HANGİ EMRE İTÂATKÂRSINIZ?

HANGİ EMRE İTÂATKÂRSINIZ?
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 12 Şubat 2013 18:49


alt

Rabbimiz dünyayı yaratıp içinde insanları var ettiğinden beri peygamberleriyle ve onlar  aracılığıyla gönderdiği kitaplarla: "Siz benim kullarımsınız. Sizi, bana itâat edesiniz diye, yoktan var ettim. İslâm dini doğrultusunda yürüyün!" buyurarak bunları yapmamız hâlinde bizi cennetine koyacağını vaad etmiş. Biz âciz kullar evvelâ bu dâvete icâbet etmek için Biricik Yaratıcımızın nuru doğrultusunda yüreyeceğimizi, İslâmiyeti kabullenerek ve peygamberlerine îmânın şartlarına inanarak kendimizden emin olduğumuzu belirtmeye çalışmışız. Ancak verdiğimiz sözlerin hiç birini yapmamışız. 
 
Yüce Allah'ın izniyle yine yoktan var edilmiş olan internet denilen bir metaryel, yahut teknoloji, daha dün çıktı ortaya ve âdemoğullarına bir el işâreti çakar gibi "Gelin" dedi. Sosyal paylaşım sitelerine milleti doldurdu. Âdeta hapsetti. hakîkî dünyadan ve ebed âleminden soyutladı. Hattâ soğuttu. Hiç hatıra getirmemecesine etkinlikler düzenledi. Sonra da insanları köِlesi gibi kullanmaya başladı. Bir emir vermiş ki, o ağa takılan hiç bir insan itâatsizlik yapamıyor. "Beğen, paylaş... Yorum yap, ekle..."
Nicelerimiz orada birbiriyle yarışırcasına, eliyle süslediği birilerince çekilmiş fotoğrafların üzerine âyetleri, hadîsleri yazıyor. 

alt

Allah'ımızın ismini, sevgili Peygamberimizin ismini süsleyip püsleyip sayfalara koyuyor. Kimi kedisini-köpeğini, hattâ kendi kokmaya kıyamadığı yavrusun bile allayıp pullayıp eğlence ediyor, milletin beğenisine sunuyor. Kimi de edebiyatçıların kitap cümleleriyle birbirlerine aşık atıyor. Öyle kaptırıyorlar ki bu oyuna kendilerini hoca "Allahu Ekber" dese çoğu duymuyor, çağrıya uymuyor. Öylesine dalmış sanal âleme... Hiç kimsenin aklına gelmiyor: Biz ne yapıyoruz. Nereye gidiyoruz? Nedir bu hâllerimiz?" diye...
 
Materyalizme kِöle mi olduk? Suâli sorulmalı en başta... Hacısı-hocası beğen-paylaşa odaklanmış... Belki çağımızın cihadı bu şekil sanılıyor kimilerince... Peki ya değilse? Ya hepten yanlışsa yaptıklarımız? Cennetten kovulmuşa ve onun izini sürenlere, aradıkları çeşnileri elimizle, ayağımızla veriyorsak? Yüce Allah bizim bu köleliğimizden, bağımlılığımızdan râzı değilse ne yaparız? Hepimiz topluca şeytanın peşinden koşturuyorsak sonumuz nice olur?
 
Kaç türlü internet sitesi kurulmuş ve bu sitelere (Güyâ abone) köle olmuş bir milyarı aşkın insan mevcutmuş... Bunlarla bu dünyayla aynı ortamdayız; ebediyette ayrı olacağımızı mı düşünüyoruz? Unutmayalım, paylaştıklarınız içinde: "Kişi sevdiğiyle beraberdir." diye buyuran bir Peygamber sözüne rastlamışsınızdır. Okumak değil, mânâsını anlamak ve uyarlamak gerekir. Müslüman, bunu yapanlara denir.