Kanaati Olmayan Zengin Sayılmaz

Kanaati Olmayan Zengin Sayılmaz
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Salı, 04 Eylül 2012 15:10

Türkistan taraflarında bir bölgenin hükümdarı olan ve dünya dolusu mal varlığı bulunan İbrahim Edhem, bir an da karar verip sahip olduğu bütün değerlerden vaz geçivermiş. Etrafında bulunan insanların onca ikazlarına rağmen maneviyat sultanı olmayı tercih etmiş. Tüm mal varlığını kim isterse ona sorgusuz sulasiz dsağıtmış. Dünya malına karşı o kadar tenezzülsüzmüş ki, kimseye bir şey sormadan isteyene istediklerini vermiş. Buyüzden kısa süre içinde kendisi maddi sıkıntılar içine düşmüş.

Nefsini yokluğa ve mahrumiyete o derece alıştırmış ki karnı açlıktan guruldasa kimseden bir şey istemez, kimseye açlığını belli etmezmiş. Bir gün çarşı içinde envai çeşit yiyecekler arasında nefsi açlıkla bastırılmış halde gezinirken büyük velilerden hemşehrisi Şakik Belhi ile karşılaşmış ve ona hal hatır ardından şöyle bir sual yöneltmiş.

-Ey Şakik neler yapmaktasın, geçimini nasıl temin etmektesin?

Şakik Belhi cevap vermiş:

-Ne yapayım hemşehrim bulunca yiyoruz, bulamayınca sabrediyoruz.

İbrahim Edhem bu cevaba şöyle karşılık vermiş:

-Horasan’ın köpekleri de aynı şeyi yapıyorlar. Bulunca yiyorlar, bulamayınca sabrediyorlar.

Bu beklenmedik karşılıkla bozulan, lakin anlamazdan gelen Şakik Belhi bu defa İbrahim Edhem’e aynı şekil soru yöneltmiş:

-Duydum siz zenginliğinizi elaleme dağıtıp yoksulluğa düşmüşsünüz, peki siz şimdi neler yapmaktasınız?

-Biz bulunca dağıtıyoruz, bulamayınca sabrediyoruz…

İbrahim Edhem hazretlerinin amaç edindiği ve ulaşmayı başardığı yokluk ve mahrumiyeti o derece aşikar, o derece göze batıcı hal almış ki görenlerde kendisine yardım hissi uyandırıyormuş.

 Bir gün varlıklı bir adam İbrahim Edhem’e yardım etmek istemiş. İbrahim Edhem:

-Gerçekten zenginsen ve helal kazançla zengin olmuşsan yardımını kabul ederim, demiş.

Adam, her istediğini yapacak ve alacak kadar gerçekten çok zengin olduğunu ve mal varlığını çalışarak elde ettiğini söyleyince İbrahim Edhem:

-Ne kadar paran var? Diye sormuş. Adam:

-Üç bin altınım var, demiş.

İbrahim Edhem:

-Dört bin altının olmasını istemez misin? Deyince, adam:

-Elbette isterim, hatta isterim ki beş bin altınım olsun.

İbrahim Edhem:

-On bin altının olsa çok daha fazla sevinirdin değil mi?

Adam:

-Şüphesiz çok memnun olurdum, deyince İbrahim Edhem şöyle cevapla konuşmayı noktalamış:

-Zengin olduğunu söylüyorsun, ama sen gerçekte züğürdün birisin. Sen on bin değil, yüz bin altının olsa yine kanaat etmez daha fazlasını istersin. Kanati olmayan insan zengin sayılmaz. Gerçekten zengin olsaydın yardımını kabul edecektim…