Cellat Gibi

Cellat Gibi
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 10 Aralık 2012 10:53

altEski bir dost ziyaretiyle bizi ziyadesiyle mesut etti. Epeydir görüşmüyorduk, hasret giderici hatır sormaların, zaman mesafesinin araya girme bahanelerine ithafta bulunarak gönül almaların ardından başladık derin muhabbete...

Eski dost bir ara ablasının rahatsızlığından söz açtı. Üzüldüğümü beyan ettim. “Ben de üzülüyorum, ama neyse ki gelini üst kata taşındı o ilgileniyor” dedi. Ablası aylar önce oğlunu evlendirmişti. Bu zamanda kayınvalidesinden yakın ilgisini esirgemeyen bir gelinin varlığını bilmek iyilerin ve iyiliklerin henüz tükenmediği anlamını taşıyordu ki, bu da şüphesiz beni müstakbel gelinlerime karşı olumlu doğrultuda umutlandırıyordu.

Yine de emin olmak için sordum: “Gerçekten gelini uğurlu, hayırlı mı çıktı?”

Eski dost, gurur ve tebessüm dolu bir bakışı gözlerime fırlatırcasına konuştu: “İyi ne demek, cellât gibi maşallah.”

“Oh oh, maşallah” diyerek, konuyu merak ettiğim başka konulara kaydırdım. Geçmişten tanıdığımız bildiğimiz kim varsa birlikte yâd ettik. Dereden tepeden sohbete dönüşünce muhabbetimiz, veda fasılasına yaklaştığımız anlaşıldı. Tekrar görüşme dileklerimizle o hanesine yollandı. Ben hanemin oturma alanına yöneldim. Ve ev halkımdan birine, merakını gidermesi adına eski dosttan kısaca söz ettim. Zira kendisi konuşmalarımızın tanığı olmamıştı. Cellât gibi gelinden de bahsettim bir cümle. Kelimeyi duyar duymaz irkildi. “O da ne demek?” diye sordu. Anlaşılan zamane insanı eski deyimlerin ne anlama geldiğini idrak edemiyordu. Cellâdı kafa kesen olarak okumuş okul kitaplarında ve öylesi kalmış dimağında; hemen dağarcığına doğru kelamı yükledim. “Senin bildiğinde doğru dedim, cellât bir infaz görevlisidir. Aldığı emri kusursuz uygular. Yani bir denileni ikinci kez tekrarlatmaz. Gelin hanımda böyle seri ve dikkatli biriymiş. Kendisinden bir görev beklendiğinde ertelemeden yapan maharetteymiş. Yaygın tabirle sosyal biriymiş” diyerek, becerebildiğimce cellât gibi tabirini açıklamaya çalıştım…