.İSTANBULUN FETHİ GÖNÜLLERİN FETHİYDİ

Bismillahirrahmanirrahim
 
Cenab-ı Hak (c.c), Enbiyâ Suresi 2-4. ayetlerinde mealen şöyle buyuruyor:
 
 2,3. Rab'lerinden kendilerine yeni bir öğüt (bir uyarı) gelmez ki, onlar mutlaka onu alaya alarak, kalpleri de gaflette olarak dinlemesinler. O zulmedenler gizlice şöyle konuştular: "Bu da ancak sizin gibi bir insan. Şimdi siz göz göre göre sihre mi kapılacaksınız?"
 
 4. Peygamber, onlara dedi ki: "Rabbim yerdeki ve gökteki her sözü bilir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir."
 
Bismillahirrahmanirrahim
 
 Ebû Üseyd Mâlik İbni Rebîa es–Sâidî radıyallahu anh şöyle dedi:
 
 Bir gün biz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in huzurunda otururken Selemeoğulları kabilesinden bir adam çıkageldi ve:
 
– Yâ Resûlallah! Anamla babam öldükten sonra onlara yapabileceğim bir iyilik var mı? diye sordu.
 
 Resûl–i Ekrem şöyle buyurdu:
 
– “Evet, onlara dua eder günahlarının bağışlanmasını dilersin; vasiyetlerini yerine getirirsin; akrabasını koruyup gözetirsin; dostlarına da ikramda bulunursun.”
 
Ebû Dâvûd, Edeb 120.
Devamını oku...

.İSTANBULUN FETHİ GÖNÜLLERİN FETHİYDİ
Furkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 29 Mayıs 2013 08:50
ATA'M FATİH SULTAN MEHMET HAN.
562 SENE ÖNCE BUGÜN
İSTANBUL'U EVLATLARINA HEDİYE ETTİ..

"İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur !"
   alt
İSTANBULUN FETHİ VE AKŞEMSEDDİN HZ...
...SEVGİLİLER SEVGİLİSİ ASIRLAR ÖNCE MÜJDEYİ VERMİŞTİ...
"İstanbul mutlaka fethedilecektir.Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel askerdir." buyurmuştu...
...Gönüller sultanı ,öteler alemine göçtükten sonra,insanlar bu müjdeye ermek için her devirde istanbulu feth etmek istediler...
...İstanubulu ilk kuşatmaya gelen islam ordusunda Peygamber efendimizin ashabından EYÜP EL ENSARİ hazretleride var...Gönüller sultanının evinde aylarca kaldığı mübarek sahabi...Peygamberin bayrağını taşıyan insan...ve istabul kuşatmasınada şehit düşecek...Vefat edeceğe yakın "Eğer burada vefat edersem, beni mümkün olduğu kadar düşman beldesinin içine doğru götürüp surlara yakın bir yerde defnedin.
...Zira PEYGAMBERİMİZDEN (SAV) "Konstantiniyye surlarının dibinde salih bir kimse defnedilecetir." dediğini işittim. O salih kişi umarım ki ben olayım.!" bu sözlerden sonra vefat etti....
... Sultan 2.Murat tahttadır...Hacı bayramı veli hazretlerine istanbulu feth etmek istediğini söyler...HACI BAYRAMI VELİ HZ.LERİ Bir müddet manevi alemleri seyredecek,gözlerini açıp "Sultanım, fetih şu bizim köseyle (AKŞEMSEDDİN HZ.), sizin Mehmed'e nasip olur, Ne siz nede biz o günü göremeyecez!..." der...
...FATİH SULTAN MEHMED TAHTTADIR...
...İstanbul kuşatma altındadır...Muhasaranın 50. günüdür. Fatih sabırsızlanıyor: Bursalı Ahmet Paşa'yı çağırıyor; “ Git Hocam Akşemseddin Hazretlerine söyle, fetih müyesser olacaktı, bir türlü olmuyor, ne zaman olacak, öğren de gel.” dedi...
...Bursalı Ahmet paşa AKŞEMSEDDİN hazretlerine FATİHİN SORUSNU SORUNCA...alt
...Akşemseddin hazretleri:
...“Git Sultanıma söyle, 28 Mayıs 1453 Pazartesi günü Hz. Muhammed'in doğum günü. Asker'e istirahat versin, kimse top atmasın, gece kimse uyumasın, namaz kılsın, silah bakımı yapılsın. 29 Mayıs Salı Sabahı bütün Asker hücuma geçsin. Fetih nasip olacaktır.” dedi.
...AKŞEMSEDDİN HAZRETLERİNİ KISACA TANIYALIM...
...AKŞEMSEDDİN araya araya HACI BAYRAMI VELİYİ BULMUŞTU...Tasavvuf yolunun büyüklerindendi...HZ.EBUBEKİRİN SOYUNDANDI...Büyük veli ŞİHABUDDİN SUHREVERDİ HZ,lerinin torunuydu....
...FATİH SULTAN MEHMET FETİH GÜNÜ SABAHI:
...Hocası Akşemseddine "Bana bir dua öğretin hep onu okuyayım dedi." Bunun üzerine Akşemseddin:"duan söyleyeceğin söz:"Ya Fakih Ahmed" olsun.."Fakih Ahmet’ten himmet manevi yardım talep eyle,tazarru ve niyâz eyle" dedi. Fatih hocasının bu tavsiyelerini yerine getirerek, İstanbul surlarına doğru yoğun bir hücuma geçti. Bu hücum sırasında, hocasını yanına davet edip, gelmesini istedi.
....Akşemseddin ise, bu sırada talebelerine:
"Benim çadırıma hiç kimseyi sokmayasınız." diyerek çadırına girip kapıları iyice kapatmıştı.Fatih sultan Mehmet haber gönderdiği halde Akşemseddinin gelmemesi üzerine, derhal malum çadıra gitti. 
… Hançerini çıkarıp, çadırdan biraz keserek, içerisinin görebileceği kadar açtığı delikten içeriye baktı ki, hocasının kuru toprak üzerinde secdeye kapanmış, başından sarığı düşmüş, ak saçı ve ak sakalı nûr gibi parlamaktaydı… Bu hali ile fethin gerçekleşmesi için Allahü Teâlâya yalvarıp dua ediyor, ağlayıp gözyaşı döküyordu. Göz yaşları, secdeye kapandığı toprak üzerine dökülüp, bir sofra kadar yer ıslatmıştı...Mübarek yüzleri,sakalı gözyaşlarıyla çamura batmıştı... Sultan, hocasının…bu halini görünce, tekrar yerine döndü. Kaleye baktı gördü ki İslam askeri hisara hücum etmiş, önlerinde ak abalar giyinmiş bir grup insan hisara girdiler. Arkalarından askeri İslam girdi ve böylece 29 Mayıs 1453 tarihinde surlara islam sancağı dikilmişti...
...Surlara çıkıp,İSLAMIN sancağını diken Ulubatlı Hasan,Enderun'da yetişmiş bir alim,ve de Fatih'in ders arkadaşıydı..."Ulubatlı, surlar aşıldığı gün vücudu delik deşik olması pahasına, surlara çıkmış ve pek çok yara bere içinde olmasına rağmen bayrağı surlara dikmeye muvaffak olmuştu. Bir müddet sonra da Fatih sultan mehmet bu ulubatlı HASANIN başı ucundaydı. Ulubatlı, son anlarını yaşıyordu. Dudağındaki tebessüm Fatih'i hayrete düşürmüştü. Sordu: "Niçin tebessüm ediyorsun?"
... altULUBATLI Cevap verdi: "Biraz evvel buraları Allah Resulü teftiş ediyordu. O'nun gül cemalini gördüm. Sürûrum, sevincim bundandır."
...Dokuz asır evvel haber vermişti. Dokuz asır sonra da orayı fethedecek ordunun içinde bulunuyordu Sevgililer sevgilisi...
...Fatih sultan mehmet Akşemseddin Hazretlerine: “İstanbulun fethedileceği zamanı nasıl bildin?” diye sorulunca, şöyle cevap verdi: "Kardeşim Hızır aleyhiselam ile, İlm’i Ledüniyye üzere İstanbulun fetih vaktini çıkarmıştık... Kale fethedildiği gün Hızır aleyhiselamı gördüm. Yanında evliyadan bir cemâatle hisara girdiler. Kale feth olunduktan sonra da Hızır kardeşimi kalenin üzerine çıkmış oturur halde gördüm.” buyurdu...
...İstanbulun fethi sırasında, hocası Akşemseddinin duasını alıp emirlerine uyan Fatih, fethinden sonra hocasına, fethe başladığı sırada, “YA FAKİH AHMED” diyerek, Fakih Ahmedden himmet (MANEVİ YARDIM) talep etmesini söylediğini hatırlatarak: "Fakih Ahmed kimdir ki,tazarru ve niyaz eyledim? (himmetini istedim?)...Allahü teâlâyı tazarru etmiş olsa idim evla değil mi idi?" diyerek sebebini sordu. ...Akşemseddin bu suale: "o sırada Fakih Ahmed kutub, sâhibi tasarruf idi" cevabını vererek, Allahü teâlânın yardımını, onun vasıtasıyla ve onun bereketi ile gönderdiğini ve onun da himmet ettiğini söylemiştir. Akşemseddin Hazretlerinin "Fakih Ahmed" dediği kendisi idi. Fakat tevâzuunun çokluğundan kendisini gizleyerek böyle işaretli konuşmuştu...
...EYUP SULTAN HAZRETLERİNİN KABRİNİN BULUNMASI...
... Fetihten sonra bir gece, Fatih, Akşemseddin Hazretlerini ziyarete gitti…
....Sohbet sırasında bir ara… "Hocam" Eshâbı Kirâmın büyüklerinden, Mihmandarı Resûlullah olan Ebû Eyyûbl Ensâri’nin mübarek kabrinin İstanbul surlarına yakın bir yerde olduğunu tarih kitaplarında okudum. Yerinin bulunması ve bilinmesini bilhassa rica ederim" dedi.... 
...O zaman Akşemseddin hemen:
...Şu karşı yukarıdaki tepenin eteğinde bir nûr görüyorum. Orada olmalıdır.” Cevabını verdi. Derhâl padişahla oraya gittiler. Akşemseddin Hazretleri orada bulunan Çınardan iki dal aldı. Birini bir tarafa, diğerini az öteye dikti ve buyurdu ki: "Bu iki dal arası, EYÜP SULTAN HAZRETLERİNİN,Mihmandâr’ı Resulullah’ın kabridir.” Bundan sonra tekrar kaldıkları yere döndüler....
...Fatih Sultan Mehmet Han, Akşemseddinin söylediğine inandıysa da, hiç şüphesi kalmasın istemiyordu. O gece silahdârına: "Gidin Akşemseddinin diktiği Çınar dallarının ortasına şu yüzüğümü (mührü) gömün ve o dalları yirmişer adım güney tarafına çekin” dedi. Sabah olunca Sultan Fatih, Akşemseddin den, EYUP SULTAN HAZRETLERİNİN kabrinin yerini tekrar tayin etmesini rica etti...
...Oraya gittiler. Akşemseddin, Silahdar ağasına hitaben; “Sultan hazretlerinin mührünü çıkarın ve kendisine teslim edin” dedi. Akşemseddin Hazretleri, gizlice gömülen padişahın yüzüğünün de orada olduğunu kerametiyle anlamıştı.
....Bunun üzerine Fatih, Akşemseddin’e: "Kalbimde şuanda bir şüphe kalmadı. Ama tam inanmam için bir alamet daha gösterir misiniz?” dediğinde, Akşemseddin; “Kabrin baş tarafından bir metre kazılınca, üzerinde "Bu Hâlid Binzeyd" in kabridir yazılı dedi... dediği gibi çıktı. Bu hali gören Sultan Fatih’in vücudunu bir titreme aldı. Neredeyse yerlere kapanacaktı. Sonra o hâl üzerinden kalkınca, Fatih; İstanbul’un fethine sevindiğimden ziyâde, böyle ehli keşf ve kerâmet sahibi olan Akşemseddin’in maiyetinde bulunmasına seviniyorum..." dedi. Silâhtâr ağa Akşemseddin’e; “emrederseniz çınar dallarını kabrin baş ve ayak ucuna dikelim” deyince; “O dallarda orada senin hatırın olsun” buyurup, gönlünü aldı. Böylece orası da ezilmekten, basılmaktan korunmuş oldu. Şimdi orada büyük çınarlar ve su vardır....
O NE GÜZEL KOMUTANDI...
O NE GÜZEL ORDUYDU...
ONLARI NE ÇOK SEVDİK....
ONLARI NE ÇOK SEVİYORUZ...
 
 
 

Turkish Arabic English
Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ