GÜNÂH GAZETELERİ

GÜNÂH GAZETELERİ
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 02 Ocak 2013 10:24

Bir yanda ülkemi karıştırıcı, hakîkatleri saptırıcı haberleri; öte yanda çıplak kadın dolu figürleri... Gazete altdiye aldıklarınız, alenen fuhşa dâvetiye çetesi…" Bana ne!" dedikçe, derine dalmışlar; çıplak kadın görüntülerinin altına, etrâfına "Allah lafzını" da almışlar. AHLÂKSIZ, REZİLLER! Bakın görün, magazin diye size sundukları kokuşmuş et görüntülerinin bolca sergilendiği sayfalarda, hiç yoksa iki-üç ölüm haberleri, tâziye ilânları bulunuyor. Bu yayınların daha doğru tâbirle bu fitne yayanların içinde, farkında olarak ya da değil (Zîrâ onlar gazetenin ilân bölümünden hazırlanıp konuyor.) "Allah rahmet eylesin." cümlesi bulunuyor. "Allah" lafzının geçtiği satırların böyle günâh içerikli gazetelerde ne işi var? O ilânı veren kişiye sesleniyorum: "Tâziyeni telefonla yapsana, bizzât gidip kişilerin yüzüne söylesene!" Yok, dost-düşman senin paraya acımadan şöhretli gazetelere verdiğin  çarşaf ilânından haberdâr olduğunu bilecek, değil mi? Ölümden mânen haberdâr olmuş olsan, böyle bir ilânı vermezdin zâten... Kaçınırdın! Cenâb-ı Allah'ın huzuruna yakın zamanda çıkabileceğini düşünerek, Allah'tan arlanırdın. Lâkin sen, dünyalık gazete patronlarına fayda sağlamak yahut ölen kişiye: "Bak, filanca kişi babamızın vefatına gazeteden de tâziyede bulunmuş." dedirtmek için böyle bir iş (Fenâlık) yaptın kendince... Olur da bir gün başın sıkışırsa, bu işin, (Fenâlığın) karşılık görsün diyerekten...

Tamamen riyâ... Tamamen karşılığını bir gün alma umudu... Ölenlerin yakınları da bu gaflete düşüyor. Ne kadar teknoloji devriminden yararlanan olsalar da, gazetede babanın-ananın ölümünü duyurmanın forsu başka sanılıyor.  Zenginlik göstergesi... "Falan gazeteye çarşaf gibi ölen yakınının ismini yayınlatmış. Ne para vermiştir ama... Vay be..!" dedirtmişsindir artık. Olsun, o gazete sahipleri de gün gelir yanlışını görmezden gelirler veya gelmişlerdir de(!) Karşılıklı menfaat çarkında dini îmânı kaybediyorlar, haberleri yok..!

altGünahtan beslenen bu gazetelerde, bilhassa mübârek Ramazan ayında, bir sayfada hocaya fetvâ verdiriyorlar; yan sayfada falan artistin gece kaçamağından çıplak görüntülerini, manşetten alta doğru yayarak yayınlıyorlar. O kadınlara ne demeli! Beslenme yöntemleri etlerini teşhirden... Yazık!  Bir de kadının horlandığından, ülkemizde değerleri olmadığından dem vururlar. YâHû sizin kendinize değer verdiğiniz yok ki... Yüce Allah'ın size verdiği kıymeti bile çarçur ediyorsunuz. Alenen seyyar kasap dükkânı gibi geziniyorsunuz. Ayıbı, kayıba uğratmışsınız, maalesef artık bulamıyorsunuz!

O hoca da demiyor ki: "Ey gâfil insanlar! Sayfalarınız genelev el ilânı gibi... Ben buraya zinhar yazı yazmam! Büyük günâhtır, günâh! Allah'tan korkun!" Der mi hiç? Dese doğru iş yapmış, Müslümanca davranmış olacak lâkin o vakit dünyalık şöhretini nasıl koruyacak? Bir de işin fitne yayma kısmı var. Bunu, çıplaklar kampına gitse bu kadar kolay yapamaz. Fitneci fücûrlar sizi... Edep yoksunu, ahlâk câhili, ar-nâmus fakiri günâh gazeteleri!

İkinci ve çok önemli husus daha... Bu gazeteler dağıtım aşamasında elden ele geziyor, yerden yere atılıyor. Bâyi önlerinden geçenleriniz varsa ve de dikkatli insanlarsanız muhakkak gözlerinize ilişmiştir. Sabahın er saatinde kamyonet gazeteyi gelip yere atmış. Yoldan gelip geçenlerin ayak altında "Allah bilir" hangi sayfada, kaçıncı âyet kalmış… Bunları bilmeden, anlamadan, idrâk etmeden gelip geçiyorsanız; o iğrenç gazeteleri, haber öğrenmek adına alıp destekliyorsanız, (Allah-u âlem) kendi günâh yükünüzü kabartıyorsunuz bilesiniz! Bu, ehemmiyete pek çok hâiz ifâdeleri okuduysanız, derince bir tefekkür ediniz. Doğruluğunu aklınız idrâk edecektir. Benden, tüm içtenlik ve çırpınma ve hattâ haykırma fiilleriyle dikkat çekmesi…alt

Mühim Not: (Bazı dinî gazete geçinenlerde, bu zehirli gazetelerde olduğu gibi çıplak kadın, göz zinâsına sebep olacak fotoğraflar yok belki fakat onlarda da öylesine dikkatsizlikler ve hadsizlikler var ki; âyet, hadîs yazılı bölümlerin teşkil ettiği sayfalar, yapraklar yerlere saçılıyor! Kimi dağıtımcılarda, âdeta temiz yer, kirli yer, ayak altı, yol üstü demeden, muntazam bir yer bulma gibi bir akletme yetisi ve girişimi olmadığından, gazeteleri fırlatılıp atıyor. Yapmayınız! Hakîkaten büyük saygısızlık ve günâhtır!

Bu yalnızca gazete örneği idi. Televizyon, internet, radyo, dergi gibi diğer pek mühimsenmesi icab eden noktaları burada değinmedi  gibi görünsem de, hiç kuşkusuz onlarda aklımda ve fikrimde yerini tutar vaziyettedir. Zamanla onlara da, geçmişte az-çok değindiğim gibi değineceğim İnşaallah-u Teâlâ..!