Allah Uğruna Kurban

Allah Uğruna Kurban
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 08 Ekim 2013 16:32
 
Kurban İbadettir, paylaşmaktır 
 
alt
 
 Değerli Hayırseverler, bir haftasonra Kurban Bayramı. Kurban Hak yoluna serilmektir. 
Bayramlar; Uluslara ait toplu sevinç, mutluluk ve ortak kutlama vesilesi olarak kabul edilen belirli günlerdir.
İslâm dininde Ramazan ve Kurban Bayramı olmak üzere "Müslüman'ım" diyene özgü, övülesi iki bayram bulunmaktadır. 
 Ramazan Bayramı; Ramazan ayının sonunda, Şevval ayının birinci, ikinci ve üçüncü günlerinde kutlanır.
 

altKurban Bayramı ise,

Zilhicce ayının on,
on bir, on iki
ve on üçüncü günleridir. 
 Kurban Bayramın ilk üç gününde, maddi imkanı olan Müslümanların kurban kesmeleri vacip olduğundan bu bayrama Kurban Bayramı denilmiştir.
 
 Paylaştıkça çoğalan iyiliğin adı kurbandır. 
 Kurban sadakadır, ibadettir, paylaşmaktır, 
 Kurban berekettir; 
 Hayra giden yoldur; Hakk’a yaklaşmaktır.
 
Ebû Saîd Radiyallahu Anh'dan: (ALLAH Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)"Ey Fâtıma! Kurbanın için kalk ve yanın­da bulun. Zira kanının her damlasına karşılık senin geçmiş günahların bağışlanacaktır." Dedi ki:"Bu, sadece biz Ehl-i beyte mi mahsustur, yoksa bütün Müslümanlar da buna dahil mi­dir?""Bilakis bize de tüm Müslümanlara da şa­mildir."buyurdu. [Bezzâr]
 
KURBAN:
 
Kan, katıldığı her işe ciddiyet katar. Mesela çocuğunuz yere düşse ve ağlamaya başlasa önce herhangi bir yeri kanamış mı diye bakarsınız. Bir kavgada kan akmışsa o kavga ciddileşir. Bazı davalar kanla kapatılmaya çalışılır. Kan kaybından ölünür mesela.
 
Tıpkı böyle, kurban öyle bir ibadettir ki, akıtılan kan ibadete yeni boyutlar katar.
 
O kurbandan akan kan kurbanın içini boşaltırken, bizim daralmış ya da tıkanmış idrak kanallarını da açar, boşaltır. Yapılan iş mühimdir, kan akıtıyor, bir canlıyı öldürüyor, bir canlının ölümüne şahit oluyorsunuzdur. Bunu sizin gibi halim, sizin gibi sineği incitmekten bile çekinen biri yapmaktadır. Bunu yapmak için çok önemli bir nedeniniz vardır; durum son derece ciddidir.
 
Kurban kesen müminin gösterdiği bu kararlılık nefsi şaşırtabilir. Kurban kesen mümin tıpkı savaşmak zorunda kalınca içindeki kahramanı ortaya çıkartan sıradan insanların azmiyle, bir koyunun kanını akıtma dersinden nefsi kurban etme dersine geçebilecek bir eşiğe sıçrayabilir. Çünkü kurban kesen müminin yaptığı amelin fonunda Hz. İsmail a.s. durmaktadır.
Ete ulaşmak üzere yapılan bir amel değildir bu. Hz. İbrahim a.s. ile Hz. İsmail a.s.’ın yaşadıklarının prova edildiği, onların gösterdiği teslimiyetin hatırlandığı, o olayda gizlenmiş sırra ulaşma amelidir yapılan.
Hz. İbrahim a.s. gördüğü rüyaların rehberliğinde oğlunu kurban etmeye karar vermiş, oğlu Hz. İsmail a.s. bu kararı yürekten desteklemişti. Bir insanın ulaşabileceği en kritik, en trajik sınırlardan biri bu olmalıdır: Çocuğunu, ciğerparesini kesmekle Allah’ın emrine karşı çıkmak arasında kalmak.
 
Kurban bayramında bu olayı hatırlarız. Bütün bir müminler topluluğu olarak, bir insanın, Efendimiz Hz. İbrahim a.s.’ın bu kritik eşikte gösterdiği kulluğu, verdiği dersi kutlamak için bayram yapıyoruz gibidir. Sanki O a.s. hepimiz adına kulluğun zirvelerini dolaşmıştır.
 
Kurban bayramı, yüz milyonlarca müminin kestiği yüz milyonlarca hayvanla dünyayı tazeleme bayramıdır. Dünyada bir mahşer kurulur o gün. Canlar Allah’ın adıyla alınmakta, Allah diyen kullara pay edilmektedir. Bu bir hüzün değil bir sevinç günüdür.
 
O gün, Allah’ın daimi olan ikramı her göze görünür hale gelir. Allah Tealâ, maddi imkanı olana kurban kesmeyi ve etini fukaraya dağıtmayı zorunlu kılmıştır. Fukara o gün Allah’ın konuğu olduğunu daha yakından hissedebilir.
 
Kurban kan uykusundan uyanma, kanı çekilmiş varlığımızı canlandırma bayramıdır.
 
Mübarek olsun.