ismine uygun hareket, riayet.
Bir şeyde muvaffakiyet için lâzım gelen hazırlık.
 
عقل دون همت صدای طعنه یر یردن بلند
خت كم شفقت بلای عشق كون كوندن فزون
Akl dun-himmet sadâ-yı tâ'ne yer yerden bulend 
Baht kem-şefkat belâ-yı aşk gün günden füzûn 
Aklın himmeti (lütuf ve yardımı, hattâ bağışı) aşağıda, alçakta (duruyor)
Beni ta'n eden (kınayan) seslerse buna nazaran yüksekte (bulunuyor)
 
بن غرین ملك راه وصل پر تشویش و مكر
بن حریف ساده لوح و دهر پر نقش فسون
Ben garîb u râh-ı mülk-i vasl pür-teşvîş u mekr 
Ben harîf-i sâde-levh u dehr pür-nakş-ı füsûn 
Bahtın şefkati kem (az mikdarda, azıcık) aşkın belâsı ise gün geçtikçe/günden güne fazlalaşıyor, çoğalıyor
Ben garîb (gurbete düşmüş şahıs) kavuşma memleketinin yolu karmakarışık ve tuzakla/hileyle dolu
Bir misale uyarlarsak:
Yaban elde bir memlekete yolu düşmüş olan bir şahıs, tabîî olarak yol iz bilmez, gitmek istediği yeri bulamaz, afallar, şaşırır, bu yüzden tereddüd ve endîşe duyar. Çünkü ona her yer ve her şey yabancıdır. Orası şaşırtıcı şeylerle, tuzak ve sürprizlerle doludur. 
Fuzûlî de dünyâ gurbetliğine geldiğinden beridir visâle etmek/Allah'a kavuşmak arzusundadır, ancak düşmanın (içteki nefsin) kuvvetli, buna rağmen irâdesinin zayıf, aklının pek yardımsız ve ömür yolunun oldukça karışık ve insanı içine çeken girdaplarla dolu olduğundan söz eder.
Dünyâ insan nefsini teshir eden/sihirleyen, büyüleyen güzelliklerle, yani ayak kaydırıcılar ve ayak bağlayıcılarla dopdolu, bu bağlar aynı zamanda cehenneme girmeye vesîle şeylerdir de.
Ben, diyor; sâde-levh, yani levhamın (kalbimin, gönül levhasının) üzerinde harf bile yok, hileyi tuzağı anlamaktan ve bu tehlikelere karşı koyabilmeyi gerektiren donanımdan yoksunken, dünyâ ise pür-nakş yazıyla, füsûn, etkileyici büyüleyici yazılarla karşımda duruyor,
Ben bu hâlimle bununla nasıl başa çıkarım, demeye getiriyor.
 
هر سهی قد جلوه سی بر سیل طوفان بلا
هر ھلال ابرو قاشی بر سر خت مشق جنون
Her sehî-kad cilvesi bir seyl-i tûfân-ı belâ 
Her hilâl-ebrû kaşı bir ser-hat-ı meşk-i cunûn 
Her servi boylunun cilvesi/gölgesi/yansıması; bir belâ tûfânının seli gibi 
Her hilâl kaşlının kaşı ise bir mecnûnluk/bir cinnet meşki (alıştırması, temrini, antrenmanı) için sayfanın tâ başına çekilmiş bir hat, bir yazı gibi.
Meşk demek denemek demek, alıştırma demek. Hani ilkokulda çocuklara harfleri tek tek nasıl yazacaklarının alıştırmasını yaptırıyorlar ya, en basit misâl budur meşk etmek için.
 
یلده برگ لاله تك تمكین دانش بی ثبات
صوده عكس سرو تك تئثیر دولت واژگون
Yelde berg-i lâle tek temkîn-i dâniş bî-sebât 
Sûda aks-i serv tek te'sir-i devlet vâj-gûn 
Rüzgârdaki lâle yaprağı gibi, ilmin temkîni ve oturaklılığında bir sebât bir sâbite (kararlılık) yok
Suya akseden (vuran/yansıyan) servi ağacı (ayna gibi tersten görüneceği için) devletin te'sîri de başaşağı
 
سر حد مطلوب پر محنت طریق امتحان
منزل مقصود پر آسیب راه آزمون
Ser-had-i matlûba pür-mihnet tarîk-i imtihân 
Menzil-i maksûda pür-âsîb râh-ı âzmûn 
Talep edilen noktaya varmak için ise geçilecek olan yol, mihmetlerle (zahmet ve eziyetlerle) dolu bir imtihan yolu
Maksadın menziline ermek için sürülecek olan yol da türlü türlü çile ve felâketlerden geçilmiyor 
 
شاهد مقصد نوای چنگ تك پرده نشین
ساغر عشرت حباب صاف صهبا تك نكون
Şâhid-i maksad nevâ-yı çeng tek perde-nişîn 
Sâgar-ı işret habâb-ı sâf-ı sahbâ tek nigûn 
Maksadımın şâhidi (maksadım olan güzel) çengin âhenkli sesi gibi perde arkasında (çengin/çalgının ses telleri arkasında) oturuyor
İçki kadehi şarabın saf kabarcığı gibi ters dönmüş
Habab/hubb kökünden -son derece muhabbet besleyen veya muhabbet besleme- olduğu gibi, meşhûr dil âlimi İbn Kayyim el-Cevziyye bu kelimeye su vb. meşrubattaki hava kabarcığı da denildiğini yazmıştır.
 
تفرقه حاصل طریق ملك جمعیت مخوف
آه بیلمم نیلیم یوق بر موافق راهنمون
Tefrika hâsıl tarîk-i mülk-i cem'iyyet mahûf 
Âh bilmem neyleyem yok bir muvâfık reh-numûn 
Tefrikâ hâsıl olmuş/husûle gelmiş
Cemiyet mülkünün yolu korkulu, tehlikeli
Âh bilmem neyleyem yok bir uygun/yerinde/münasip yol gösterici
 
چهره زردین فضولینك طوتوبدر اشك آل
كور آكا نه رنگلر كچمش سپهر نیلگون
Çehre-i zerdin Fuzûlî'nün tutupdur eşk-i âl 
Gör ana ne rengler geçmiş sipihr-i nîl-gûn
Fuzûlî'nin sararmış benzini al/kızıl (yani kandan kinâye) kanlı gözyaşı tuttu
Bak nilgun/çivit mavisi/nil mavisi felek gör ona ne oyun, hile ve dalavereler geçmiş, oynamış, düzenlemiş
Reng: renk, levn, boya olduğu gibi, ikinci olarak sûret, şekil mânâsına, üçüncü olarak da oyun, hille, dalavere anlamlarına gelir.
 
Âlem-i İslâm'ın Regâib Kandilini tebrik ederim. Cenâb-ı Allah mübârek eylesin. Selâmlarımla.
 
Târık İleri
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir