DAHA DÜN, DÜNDÜ.

DAHA DÜN, DÜNDÜ.
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 05 Şubat 2013 21:20

 

altNe tez akıyor dakikalar, ne süratli dönüyor dünya. Farkına varamadan yarına uyanıyoruz. Oysa daha dün, dündü. Dün de bugündü. Ve bugünde yarınların dünüdür...
 
Dünlerde kalan günlerde ne güzel çocukluğumuz vardı. Göğe yükselmemiş, güneşe bağrını açmış evlerimizin önünde komşu çocuklarıyla oyunlar oynardık. Kimimiz yakar top, bazılarımız istop, bazen seksek, kimimiz yedi kiremit...
 
Sokağımızdaki evlerden pır fırlamayla oyuna dalan erkek çocuklarından rengarenk bilyelerle misket oynayanlar, çember çevirenler, uçurtma uçuranlar olurdu. Saklambaç oynarken koca gövdeli ağaç arkalarında çocuk bedenlerimizle görünmezdik. Gözünü duvara karşı yummuş olan ebeden sayı alırdık. Bizi sobeleyemedikçe, o tekrardan ebe olurdu. Ebenin belirlenmesi, arkadaşlarla aramızda sayılmaca yaparak belirlenirdi.
 "O dosi dosi saklambosi, saklamboç ingili badem doç" ne demekti bugün dahi bilmiyorum. Ama hep ebeyi, kaynağı belli olmayan bu uydurma sözlerle seçerdik.
 
Şimdiki çocuklar sokak oyunlarından, oyun oynarken yorulmaktan; havadan, güneşten yoksun büyüyorlar. Onlar kat kat üstüne bindirilmiş, eşyalarla tıkış tıkış evlerinin bir köşesinde telefonla mesajlaşma ve internet üzerinden yazışma dışında pek bir şey bilmiyorlar.
Robotlaşmış nesil mi olundu ne?
 
Güya teknoloji gelişti, insanlık geriledi. İçine dönük asosyal insan sayısı arttı. Kalabalıklar arasında yalnızlıklar çoğaldı. Bizler şanslı nesillermişiz vesselam. Doya doya, oyunlar oynaya, eğlene, güle çocukluğumuzu yaşamışız.
 
Çevremizde teknoloji fakiri boldu. Fakat tebessümlü yüzlerden yana zenginlik dolu doluydu. Şimdi ki çocuklar dünyayı avuçlarında gibi biliyorlar. ancak insani yaklaşımlardan uzak kalıyorlar.
 
Sosyal paylaşımmış. Yüzyüze konuşmadan, gözgöze bakışmadan neyi, nasıl anlatıp, anlayıp paylaşabilirsiniz ki?