Gerçek Dostluk

Gerçek Dostluk
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Salı, 12 Şubat 2013 22:43

 

 
altGerçek dostlukta "Hadi gel gidiyoruz" denildiğinde "nereye?" diye sorulmaz. Gerçek dostun yanlış yere götüreceğine dair şüphe duyulmaz. Bilinir ki, gerçek dost herkesin olmadığında yanında var olandır. Bu dünyanın ve tüm var olanların sahibi bizden gerçek samimiyetler istiyor. Bunu dostluklarımızda da göstermemiz gerekir. acaba yapabiliyor muyuz? Hz Mevlana'dan bir örnekle bu sorumuza cevap bulmaya çalışalım.
 
Mevlânâ ve bir öğrencisi, dostluğun ve arkadaşlığın konu edildiği bir söyleşiden çıkmışlar, yolda birlikte yürüyorlardı.
 
Biraz ileride yolun kenarında, iki köpeğin koyun koyuna sokulmuş, birlikte uyakta olduklarını gördüler. Öğrencisi, biraz önceki söyleşinin de etkisi altında kalarak, bu görüntü karşısında çok duygulandı ve bu duygusunu Mevlânâ ile paylaşmak istedi.
 
- Efendim şu manzaraya bakın, dedi. Ne denli yüce bir ders alınacak dostluk örneği değil mi?
 
Mevlânâ, öğrencisinin bu heyecanı karşısında hafifçe gülümsedi ve kişisel çıkarların nice dostlukları yakıp kül ettiğini anımsattıktan sonra, ona unutamayacağı bir ders verdi:
 
- Evlât, sen onların arasına bir kemik atıver de, bak o zaman gör dostluklarını, dedi.
 
Bir dostluk, kişisel çıkar karşısında unutulmayacak denli sağlam ise ancak o durumda bir değer ifâde eder ve ancak o zaman onun adına GERÇEK DOSTLUK denir.