Halk Partisi'nin başka bir emri, başka bir karın ağrısı var mı acaba?

YÜZ YILA YAKIN ZAMANDIR GUSÜLDEN UZAKLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILAN MÜSLÜMAN ÜLKEM İNSANLARI, ALAFRANGA TUVALETE ALIŞALI TAHARETLENMEYİ DE UNUTUR OLDU. KAĞIT MENDİLE KIÇINI SİL AT, EL YIKAMA ISLAK MENDİLİ TUT, SONRA KIÇ YIKAMAKLA KULLANILACAK OLAN SOL ELLE YEMEĞİNİ YUT.GAVUR PÜSÜRÜĞÜNÜ BİZE ATTI, BİZDE OLAN GÜZELLİKLERİ KENDİNE KAPTI... 

Allah azze ve celle dünya imtihanını en az kayıpla atlatabilmemiz, kendimizi kötülükten en iyi şekilde koruyabilmemiz için emir ve yasaklarını bildirmiştir... Böylece insan bir işin doğru mu, yanlış mı, olduğunu teorikte çoğu zaman bilir. Fakat pratikte genellikle nefsine mağlup olarak yanlışa düşmeyi sürdürür... Bu hal, az ya da çok herkeste mevcuttur...Tamam, imanımız var ve hamdolsun Müslümanız; fakat hayatını Yaratıcısının emir ve yasakları çerçevesinde sürdürmeye alışmış olması gereken bizler bedenlerimize, evlerimize, mahallemize, ülkemize, hâsılı yakından uzağa çevremize baktığımızda; çoğu zaman garip bir manzara ile karşılaşırız...

Bu manzara müslümanlıkla bağdaşmaz sorulara sebep olur. Müslümanın yapması gerekenleri bilerek yahut bilmeyerek yapmıyor olmayışımız yakın zamanda korkarım dinimizi gelenekselleştirmekten öteye geçiştirmeyecek. Yani yaşanan bir din yerine geleneksel ve yapılması zorunlu olmayan adetler gibi benimsetilecek. Zira gavurun istediğ bu.Yüzyıldır bizim üzerimizde bunun için uğraş veriliyor.Kendimizi müslüman saymamız, müslümanlığı yaşamayarak unutmamız arzulanıyor. 

Devamını oku...

Halk Partisi'nin başka bir emri, başka bir karın ağrısı var mı acaba?
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Salı, 06 Ağustos 2013 23:24

 

alt

Dursun Çiçek'in şu üç repliği, suâllere cevap verirkenki masal dünyasından fırlamış yüz ifadesi, ses tonu, davranışları, son nefesimi verene dek, aklıma geldiği her an gülümsetecek beni. Belki de mizah yapıyordu da biz anlayamadık, bilmiyorum.

---Islak imza vak'ası ortaya çıkmadan evvel, İstanbul Adliyesi önünde---

Gazeteci: Neden buradasınız? İstanbul Adliyesi'ne mi geldiniz?

Dursun Çiçek: Hayır şahsi bir işim var... (Son ve derin bir nefes çektiği sigarasını işaret ve baş parmakları arasına sıkıştırıp fırlatır. Ve devam eder.) İşte... O nedenle burdayım. Adliyeyle işim yok. (der ve arkasına bakmadan doğruca Adliyeye girer.)

---Ülkenin ıslak imza iddialarıyla çalkalandığı günlerde. Yine aynı yerde---

Gazeteci: Hükümeti yıkmaya teşebbüs ettiniz mi?

Dursun Çiçek: Yahu yok öyle bir şey. (Adliyeye doğru birkaç adım attıktan sonra âniden gazeteciye döner ve bizleri, başımızı iki elimiz arasına alıp derûn derûn düşünmeye sevk edecek şu iki can alıcı soruyu sorar, cevap beklemeden de âni bir dönüşle tekrar yoluna devam eder.) Bir albay hükümet mi yıkarmış? Bir albay hükümet yıkmaya teşebbüs eder miymiş?

---Islak imzanın kendisine âid olduğunun ortaya koyulduğu gün, polis nezâretinde, elleri kelepçeli bir vaziyette son kez getirilir adliyeye---

Adliye girişinde;

Gazeteci: Islak imzanın size âid olduğuna dâir Adli Tıp Kurumu raporları var. Şu an tutuklanma talebiyle adliyeye sevk ediliyor olduğunuz doğru mu?

Dursun Çiçek: Yok yok ne münasebet? Hepsi yalan. Hepsi palavra. Tutuklanma falan yok. Arkadaşları ziyarete geldim.

Yakın mâzide Militan Hukuk, "Lan bir karar verdik, bir halt ediyoruz da, acaba Halk Partisi ne der? " diyordu. Millet de "CHP"nin başka bir emri, başka bir karın ağrısı var mı acaba?" diyerek yaşıyordu zaten. 

 

Cümleten Hayırlı, Sağlık, Siner ve Âfiyet DoluBir Bayram ve Ömürler Dilerim. 

Âhiretinizin de bayram olması temennîsiyle

Târık İleri.

 
 

Turkish Arabic English
Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ