HIRSIN SONU

Kurtların-kuşların dilinden anlayan Hazret-i Musa’ya (aleyhisselam) bir adam gelip yalvarır:

– “Ne olur ey Allah’ın nebisi bana da hayvanların dilini öğret de, ben de konuştuklarından anlayayım.” Musa aleyhisselam izin vermez:

– “Olmaz! Sen onların konuştuklarını dinlersen, sabredemezsin. Arkasındaki hikmetleri düşünemezsin.”

Ne var ki adam ısrar eder. Musa aleyhisselam da adama, ev bekçiliği eden köpek ile kümes hayvanlarının dilini öğretir.

Sevinçle evine gelen adam, çöplükteki köpekle horozun konuşmalarını dinlemeye başlar. Bir ara köpekten şu sözleri duyar:

– “Horoz kardeş, sen arpayla da buğdayla karnını doyurabilirsin. Biraz ötedeki taneleri yesen de, ekmek kırıntılarını bana bıraksan olmaz mı? Benim karnım çok aç…”

Horoz şu cevabı verir:

– “Sabret köpek kardeş… Yarın buraya ağanın ölen eşeğini getirip bırakacaklar; bolca et yer, karnını iyice doyurursun.”

Bunu duyan ağa hemen koşar, ahırdaki eşeği alıp pazarda satar. Kendi kendine söylenerek döner:

– “İyi ki hayvanların dilini öğrendim, yoksa eşek elimde ölecekti.”

Ertesi gün yine kulak kabartır çöplükteki seslere… Köpek sitem etmektedir horoza:

– “Hani ağanın eşeği ölecekti de ben de bolca et yiyecektim ya…”

Horoz cevap verir:

– “Ağanın eşeği öldü ölmesine de, satın alan zavallının elinde öldü. Ağa açıkgözlülük edip eşeği sattı. Ama üzülme, bu sefer ağanın atı ölecek. Buraya getirip bırakacaklar, bolca et yer karnını doyurursun.”

Ağa yine hızla kalkar, ahıra gidip atı alarak pazara götürüp satar. Dönerken de yine söylenir:

– “İyi ki hayvanların dilini öğrendim, yoksa at da elimde ölecekti.”

Gelip yine merakla kulak misafiri olur. Bu sefer köpek daha yüksek sesle sitem eder:

– “Horoz kardeş, beni yine aldattın. Hani ağanın atı ölecekti?” Horoz:

– “Ağanın atı öldü ölmesine de, sattığı zavallının elinde öldü. Üzülme, bu sefer daha büyük bir ziyafete konacağız hep birlikte…”

Köpek inanmaz.

– “Hadi hadi, yine beni aldatıyorsun.”

Horoz kesin cevap verir:

– “Hayır, aldatma falan yok. Bu sefer ağanın kendisi ölecek; malına gelecek olan, bu defa kendi canına gelecek. Arkasından yemekler yapılıp etler pişirilecek, artanını da bizlere dökecekler. Ye yiyebildiğin kadar.”

Ağa bunu duyunca şaşırır, sağa sola koşuşturmaya başlar. “Yok mu beni satın alacak biri?” diye sual edip durur kendi kendine…

Derken gece hastalanan ağa, sabaha çıkmaz ölür. Arkasından yapılan yemeklerde pişirilen etlerden artanlar çöplüğe dökülür. Uzun bir müddet hayvanlar ziyafete konmuş olurlar.

Bu sırada horoz söylenir:

– “İnsanlar ‘Canıma gelecek olan malıma gelsin.’ diyebilselerdi de, hileye başvurmasalardı. ‘Bunda da bir hayır vardır.’ diye düşünselerdi. Bunu diyemiyorlar maalesef… Sonra da mallarına gelen canlarına gelince pişmanlık fayda vermiyor…”

Ayfer AYTAÇ

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top