Medeniyet / Deniyet

Medeniyet / Deniyet
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Salı, 02 Temmuz 2013 14:39
 
 
"İlhâmını Osmanlı'dan alan bir aydınlanmanın zamanı geldi."
 
[ Prof. Marc Gopin / Harvard - Center for Diplomacy with World Religions (2011) ]
 
alt
 
 
Ancak ve ancak şeriata bağlılığıyla asırlarca hükmünü dünyaya infaz etmiş olan Osmanlı Devleti, binlerce imâret, aşevi, hângâh, zâviye, han, kervansaray gibi yardımlaşma ve dayanışma müesseselerini inşa etmekle kalmamış, fakir-fukara ve hastaların ihtiyaçlarını karşılayacak 'sadaka taşları' uygulamasını da hayata geçirmişti. Osmanlı'nın, fakirlere 'alan el' olmanın utanç ve ezikliğini yaşatmamak için, zarif bir yardım şekli olarak geliştirdiği sadaka taşları da birçok gelenek ve âdet gibi değerini bulamıyor günümüzde. Osmanlı döneminde, farklı ebat ve çaplarda yapılan ve yerden yükseklikleri 120-130 santim olan 'sadaka taşları' mescid, cami gibi mabedlerin yakın çevrelerinde inşa edilmişti. Sadaka taşları, asli görevini günümüzde yerine getiremiyor olsalar da hâlâ belki biraz yan yatmış ve üzerinden yol geçirilmiş vaziyette dikildikleri yerlerde duruyor. Bazılarıysa, belediye çöplüklerinde, koruma altında.
 
alt
 
 
"Henüz anlıyorum ki; Bizans'ın surlarını aşanlar, tanrının bize bir armağanı olarak, Türkler olmuştu. O surları, kazara, Venedikliler veya Avusturyalıların aştığını düşünmek ister misiniz? Sizlere, hem de burada, bu topraklarda, bir Avusturya milliyetçisi olarak Almanca sesleniyor olacaktım! Ve sizler de birer Avusturyalı olarak beni alkışlıyor olacaktınız!!"
 
[ Ord. Prof. Dimitri Kitsikis (Δημήτρης Κιτσίκης)'in Atina'da düzenlenen Yunan Tarihi Konferansı'nda 1998'de yaptığı târihî çıkış ] 
 
alt
 
 
"Balkanlardaki Hristiyanlığın, Ortodoks ve Katolikliğe bölünmesi bölge insanına ve bu topraklara büyük sıkıntılar getirmiştir. Bizans'ın dağılışından iki asır önce Balkanlarda muazzam bir siyasi istikrarsızlık hakimmiş. Bu topraklarda Yunan, Sloven ve Venedik büyüklerinin arasında çok büyük kavgalar yaşanmış. Böyle bir atmosfer içerisinde Balkanlara Osmanlılar geliyor. Bununla birlikte İslâm Medeniyeti de hakimiyetini ve mevcudiyetini göstermeye başlıyor. Savaş ve sefaletin hüküm sürdüğü bu dönem içerisinde Balkanlar, Osmanlı'nın gelişiyle gerçek huzuru bularak rahat bir döneme giriş yapmıştır. Osmanlıdan sonra Balkanlarda Hristiyanların Müslümanlara çektirdiği azabın örneklerini her adımda görebilmeniz mümkün."
 
[ Makedonya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı George İvanov, Üsküp'te düzenlenen 4. Uluslararası Balkanlarda İslâm Medeniyeti Kongresi'nde ]
 
alt