Rehber'in Sâye'sinde İran Seçimleri

Rehber'in Sâye'sinde İran Seçimleri
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 02 Haziran 2013 18:16

 

   Bilindiği gibi önümüzdeki 14 Haziran Cuma günü İran'da 11. Reis-i Cumhurluk seçimleri yapılacaktır. Bu intihâbattan evveli, Anayasayı Koruyucular Şûrası (ya da Konseyi) 686 aday adayı arasından sadece sekizinin 14 Haziran'daki seçimlerde aday olmasına izin verdi. Koruyucu Konsey tarafından veto yiyen 678 isim arasında İslam Devrimi’nin önemli isimlerinden eski Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani ve Mahmud Ahmedinejad’ın desteklediği İsfendiyar Rahim Meşai de var.

   Kazanan aday, Anayasa gereği yeniden seçimlere katılamayan Mahmud Ahmedinejad'dan görevi devralacak.

   Şah Rıza Pehlevi'nin devrildiği günlerdeki faaliyetleri ve sonra devlette aldıkları görevler, adayları bir adım öne çıkarabilecek özellikler. Öncelikle adayları tanıyalım:

 

Said Celili: 2007'de İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreterliği'ne atanıp, nükleer programla ilgili olarak başmüzakerciliğe atanınca ön plana çıktı.

alt

Celili, Cumhurbaşkanlığına ilk kez aday oluyor. Dini lider Ayetullah Ali Hamaney'e çok yakın olduğu söyleniyor. 1965 Meşhed doğu

mlu. Milis gücü Besiç'te görev yaptı ve 1980-88 yıllarında gönüllü olarak İran-Irak savaşına katıldı. Savaşta yaralandı ve sağ bacağını kaybetti.

Doktora tezi, "Kuran'ın siyasi düşüncesi" üzerine. İran haber ajansları Celili'yi "sade bir yaşam süren", "İslami ideallere bağlı" bir entelektüel olarak tanımlıyor.

Bazıları ise Celili'nin devlet yönetme tecrübesine sahip olmamasının, İran'ın nükleer programı nedeniyle Batı'nın ambargolarıyla baş etmeye çalıştığı bir dönemde önemli bir eksiklik olduğunu söylüyor.

 

Muhammed Bekir Kalibaf: Tahran Belediye Başkanı Muhammed Bekir Kalibaf, dini lidere yakın pragmatik bir muhafazakâr olarak görülüyor. Eski bir subay ve polis yetkilisi olan 51 yaşındaki Kalibaf, 2005 seçimlerinde dördüncü olmuştu. 

alt

Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın özellikle ekonomi politikalarına sert eleştiriler yöneltiyor.

Devrim Muhafızları'nda Hava Kuvvetleri Komutanlığı yaptı, İran-Irak savaşına katıldı, sonra da Emniyet Genel Müdürü oldu. 2003'teki öğrenci olaylarını kuvvet kullanmadan bastırdı ve polis teşkilatında ilk kez kadınların da görev alabilmesine izin veren reformlara öncülük etti.

Aynı zamanda pilot olan Kalibaf'ın polis teşkilatının başındayken İran Hava Yolları'nda pilotluk yaptığı öne sürülüyor. Kalibaf, Tahran Üniversitesi'nde ders veriyor.

 

Ali Ekber Velayeti: İran dini liderine uluslararası konularda danışmanlık yapan Ali Ekber Velayeti siyasi tecrübesi en fazla adaylardan biri.alt

1979'da Şahlık rejiminin devrilmesinden bu yana İran'da en uzun süre görev yapan bakan. "Eleştirilecek bir yanı bulunamayan" bir lider olarak görülen Velayeti zaman zaman "Bay İzninizle" olarak adlandırılıyor. Bu lakap, her zaman dini liderden izin almasına gönderme yapıyor.

1997'den beri Ayetullah Hamaney'in danışmanlığını yapıyor ve aynı zamanda Dünya İslami Uyanış Kurulu Genel Sekreteri.

1945 Tahran doğumlu. Tıp doktoru. 1980-81 yıllarında Sağlık Bakanı Yardımcılığı yaptı. Daha sonra 1981-97 yılları arasında, yani 16 yıl süreyle Dışişleri Bakanlığı görevini yürüttü.

Haddad Adil ve Bekir Kalibaf gibi muhafazakâr bloktan.

 

Hasan Ruhani: İran siyetinin önde gelen isimlerinden biri. Meclis Başkan Yardımcısı ve Hamaney'in Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'ndeki temsilcisi. Avrupa Birliği'yle yürütülen nükleer müzakerelerde İran heyetine başkanlık etti. Düzenin Yararını Teşhis Heyeti'ne bağlı Araştırma Merkezi'nin başında.alt

64 yaşındaki din adamı, ılımlı ve pragmatik bir muhafazakâr olarak kabul ediliyor. İran Cumhburbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ı fevri açıklamalar yaparak İran'a büyük zarar vermekle suçladı.

1999'da reformcu bir gazetenin kapatılmasını protesto için öğrencilerin yaptığı eylemler sırasında son derece sert bir yaklaşım sergileyen Ruhani, sabotaj ve devlet malına zarar vermekten suçlu bulunanların idam edileceğini açıkladı.

Ancak 2009 seçimlerinden sonra yapılan protestolara destek verdi. Hükümeti halkın barışçıl gösteri yapmak hakkını sınırladığı için eleştirdi. İyi derecede İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça ve Arapça biliyor ve hukuk doktorası var.

 

Gulamali Haddad Adil: Dini lider Hamaney'e en yakın aday; onun dünürü. Adil'in kızı, Hamaney'in oğlu 

alt
Müçteba ile evli.

Bu bağlantı seçim için önemli bir avantaj olarak kabul edilse de Adil'in hitabet yeteneğinin zayıf olduğu düşünülüyor. Bazıları, 1979'da İslami rejimin kuruluşunda oynadığı rol konusunda hemen hiçbir şey bilinmiyor oluşunu sorguluyor. İran'da devrimde rol almak önemli bir avantaj sayılıyor.

68 yaşındaki Tahran milletvekili, 2004-2008 yılları arasında Meclis Başkanlığı yaptı. 2000 yılından beri meclis üyesi. Parlamentonun din adamı olmayan tek başkanıydı. Bazı dini kitaplar yazdı. Arapça ve İngilizce biliyor.

 

Muhammed Rıza Ârif: Islahat yanlısı bir siyasetçi. Dini liderin danışmanlık kurulu olarak görev yapan Düzenin Yararını Teşhis Heyeti'nin üyesi.

alt

1951 doğumlu olan Arif, 1979'dan sonra önemli görevler üstlendi. Entelektüel ve iyi eğitim görmüş bir kişi olarak biliniyor. Siyasi kariyerinin yanı sıra bilimsel başarılarıyla da tanınıyor. Stanford Üniversitesi'nde elektrik mühendisliği okudu ve Tahran'daki gözde eğitim kurumlarından Şerif Teknoloji Üniversitesi'nde hocalık yapıyor.

2009'da seçimlere itiraz etmesine rağmen, diğer adaylar gibi sertlik yanlıları tarafından hedef alınmadı. Geçmişte seçimlere gönülsüz olarak adaylığını koydu. Şimdi de reformcu eski Cumhurbaşkanı Rafsancani seçime katılırsa adaylıktan çekileceğini söylüyor.

Eşi'nin, Arif'in adaylık başvurusu sırasında geleneksel çarşaf yerine daha rahat bir giysiyi tercih etmesi basında eleştiri konusu olmuştu.

 

Muhsin Rızai: halihazırda Ali Ekber Haşimi Rafsancani'nin başkanı olduğu Düzenin Yararını Teşhis Heyeti'nin Genel Sekreteri.

Rafsancani'yle yakın olduğu söyleniyor.alt İslami Devrim Muhafızları Birliği'nin 15 yıl süreyle komutanlığını yapan emekli Tümgeneral Rızai, Arjantin tarafından 1994'te Buoenos Aires'te Yahudi merkezine düzenlenen saldırıda rol almakla suçlanıyor. Bu saldırıda 85 kişi ölmüştü. Arif halen uluslararası polis teşkilatı Interpol'ün arananlar listesinde.

2005'teki seçimde aday oldu ancak son dakikada adaylıktan çekildi. 2009 seçimlerinde % 1,7 oy aldı.

Dini lider Ali Hamaney'in müttefiki olarak biliniyor. Ahmedinejad'ı ekonomi politikaları nedeniyle eleştiriyor.

1954 doğumlu olan Arif, Tahran Üniversitesi'nde ekonomi doktarası yaptı.

 

Muhammed Harazi: İran siyasetinde az bilinen bir isim ve ilk kez Cumhurbaşkanlığına adaylığını koydu. 1997'den beri siyasetin içinde değil.alt

Anayasayı Koruyucular Konseyi'nin Harazi'nin adaylığını onaylaması şaşkınlık yaratmıştı.

Ilımlı bir siyasetçi olarak biliniyor. 1941 doğumlu olan Harazi, İsfahan ve Fransa'da mühendislik okudu. Şah döneminde siyasi olarak aktifti ve bu nedenle 1971'de hapse atıldı, sonra da yurtdışına gitti.

1980'lerden sonra petrol ve iletişim bakanlıkları yaptı.

 

Rehber Vesayetinin Gölgesinde İran Seçimleri

   Koruyucular Şurası, Rehber Hamanei’ye sadık ve bağımsız hareket ederek yeni problem çıkarması ihtimali düşük kimselerin adaylığını onaylamıştır. Bununla beraber seçimler İran’a dış dünya ile ilişkilerini düzeltmesi için bir fırsat sağlayacaktır.

   İran on birinci kez cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanıyor. Bazı insanlara göre seçimler, sonucu hiçbir şeyi değiştirmeyecek bir tiyatro oyununa benziyor. Çünkü seçimler adil ve güvenilir bulunmuyor. Son on yıldır yapılan her seçimden sonra usulsüzlük iddiaları ortaya atılmıştır. Bu iddialar 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra büyük kitle gösterilerine neden olmuştu. Bu gösteriler şiddetle bastırılmış ve muhalefet susturulmuştu. Daha geçen ay Cumhurbaşkanı Ahmedinecad’ın o seçimlerde usulsüzlük yapıldığını bizzat itiraf ettiği bir ses kaydı olduğu iddia edilmişti.

 

alt

 

   Seçimlere olan inancın yitirilmesinin ikinci nedeni siyasetin alanının giderek daralmasıdır. ‘İslam Cumhuriyeti’ rejiminin kuruluşundan beri ‘seçilmişler’ ile ‘atanmışlar’ arasında bir çekişme vardır. Seçilmişlerin öngörülemeyen davranışlarını dengelemek için İslam Cumhuriyeti rejimi, devlet örgütlenmesinin kilit noktalarına devrimci ideoloji ve liderliğe sadık kişileri yerleştirmiştir.

   Seçilmişleri dengelemeye dönük bu çabalar sistem üzerinde ‘ulema vesayeti’nin kurulmasına neden olmuştur. Seçilmişlerin diktatörleşebileceği endişesiyle ulema vesayetine tabi bir sistem kuran İran devrimcileri, kurdukları vesayet sisteminin en tepesinde oturan ‘Devrim Rehberi’nin ‘diktatörleşebileceğini’ hesaba katmamıştır. Yetkilerine hiçbir anayasal kısıtlama ve denetleme getirilmemiş olan Rehber Hamaney, devletin erkleri ve siyasi hizipler arasında denge ve koordinasyon sağlama misyonunun ötesine geçerek otoritesini her geçen gün meclis ve cumhurbaşkanlığı gibi seçimle işbaşına gelinen makamların aleyhine genişletmiştir. Öyle ki meclis ve cumhurbaşkanlığı Hamanei’in iradesinin dışına çıkamaz olmuştur.

   Geçen birkaç yıla damgasını vuran Ahmedinecad-Hamanei çekişmesinin işte böyle bir arka planı vardır. Hükümeti kurmak, bakanları atamak ve görevden almak cumhurbaşkanının yetkisi dâhilinde olduğu halde Ahmedinecad Rehber’in müdahalesiyle karşılaşmıştır. Keza hükümetin dış politika yapma yetkisi de neredeyse bitirilmiştir.

 

alt

 

Adaylar üç farklı eğilimden

   Söz konusu sekiz aday içerisinde esas olarak üç farklı cenahtan şahsiyetler yer almaktadır. Bunlar muhafazakârlar, ıslahatçılar (reformcular) ve bağımsızlardır. Muhafazakârlar Said Celili, Gulam Ali Haddad Adil, Muhammed Bakır Kalibaf ve Ali Ekber Velayeti'den oluşmaktadır.

   Adaylardan Muhammed Rıza Arif ve Hasan Ruhani reformcu cenahın adayları olarak bilinmektedir. Gerçi Ruhani’nin bir taraftan muhafazakârlara da yakın olduğunu belirtmek gerekir. Bağımsız adaylar ise Muhsin Rızai ve Seyyid Muhammed Garezi’dir. Bu isimler reddedilen adaylarla birlikte değerlendirildiğinde kolaylıkla şu sonuca varılabilir: Muhafazakâr adaylar bir kişinin lehine yarıştan çekilebilecek kişilerden oluşurken reformcu ve bağımsız adayların seçilme şansı düşük profillerden oluştuğu görülmektedir.

   Dolayısıyla da sistemin yola muhafazakâr bir cumhurbaşkanı ile devam etmek istediği rahatlıkla söylenebilir. Burada göze çarpan isim Said Celili’dir. Celili’nin dini lider Hamaney'in adayı olduğuna dair genel kanı diğer muhafazakâr adayların onun lehine çekileceği ihtimalini güçlendiriyor.

   Bu durum Hamaney’in yürütme organını doğrudan eline almak istemesi olarak okunabilir. Çünkü Celili kendi programı olan bir aday olmaktan çok Rehberlik makamının programını uygulayacak bir şahsiyet olarak görülüyor. Nitekim İran'ın nükleer programı hakkında Batı ile gerçekleştirilen görüşmelerde Celili yer almasına rağmen aslında görüşmelerin bizzat Hamaney tarafından yürütüldüğünü söylemek mümkün.

   Öte taraftan Celili’nin müzakereci kimliğini göz önünde bulundurursak, onun cumhurbaşkanı olması durumunda İran'ın önümüzdeki dönemde Amerika ile resmen müzakerelere başlaması -elbette doğrudan dini lider kontrolünde olacak bir müzakere sürecinden bahsediyoruz- sürpriz olmayacaktır.