GÜL ŞEHRİNE GÜL KOKUSU YARAŞIR…
Yaz geldi geçti; pencerelerimi açıp dünyanın havasını derinden içime çekemedim. İstek dışı burundan havamsı bir şey giriyor, o giren de beni soluduğuma pişman ettiriyor. Çünkü gül şehrim mis kokması gerekirken, çok pis kokuyor. Resmen b.. kokuyor. Sanırsınız evimin bulunduğu cadde açık hava tuvaleti… Üstten ne bulursa tıkınan, alttan çıkarıp bırakıp gitmiş gibi… Güya modern evlerde, üç günlük dünyada sefa sürelim diye oturuyoruz. Çektiğimiz cefanın haddi hududu yok… Kime, nasıl şikayet edeceğimi bilmiyorum.
Benden başka, kötü kokudan komşularım da mustarip lakin onlar duyarlılık göstermiyorlar. Klimalar karşısında konuşup duruyorlar. “Aman ha… Kimseye bulaşmayalım, kimseyle uğraşmayalım.” tasasındalar. Birlik olmuyorlar, birlik olmayınca dirlik de olamıyor.

Uzun senelerdir aynı mahallede, aynı cadde üzerinde bulunan evimde oturuyorum. Son üç yıldır peyda oldu bu b.. kokusu… Bilhassa yağmur sonrası öyle bir koku sarıyor ki evimin içini, tarifi mümkün değil. Neden, diye araştırdım. Meğer Belediye yer altı kanalizasyon işleri yaparken işi -şişirme- yapmış. Belki birileri -avanta- kapmış… Belediye’nin ehil olmayan elemanları yağmur suyu ile atık su giderini birleştirip üstünü kapatmış.
Ya içme suyuna da karışıyorsa atık su… Bir borudan hepsi geçmekteyse… Zira evlerimizdeki çeşmelerden akan su da (Eski zamandaki gibi) berrak ve nefis değil… Adeta yağlı bir hali var içme suyunun… Hatta su kokuyor bile… Kokusu burun tıkıyor.
Eyvahlar olsun tifo, tifus, dizanteri, ishal, kusma daha ne varsa hepsi birden zaten hormonlu gıdalarla beslenen bünyemize saldırırsa… Halsizliğimiz, güçsüzlüğümüz, bitkinliğimiz; aslını-neslini bilmeden yediğimiz, içtiğimizden mi, doktor değilim ki bilemedim. Bilen varsa söylesin. Acaba şişe suları satılsın, çeşme suları kullanılmasın diye midir bütün bunlar? Hani devir “Avanta kap, rahatına bak…” devridir ya…
Aman Allah korusun… Düşüncesi bile kötü lakin düşünceler, düşünmeme sistemine karıştırılamıyor. Gül şehrimin pis kokusunun nedeni merak ediliyor, cevabı açıklanamıyor.
Bu şehrin imarı-mimarı yok mudur? Olmaz mı, var elbette… Lakin kendi mahallelerinde yoksa sıkıntı, nereden bilsin benim mahallemdeki b.. sızıntısını…
Halk demezse derdini, Başkan da yazdırır halk otobüslerinin ardına “Gül kokulu şehir” medhini…
Koku çuvala sığmaz. Hiç şüphesiz gözle de görülmez… Fakat burunlar dikkat buyurur. Bu yazı umulur ki yanlışı doğru oldurur.
Ayfer AYTAÇ