SORMAYALIM…

Euro fırlamış, dolar tırmanmış, Türk lirası şaşmış kalmış… Fakirlik, işsizlik, aşsızlık haddi aşmış… Nedenini, sebebini sormayalım, sorgulamayalım. Doğru cevabı verecek muhatap bulamayız, bulamamak hiç şaşırtıcı değil…

Biz hepimiz madem öleceğiz; kafamızı sorularla, sorunlarla yormayalım. Gündemin değişimine yetişemiyoruz zaten; bir de varlıkla-yoklukla uğraşarak, zor şartlara uğramayalım. Sormadan yaşarsanız, sıkıntıya uğramazsınız. Rahat duralım, rahat olalım.

Bakın ekranlara, herkes çalıp oynuyor. Kimin yağı, bulguru yok, kimsenin umurunda olmuyor. En iyisi düşünmeyeceksin. “Bu ülkenin akıllısı biter, delisi bitmez.” deyip, gülüp eğleneceksin. El alem ne derse desin sen sorma; gül-eğlen, çok yaşa…

Sormayalım ama sorgulanalım… Duruma çok duygusal yaklaşmayalım… “Menfaatimizedir mutlaka…” deyip, geçelim… Yeni sorgulamalar ne olur bilmem ama son zamanlarda deprem riski sorgulaması için millet e- devlete yığılır oldu. Oturdukları bölgenin deprem riskini öğrenmek isteyenler, koordinat ve adres bilgilerini girerek sonucu öğrenebilecek…

Haydi hayırlısı… Riskli evde oturanın yüreğine inmese bari… Bilemiyorum… “Gerçekten çok zor olacak bu sorgulamalar…” diye düşünmeden edemiyorum. Sorgulama uğruna saatleri internet başında geçirmek kolay olmasa gerek…

Hatırlarsanız kısa bir zaman önce bir kimlik sorgulaması başlamıştı. Millet “Soyumu araştıracağım…” diye siteleri çökertmişti. İster istemez ben de baktım. İki kuşak evveli dedemin, ninemin adının yazılı olduğunu gördüm. Ben onları zaten annemden, babamdan duyup öğrenmiştim. Boşuna bir kuru emek verilmiş, milletin zamanı sitelere gömülmüş…

Bizim dört bin beş bin yıl hatta daha eskilere giden bir tarihimiz varken, hatta ve hatta tarih var olmadan olduklarını bile ispat etmek isteyen bu kadar millet varken, kendi insanlarımızın kendi nesillerini bir zamanla kısıtlamaları ne acı…

Kardeşim ben Türküm… Benim atam ne Cumhuriyet’e ne Osmanlı’ya kadar dayanıyor; benim soyum Orta Asya bozkırlarına gider. Oraya kadar gelen varsa buyursun gelsin. Gelmeyen zaten bizden değildir. Soyağacı gündemiyle milleti kimse uyutmasın. Gününün sıkıntılarını unutturmasın.

Zira gayet ciddi durumlar varken bunlarla oyalanmamız hiç hoş olmuyor. Sonra bazı sorgulamalar başladı, yeni gündemler ortalığa atladı. Şimdiki gündem, evinin deprem sorgulaması… Yakında “Su içtiğinden mi, çok yediğinden mi şiştin?” sorgulaması… Yapılmaz umarım…

“Ne zaman öleceğiz, ölürken nelere dikkat edeceğiz?” sorgulaması başlarsa hiç şaşırmayalım! Yeni sorgulamalara göre millet önceden önlem alsa hiç fena olmaz.

Vallahi bizim sorgulamalarımız hiç bitmeyecek bu gidişle… Bakalım daha nelerimizi sorgulayacaklar, merak ediyorum.

Ben bu oyunu oynamayacağım… Kendimi bir kukla gibi hissetmek istemiyorum. Üç günlük ömrümü sormalardan/sorgulamalardan uzak tutmak istiyorum.

Ayfer AYTAÇ

“SORMAYALIM…” için 1 yorum

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top