Nereden Nereye

Nereden Nereye
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 21 Eylül 2012 21:07

altNereden Nereye
Fatih Sultan Mehmet Han devrinde bir Müslüman’ın günlerce dolaşıp yıllık zekâtını verebileceği fakir birini arayıp bulamadığını, bunun üzerine zekâtının tutarı olan parayı bir keseye koyarak İstanbul’un göbeğinde bir ağaca asıp, üzerine de:
" Müslüman kardeşim, bütün aramalarıma rağmen memleketimizde zekâtımı verecek kimse bulamadım. Eğer muhtaç isen hiç tereddüt etmeden bunu al" diye yazdığını..

 Ve bu kesenin üç ay kadar o ağaçta asılı kaldığını daha sonra devletin zekât memurları tarafından alındığını biliyor muydunuz? Ve ayrıca yine yakın geçmişimizde yerleşim yerlerinin belli noktalarında sadaka taşları vardı, Taşların yakınlarından geçen zenginler kimseye hissettirmeden gücü oranında taş üzerine para bırakırlardı. İhtiyaç sahipleri gider oradan ihtiyacı kadar parayı alır, gerisini başka ihtiyaç sahipleri için bırakırdı. Bazı varlıklılar, dar gelirli olduklarını bildikleri insanları yolda görseler hiç bir şey demeden yanından geçerken cebinden çıkardığı parayı hiç rahatsızlık vermeden, diliyle, gözüyle dahi yoksulu rencide etmekten kaçınarak onun cebine parayı koyup geçerlerdi. "Sağ elin verdiğini, sol el bilmeyecek hadisine uygun olarak; sevgili Peygamberimiz (s.a.v) in sünnetine uymaya gayret ederek... Ya şimdi ne haldeyiz? Fitne girmiş araya, "İstemem yan cebime koy" sözü türetilmiş. Fakir kimi görse hilini deşifre eder olmuş. Belediyeden ayrı, valilikten ayrı, muhtardan ayrı yardım talep eder olmuş. Edebi, adabı unutmuş, haya perdesini yırtmış. Görgü bilgi Hakk getire, "Müslüman istemez, istetilmez. Yani fakir fakirliğini deşifre etmez, varlıklı olan da fakiri kendi araştırır bulur, kapısına getirtip istetmez" bu güzellikleri bitirtmişler. Bu zamanda kimse doymaz halde, çok malı olan bile daha çok olsun istiyor. Zekat veren azaldı. Alanların bazılarıysa arsızlaştı. Doyumsuzluk azgınlaştı.

Diyelim zekât verecek kimseyi bulamadınız ve siz de bir ağaç dalına parayı asmayı düşündünüz. Daha Sokağa çıkar çıkmaz parayı çalarlar. Niyetinizin akıbeti yerlerde sürünmek olur. Allah muhafaza buyursun, ahir zamandayız. Müslümanlığımızı gerektiği gibi yaşamıyoruz. Müslüman sandığımız, güven duyduğumuz, itimat etmeyi uygun bulduğumuz kişiler, neler yapar oldular. İnsanın gözünün üstünden kaşını çalsalar haberimiz olmayacak. Nereden nereye gelmişiz, ne günlere kalmışız, düzelmeye gayret etmezsek daha nerelere gideriz, varın düşünün artık…