Yağmuru Düşündük mü

Dua ALLAH 'tan istemektir...

Dua...

Rabbimizin verdiklerine teşekkür etmektir...

 
Kâinatın bütün zerrelerinin, hep birlikte ve tek başlarına, acz ve fakr lisanı ile mevcudiyetine ve birliğine şehadet ettikleri Sâni-i Hakîme hamd u senâ ve şükürler olsun. Kâinatın tılsımını açıp, âyâtını keşf ve beyan eden Rasûl-ü Ekrem’in, Peygamber hanesinin kutlu sakinlerinin ve ashab-ı kirâm efendilerimizin hazineleri sonsuz salât ü selâmlarla dolsun.
Ey Rabbimiz! Enginlerden daha engin rahmetin, karşı konulmaz ve önünde durulmaz kudretin hakkı için, biz âciz kullarına, her türlü endişe, keder, bela, musibet ve zorluk karşısında çıkış yolları ve iç ferahlığı lutfet.. bizleri salih kullarının bulunduğu halkaya dahil eyle.. bütün insî ve cinnî şeytanlara, haddini aşan zalimlere, despotlara ve kalbi hasede kilitlenmişlere karşı şu acz u fakr içindeki kullarını koruyup kolla; bizi yakınlığına kabul buyur ve sıyanetinle taltif et. Bunları Senden dileniyoruz; çünkü, her şeyin perçemini tutan ve eşya üzerinde tasarruf hakkını kudret elinde bulunduran sadece Sensin.
Efendimiz Hazreti Muhammed’e, aile efradına ve bütün ashab-ı güzînine salât u selam ederek bunları Senden dileniyoruz; dualarımızı kabul buyur Rabbimiz!.. AMİN...
Devamını oku...

Yağmuru Düşündük mü
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 23 Ekim 2013 20:49
 
Hiç yağmuru düşündük mü?
Neyini mi? Birçok cihetini düşünebiliriz.
 
 alt
Biz şimdi sadece yağmurun yağışına bakalım;
 
 Yağmur damlaları 6 mm. çapındadır. Bundan daha fazla büyümezler. Yağarken ise asla birbirlerine değmezler. Yukarıdan aşağıya doğru bırakılan bir cisim, yerçekimi tesiri altında hızı artarak yere düşer, minicik damlamız ise adeta yerçekimine meydan okuyarak, sabit bir hızla yere doğru düşer. Bu olayın hayati bir hikmeti vardır. Çünkü yer çekimi kanununa uygun olarak, bir kaç bin metre yukarıdan düşecek damla, yere kurşun hı­zıyla ulaşacaktı. Hızlı, delici ve tahripkâr…
 
Yağmurun oluşumundaki yüzlerce hikmetli faaliyeti bir kenara bırakarak soruyoruz?
 
 1- Bu yağmur damlalarının boyunu kim ayarlıyor? Ve daha fazla büyümesini kim önlüyor?
 
 2- Milyonlarca damla aynı anda yere doğru inerken, rüz­garların da etkisine rağmen birbirlerine değmiyorlar. Bu damlaları birbirine değdirmeyen kudret sahibi kim?
 
 3- Yağmur damlaları yerçekimi kanuna rağmen sabit bir hızla yere düşerler. Yağmur damlalarının kurşun gibi inmesine müsaade etmeyen merhamet sahibi kim?
 
 4- Yağmurun bu şekilde yağma fiili bir failin varlığını gerekli kılmaktadır.
 
 O halde gökten bu suyu hikmetle indiren ve onunla yeryüzüne hayat fail kim
 
 O halde gökten bu suyu hikmetle indiren ve onunla yeryüzüne hayat veren Allah’tan başka kim olabilir?
alt
 Tüm bu sorularımıza Kuran cevap versin?
 
 
 Andolsun, eğer onlara, “Gökten yağmuru indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra dirilten kim?” diye soracak olsan mutlaka, “Allah” diyeceklerdir. De ki: “Hamd Allah’a mahsustur.” Fakat onların çoğu akıllarını kullanmazlar. Ankebut: 63

 

 

 

Kullanılması Helal Olan Sular

(1) Yağmur Suyu Temizdir

(1) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“…Semadan tertemiz su indirdik.”

Furkan 48

(2) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“…Sizi temizlemek için gökten üzerinize su indirir...”

Enfal 11

(2) Kar ve Dolu Suları Temizdir

(3) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazda iftitah tekbirini aldığı vakit, okumadan önce biraz sukut ederdi.

Ben:

−Ya Rasulallah! Babam ve annem sana feda olsun tekbirle kıraat arasındaki sukutunu görüyor musun orada ne diyorsun? dedim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Allahumme! Bâid Beyni ve Beyne Hatayaye Kema Bâadte Beynelmeşriki Velmagrib. Allahumme Nakkıni Min Hatayâye, Kema Yunakka’s-Sevbulebyadu Mineddenes. Allahummeğsilni Min Hatayâye Bisselci Velmâi Velbered diyorum’ buyurdu.”

Duanın Manası: “Ey Allah’ım! Doğu ve batı arasını uzaklaştırdığın gibi, benim ile günahlarımın arasını uzaklaştır. Ey Allah’ım! Beyaz elbisenin kirden arındırıldığı gibi, beni kirden arındır. Ey Allah’ım! Günahlarımı kar, su ve dolu ile yıka.”

Müslim 598/147, Buhari 757, Ebu Avane 1/9899, Ebu Davud 781, Darimi 1/283, İbni Mace 805, İbni Hibban 1775, Beyhaki 2/195, Begavi 574

(3) Deniz Suyu Temizdir

(4) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir:

“Bir adam, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:

−Ya Rasulallah! Biz deniz yolculuğu yapıyor ve beraberimizde az su taşıyoruz. Buna göre deniz suyundan abdest alabilir miyiz? dedi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Denizin suyu temizdir, ölüsü de helaldir!’ buyurdu.”

Ebu Davud 83, Nesei 59, Malik 1/22/12, Ahmed 2/361, İbni Mace 386, Darimi 1/186, Darekutni 1/46, Hakim 1/141, Beyhaki 1/54, İbni Hibban 1243, Albânî İrva 1/428/149

(4) Kaynak Suları Temizdir

(5) Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir kova dolusu zemzem istedi, sonra ondan içti ve abdest aldı.”

Ahmed 564, Albânî İrva 13

(5) Su Yaratılış Bakımından Temizdir Ondan Bir Miktarı Kullanmak Geri Kalan Kısmı Kirletmez!

(6) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in eşlerinden bazısının yanına vardığında, onun yıkandığı veya abdest aldığı sudan biraz artmıştı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o su ile abdest almak istedi.

Eşi:

−Ya Rasulallah! Ben onunla cünüplükten yıkanmıştım, dedi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Su necis olmaz!’ buyurdu.”

İbnu’l-Carud 48, Ebu Davud 68, Nesei 324, Tirmizi 65, İbni Mace 370, Ahmed 1/337

(6) Açık Arazideki Su Birikintileri İki Kulleye Ulaştığında Temizdir

(7) Ömer bin el-Hattab (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) a sahradaki yırtıcı ve çeşitli hayvanların uğrağı olan su hakkında sorulduğunda:

‘Su iki kulle miktarı olunca pislik taşımaz!’ buyurdu.”

İki Kulle: İki yüz litreye tekabül etmektedir.

Ebu Davud 63 Nesei 52, Tirmizi 67, İbni Mace 518, İbni Hibban 1249, İbni Huzeyme 92, Albânî İrva 23

(8) Asım bin el-Münzir şöyle dedi:

“Biz, bizim veya Ubeydullah bin Abdullah ibni Ömer’in bahçesinde bulunuyorduk. Derken namaz vakti geldi. Ubeydullah kalktı bahçedeki havuza doğru gitti. Onun içinde bir deve derisi vardı. Havuzdaki sudan abdest almaya başladı.

Biz:

−Havuzun içinde bu deri olduğu halde oradan abdest mi alıyorsun? dedik.

Ubeydullah:

−Bana babam Abdullah ibni Ömer Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den rivayet etti.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Su iki kulle olduğu vakit necis olmaz!’ buyurdu.”

İbnu’l-Carud 46, Ebu Davud 65, İbni Mace 518, İbni Hibban 1249, İbni Huzeyme 91, Tayalisi 1954

(7) Güneşte Isıtılan Suyun Hükmü

Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanıma girdi, ben güneşte su ısıtmıştım.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana:

−‘Ey Hümeyra! Böyle yapma! Kuşkusuz bu alaca hastalığına sebep olur!’ buyurdu.”

Bu hadis mevzudur! Yani uydurmadır! Bununla amel edilemez!

Bu hadis, Asılsızdır! Darekutni 1/38/2, Beyhaki 1/6, Albânî İrva 18

Not: Yani güneşte ısıtılan suyun kullanılmasında hiçbir sakınca yoktur.

(8) Durgun Suya Bevl Etmek Yasaktır

(9) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) söyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Hiç biriniz akmayan durgun suya bevl etmesin, sonra ondan abdest alır’ buyurmuştur.”

Nesei 57, Tirmizi 68, Ahmed 2/259-265,

(9) Durgun Suda Gusletmek Yasaktır

(10) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Biriniz cünüp olduğu halde durgun suda sakın yıkanmasın!’ buyurdu.”

Ebu Saîd (Radiyallahu Anh), Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh)’a:

−‘O halde nasıl yapar? Ya Eba Hureyre!’ dedi.

Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh):

−‘O sudan alarak yıkanır’ dedi.

Müslim 283/97, Nesei 220, 330, 394, İbni Mace 605

 
 

Turkish Arabic English
Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ