Şeker Yedik Acı Tattık

Şeker Yedik Acı Tattık
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 24 Ağustos 2012 06:43

altAslında bugün güzellikler aktaracaktım sizlere. Bayramda yaşanılan, gördüğüm pek çok güzelliklerden söz edecektim. “Mübarek Ramazan Ayı günlerini ibadetle geçirip, dayanışmanın pekiştiği Ramazan Bayramı’na salimen ulaştık ve üç gün doya doya tatlılar yiyerek Ramazan Bayramı’nın şanına yaraşır, şeker gibi bir bayram kutladık,” diyecektim.

Gerçekten de eş, dost ziyaretleriyle güzel duygular içinde hep bir arada güzel bir bayram yaşadık. Ama bayram ertesi duyduğum şehit haberleri her zaman olduğu gibi yine ciğerimi yaktı, yürek çarpıntımı durdurdu, kanımı dondurdu. Eş, dost bildiğim insanlarla geçirdiğimiz bayram günlerindeki tüm olumlu duygularımız yasa büründü. Mânâ yüklü çok güzel bir bayram havasının ardından bir o kadar mânâlı gelen acı haberler keyfimizi kaçırdı. Hepimizin ağzının şeker tadını bozdu, bizleri acıya gark etti. Kederdeyiz, yastayız.

Kasti yapılır gibi, koca devletimizle, milletimizle alay edilir gibi neredeyse her gün, hatta günbegün güpegündüz teröristlerce yapılan hain saldırı sonucu şehit olan kahraman askerlerimizin acısı yüreklerimizi dağladı. Bayramın verdiği mutluluğu hüzne boğdu.

Henüz hayatlarının baharında, meyve vermeye durmuş, fidanlar çatır çatır kırılıyor ve biz terörü lanetlemekten öte bir şey diyemiyoruz. Kelimeler boğazımızda düğümlü, gözlerimiz buğulu, cümlesinin ardından Allah’tan rahmet diliyoruz.alt

Biz rahat bayram edelim, biz oynaya güle hayatımızı yaşayalım, diye kahraman Mehmetçik dağın başında gece gündüz tetikte, vatanı koruyor. Bu vatan sizinle gurur duyuyor, ama bu vatanın milleti siz daha yaşamınızın baharında yaşamdan kopuyorsunuz, diye de gözyaşı döküyor.

Ne zaman bitecek bu kin, ne zaman duracak bu kan, genç yiğitler ne zaman muratlarını yaşayacak? “Şehitler ölmez vatan bölünmez” diyoruz. Şehitler elbet Allah’ın da buyurduğu gibi ölmezler. Vatanımızı bölmeye de kimsenin gücü yetmez. Ama zahirî anlamda ölüyorlar işte. Gencecik yaşlarında toprağa düşüyorlar. Oysa analar ne ümitlerle onları yetiştiriyorlar. Onlar için ne dualar ederek beklentilere giriyorlar. Sonra vatan borcunu yapmaya gönderdiklerinde, bu genç vatan evlatları borçlarını kanlarını, canlarını vererek ödüyorlar. Böylesi çok ağır geliyor analara. Vatan için büyütülüp askere gönderilen oğullar bir daha evlerine dönemiyor, yirmi yaşın başında vatanın toprağına karışıyorlar.

Analar, babalar, kardeşler umutlarını söndürüp perişan oluyorlar. Niçin? Savaşta mıyız? Hayır, üç beş ciğeri beş para etmez çapulcu için dağlanıyor yüreklerimiz. Ateş düştüğü yeri yakıyor, ama o ateşin dumanı hepimizin genzini acıtıyor, benzini solduruyor. Artık yeter demeliyiz, bu kaçıncı kışımız. Daha üşüyecek miyiz? Artık bin bir emekle ve umutla büyüttüğümüz çocuklarımız pisliklerin saçtığı mikroplarla kırılmasın. Biz vatanımızı oğullarımızla, kızlarımızla birlikte, onların cıvıltılarıyla güzelleştirmek istiyoruz, artık yeter. Artık yeter ne yapılacaksa yapılsın, şu terör illeti bitirilsin. Anaların sabrı taştı, yürekleri acıdan taşlaştı.

EN KISA ZAMANDA TERÖRDEN KURTULMA BAYRAMI DA YAPALIM

Bayram insanları kaynaştırıp bir araya getiren en güzel vesilelerden biridir. Bayramlar sevinç ve neşe günüdür. Yüce duyguların coştuğu, sevgi ve saygı hislerinin Müslümanlar arasında alabildiğine canlandığı güzel günlerdir. Dileğimiz odur ki, ülkemizden şu kara bela terör de bir gün def olur gider ve biz o pisliklerden arındırdığımız ülkemizi gençlerimizle birlikte, pislikleri silip süpürdüğümüz günü de bayram olarak kutlarız.

altBayram günlerinde yardımlaşma ve kaynaşma son sınırına varır. Biz de ülkemizde bu vesilelerle dayanışmamızı sağlamlaştıralım. Vatanımızın bölünmezliğini sloganlarla değil, birlikteliğimizi sergileyerek gösterelim. Bizim bayramlarımız sıcacıktır, coşkuludur. Öyle ki, bayramda şahlanan yardımlaşma ve hediyeleşme ruhu yalnızca hayatta olanlara bağlı kalmaz, dünyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere kadar uzanır. Onların bu dileğini yerine getirmek için müminler bayramda kabirleri ziyaret ederler; geçmişlerinin ruhlarına Kurân’lar, Fatihalar ve dualar okuyarak onları da sevindirirler.

Ramazan Bayramı’nın müminler arasında ayrı bir yeri vardır. Çünkü Ramazan Bayramı, her gün tutulan orucun iftar vaktindeki sevinci gibi, tutulan bir aylık orucun toplu bir iftar sevincini ifade eder. Bir ay gibi uzun bir süreyle, özellikle Ramazan'ın yaz mevsimine denk geldiğinde sıcak günlerde nefislerine oruç tutturan Müslümanlar, sabır imtihanını vererek manevî sorumluluktan kurtulmanın sevincini Ramazan Bayramı’nda yaşama ve Allah’ın rahmetinden, bereketinden bolca nasiplenme imkânına kavuşurlar. Bu yıl ki Ramazan Bayramı’nın ardından şehit olan yiğit askerimiz, Allah’ın iyi Müslümanlara vaat ettiği cennetine kavuşur umut ediyoruz, anaların yürekleri bu ümitle teselli buluyor. Dileğimiz o kahramanlar öteki âlemde muratlarına ererler. Sevgili peygamberimizin şefaati üzerlerine olsun. Yattıkları toprak nurla dolsun…

 

Şehit oldu dediler...
 
 Durdu nefesim
 Kesildi soluğum
 Bağrımı deldi geçti
 Kurşun, aynı kurşun
 Acısı yüreğimde...
 
 Elimde ne vardı da düştü yere
 Tuzla buz oldu, saplandı göğsüme
 Bir damla kanım akmadı
Kurşun, aynı kurşun
 Acısı yüreğimde...
 
 Günler geceler karıştı
Çığlıklarım içimde yankılandı
Bir damla gözyaşım akmadı
Saçlarım ellerimde kaldı
Kurşun,aynı kurşun
 Acısı yüreğimde...
 
Şehit oldu dediler
 Yüreğimi ateşlere verdiler
 Bir o duvara, bir bu duvara
 Savruldu bedenim vura vura
 Bağrımı deldi geçti
 Kurşun, aynı kurşun
 
HER ZAMAN BARIŞA DESTEK OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM. OYSA DÜNYANIN KENDİSİ ARTIK SAVAŞ, YETMEDİ ORMAN YANGINLARI, YETMEDİ KATLİAMLAR.  DAHA NE DÜŞÜNMEMİ İSTERSİNİZ? HUZURLA İÇİLECEK BİR BARDAK ÇAYA HASRET KALMIŞIZ. GAZETELERDEN, TELEVİZYONDAN KAN DAMLIYOR.