Eylül 2026

DEDEMİN DEDİKLERİ

– Size ait olmayan hiçbir şeye elinizi uzatmayın. Size ait olmayan haram kazanç bir gün sizi mutlaka terk eder ve gider. Haram gelirken yalnız gelir, geçici bir keyif verir ama giderken yanına şerefinizi, haysiyetinizi, onurunuzu ve insanlığınızı da alır götürür. Sonuçta sizden geriye et ve kemik enkazı kalır. – Ölümü

DEDEMİN DEDİKLERİ Read More »

DEDEMDEN DERLEDİKLERİM 2

SONBAHARLA BİRLİKTE KESTANE MEVSİMİ GELDİ, GEÇİYOR… Sonbahar rüzgarlarının son demleriyle birlikte toprakla buluşan kestane ve at kestanelerinin yararlarını biliyor musunuz? Güzel ülkemizin pek çok yöresinde sık gördüğümüz bu ağaçlar, bir süredir Allah’ın izniyle meyvelerini bizlere bolca sunmaya başladı ve haberiniz olsun yavaş yavaş mevsimi geçmek üzere… Kestane bu yıl da

DEDEMDEN DERLEDİKLERİM 2 Read More »

DEDEMDEN DERLEDİKLERİM 1

“Kestane ağacına yıldırım isabet etmez, elektriği geçirmez.”-Kestane, ceviz, badem… Zeytin de var, zenginlikte; daha neler neler var. Lakin bugün bizim yöremizde vaktiyle bol olan ceviz, badem ve kestaneden bahsetmek var.- Rabbim bu ağaçları niye yaratmış? Çevremizi çevrelesin diye mi? Sorunun cevabını düşününce bulursun derdi dedem. Her bir ağacın dili olduğunu

DEDEMDEN DERLEDİKLERİM 1 Read More »

YAKINIMIZDAKİ UZAKLIK

Bu İnsanların Geçmişlerine de Geleceklerine de Saygısı Yok! Hafta sonlarını siz nasıl değerlendirirsiniz bilmem, ben genellikle mezarlıkları ziyaret ederim. Belki size garip gelebilir, ama ben mezarlıklarda geleceğimi görürüm. Bu dünya da bir süreliğine konaklayıp göçmüşlerin ıssızlığa gömülmeden evvel nasıl bir hayat yaşadıklarını, üzerlerindeki toprağa ve mezar taşlarına bakarak anlamaya çalışırım.

YAKINIMIZDAKİ UZAKLIK Read More »

GASTECİ AMCA

Çocukluğumun saflığıyla onu gazeteci bilmiştim…Çocukluğumda şehrimin yerel gazetelerini ve gazetecilerini görmüşlüğüm olmadığından ben gazeteci olarak ilk onu tanımışımdır. O ki bizim şehrin çocuklarının “Gasteci Amca”sıydı. Asıl ismi Niyazi Selçuk’tu… Çocukluğumun saflığıyla onu gazeteci bilmiş, cam kenarında oturup haftanın üç günü bize gelişini sabırsızlıkla beklemişimdir. Çünkü Niyazi Selçuk bir gazete dağıtıcısıydı.

GASTECİ AMCA Read More »

BİR LİRAYLA BİR ÇOCUK OKUTTU

Elindeki bir lirayı hiç harcamadan kızını okuttu… Arsızlık arlıdır, ama karlıdır. Ar, utanma duygusudur. Utanmasını bilmeyen, her ortamda sıkıntısız yaşar. Utanmadıktan sonra iste paşam, oh ne rahat yaşam… Yüzünü kızartmadan istemesini bilen, istediğini alır. Bizim dinimizde isteyen el boş çevrilmez. İstemesini becerebilen aç, açık kalmaz… Çocukluktan gençliğe geçiş devremizde, gülleriyle

BİR LİRAYLA BİR ÇOCUK OKUTTU Read More »

BETONLAR VE İNSANLAR

DÜZENSİZ YAPILAR GELENEKLERİMİZE DE DUVAR… Gazetelerde gün geçmiyor ki, çürük binalara karşı ilgililerce basın açıklamaları bulunmasın… Ve medyanın manşetlerinde o binalarda mağduriyet yaşayanların fotoğrafları olmasın… İnsan canı mı önemli, modern yaşamın getirisi betonlaşma kültürünü geliştirmek mi? İstanbul’da daha çok görüldüğü üzere otuz-kırk yıl önce yapılmış çok katlı apartmanlar günümüz şartlarına

BETONLAR VE İNSANLAR Read More »

KENT İÇİNDE BİRÇOK KENT

Şehir diye bildiğimiz yerde yaşıyorduk senelerdir. Onbeş mahalleden oluşan, kendine özgü şirinliği olan bir şehirdi bizim şehir Isparta’mız… Sonra Isparta büyümeye başladı, mahalle sayısı arttı. Şehrimize kent denilmeye başlandı ve bu kentimizin içinde bir başka kentler oluşuverdi; Halıkent, kent içinde ilk kent… Halıkent bir semt oldu aslında… Fakat her geçen

KENT İÇİNDE BİRÇOK KENT Read More »

SEVGİYİ ELELE BÜYÜTMEK

SADAKAT VE VEFA ALLAH RIZASI İÇİN OLDUĞUNDA ANLAMLIDIR ÖTESİ MENFAAT İLİŞKİSİDİR Kİ HAKİKATTE ZERRECE BİR KIYMETİ YOKTUR Bugünden on yedi sene öncesine gideceğim biraz; mümkün mü? Anılarda yolculuk zihinde mümkün… Belediye Basın Müşavirliğinden emekliliğimden sonra bir ara yöremde yayınlanan günlük üç gazetede birden yazıyordum. O günlerde gazete binasının alt katında

SEVGİYİ ELELE BÜYÜTMEK Read More »

ATLI DEDE

ÇAY BOYUNUN BEKÇİSİ HER ŞEYE RAĞMEN HAYATTA VE AYAKTA… Bizim şehrimizi geçmiş yıllarda ortadan ikiye ayıran meşhur bir çayımız vardı. Hani şu bildiğimiz ırmaktan küçük, dereden büyük akarsu. Bu çayın bir yanında halı atölyeleri, gül yağı üreten fabrikalar, diğer yanında halı yıkama haneleri bulunurdu. Çay boyunun bir yanında birde devasa

ATLI DEDE Read More »

HAŞGEŞ YAĞI

“GATIK GATIK YE, AAAŞAMA DA GALSIN…” Yaşar komşumuzun tek oğluydu.Ana babası evlendiklerinin ertesi yılı, Antalya’nın bize yakın bir ilçesinden gelip ilimize yerleşmişler.Kendi yörelerinde çok zorluk çekmişler, işleri hiç rast gitmemiş, ufacık tarlalarına ektikleri bitmemiş.Ardı ardına bir kaç kez evlat sahibi olmuşlar, çocukları bir yaşını bile görmemiş. Yeni umut bellemişler, yeni

HAŞGEŞ YAĞI Read More »

HAŞHAŞI BİLİR MİSİNİZ

Çiçekleri ayrı şifadır, renklerinin güzelliği gözü ve gönlü dinlendiricidir… Bir adı da afyondur. Afyon ili asıl ismini bu bitkiden almıştır. Karahisar lakabı sonradan (2005 senesinde TBMM’ce kabul edilen bir kararla) eklenerek “AFYONKARAHİSAR” denilmiştir. Malum Afyon Karahisar kalesinin tarihimizdeki büyük zafer de, bölgeyi korumadaki önemi büyüktür. Fakat biz yaş grubundakiler alışkanlığından

HAŞHAŞI BİLİR MİSİNİZ Read More »

Scroll to Top