Bizim İnternetimiz Ninelerimizdi

Bizim İnternetimiz Ninelerimizdi
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 27 Kasım 2012 16:15

altSon on yıldır teknoloji sardı yaşlı dünyamızı; bulunmadık ne kaldı diye merak edenlerden değilim ben… Zira bugünleri daha çocuk yaşımdayken biliyordum. Ninelerimiz bize dünya nereden nereye gelmiş, gelecekte neler görecekmiş, bir bir anlatıyorlardı. Hem de et ve kemik halleriyle, donuk bir ifadeyle değil, gülümseyen gözleriyle gözlerimizin içine bakarak, geçmişi ve geleceği aynen bize aktarıyorlardı.

Nur yüzlü, buğday özlü ninelerimiz o günlerde bizim bugünlerin internetiydi. Hatta daha kıymetli idiler. Çünkü yerine bir üst modeli çıkacak endişesi taşımazdık. Ninelerimiz yaşları oranında hayat tecrübelerini de katarlardı kafalarımıza… Kuru kuru hava cıva paylaşımlarla vakti ziyan etmezlerdi. Şeytana daldırmaz, Allah'ı unutturmazlardı. Her bir sözlerinde ibret ifadeleri mevcuttu. Tek tip ekran değillerdi. Elektrik kesildi, pilleri bitti, uykuları yitti gibi olumsuzlukları bulunmazdı.

Klavyeye göre yön bulmaz, fareye göre dilleri oynamazlardı. Soğuk şakalar, sulu fıkralarda aktarmazlardı. Anlatımları Allah kelamıyla başlar, peygamber hadisinden örneklemeyle ve sünnet-i seniyye'ye uyulması tavsiyesiyle noktalanırdı. Doyamazdık dillerinin tadına, bakışlarının sıcaklığına...

Ninelerimiz Kur'an ehli kimselerdi. Cenâb-ı Allah, kelamında kullarından ne buyurmuş, doğru idrak ederlerdi. Mesela yarım asır öncesinde daha apartman uygulaması, Fransa topraklarından çıkıp ülkemizi kuşatma altına almazdan öncesi mahallemizin nineleri torunlarına: "Gün gelecek çoşkuyla oyunlar oynadığınız bu bahçeleri göremeyeceksiniz. Koca binalar güneşinizi kapatacak. Çocukluğunuzun tadını çıkarın, sizden sonraki kuşakların uşakları ev hapsinde tutulacaklar. Motorlu vasıtalar o kadar artacak ki, çocuklar evlerinden yalnız sokağa çıkamayacaklar..."

Bunları internetten bulup konuşmuyordu ninelerimiz, yüce kitabımız Kur'an'ı her fırsatta okuduklarından Allah'ın hitabını küçücük torunlarına da aktarıyorlardı. Bilgilendirmek, öğretmek, gelecek nesillerin temellerini iyi atmak adına... İnternetimizdi o zaman ki tonton ninelerimiz... Sadece binaların çoğalacağını değil, insanlar arasında gafillerle hainlerin de artacağını ve hatta namus kavramının medeniyetçe yutulacağını da belirtmişlerdi. Daha ne zenginlikler sermişlerdi dağarcıklarımıza lakin anlatılanlar o günlerde masal gibi geldiğinden tam cümleleri kavrayamadan uyuyakalırdık, yahutta oyuna dalardık. Ne bilelim çocukluğumuzun bugünkü çocuklardan çok daha güzel olduğunu, yaşarken güzellikler anlaşılmıyordu ki, kaybedilince kıymete biniyordu her değer... Bugün de öyle bir nine olsa, bin teknoloji bir ninemin bilgisine erişecek hard diski henüz bulamamış konuma düşecekti. lakin önce ninelerin ölmesini beklediler, torunlarının beyinlerini okullarda safsatalarla doldurdular, sonrasında teknoloji denilen çağın vebasını her haneye kondurdular. Allah sonumuzu hayır etsin, inşallah!